Leeds United – Wolverhampton (19.10.2020)

Leeds United 0-1 Wolverhampton

Belki de ada futbolunun en tempolu iki takımını karşı karşıya getiren maçta 3 puana ulaşan taraf Wolves oldu.

ilk yarı

En önemli silahı tempo olan iki takımı izledik. Fakat Leeds hem toplu hem topsuz olarak bunu yapabilirken, Wolves ise geçiş oyununda saniyeler içinde pozisyona girebilecek kadar hızlı ve tempolu oyunu benimsemiş bir takım. Beklenildiği gibi Bielsa’nın takımı topa sahip olma oyunu oynarken, Nuno Espirito Hoca “ Alın Agalar top sizin olsun, boşluklar bizim” dercesine bir oyun oynattı. Leeds rakibin bu anlayışına karşılık daha da cüretkar bir şekilde hücumlarını gerçekleştirdi. Topun dolaşma hızı arttıkça Wolves baskı yapmak yerine, 1. ve 2. bölgede alanları kapatarak kazanılan toplarla etkili olmaya çalıştı.

dailymail.co.uk

Leeds United son zamanlarda izlediğim topa sahipken oyunu en geniş alanda oynayan takım oldu. Genelde topa sahip olan takımlarda alışık olduğumuz özellik şudur: Pas yapmak için bir birine yaklaşan bloklar, yeteri kadar hızlı ve doğru paslaşamazsa açıkçası savunma yapan takımın ekmeğine yağ sürmüş olurlar. Zaten Wolves 1. ve 2. Bölgede alanları kapatıp rakibini dar alanda oynayıp arkalarındaki boşluklara sarkmak isterken, Bielsa’nın öğrencileri adeta topu iki taç çizgisine değerek oynadı. İlk 40 dakikada topa sahip olma oranı Leeds lehine %71’di fakat ilk yarının en tehlikeli pozisyonu ise Wolves tarafından 45.dakikada bir geçiş oyunundan geldi. Aslında bakarsak bu kadar geniş alanda topa sahip olan bir takım için tek bir tehlikeli pozisyon kabul edilebilir sayılır. Leeds ise kanatlardan ceza sahasına gerek ortalar gerekse paslaşarak girmesi ile pozisyonlar yakaladı. Maçı izlerken aklıma sürekli gelen soru ise şu oldu. Leeds bu tempoyu daha ne kadar sürdürebilir.

ikinci yarı

İkinci yarıya bir reaksiyon göstererek başlayan Wolves topa daha fazla sahip olmayı başardı. Kapalı savunmasını daha fazla ileri çıkararak Leeds’e ön alan baskısı uygulamaya başladı. Wolves da tempoyu artırınca maç ikinci yarıda seyir zevki olarak oldukça keyif verdi. Bu sezon genelde 2. yarıları çok daha iyi oynayan Wolves aklıma acaba “ilk yarı enerjimizi saklayalım, ikinci yarı tempoyu artıralım” fikrini düşürdü.

dailymail.co.uk

Bielsa’nın oynattığı ve oyuncularından istediği yüksek tempolu yorucu oyun anlayışı meyvesini getiremediği her dakikada kendileri için bir dezavantaj oluşturmaya başladı. Bunu neredeyse her dakika gözle görebilmek mümkün. Tempo olarak giderek düşen bir Leeds, öte yandan adeta kendilerini ikinci yarıya saklayan bir Wolves izlemeye başladık ikinci yarı. 65. dakikada kolları yağlayan Adama Traore oyuna dahil oldu. Aslında bu değişikliği daha da anlamlı yapacak olan olay 70. dakikada gerçekleşti. Bu olay Raul Jimenez’in attığı ya da Phillips’in kendi kalesine attığı goldü. Jimenez’in topla driplingine karşılık veremeyen Leedsli oyuncular fiziksel olarak düştüklerini bu golde adeta tescillenmiş oldular.

Golden sonra iki takım da tekrar ilk yarıdaki oyun anlayışlarına dönse de iki takımın da düşen tempoları, ilk yarıdaki oyunlarını başarıyla tekrar etmelerini engelledi. Oyuncu değişiklikleri sonucunda Wolves sahaya 6 tane stoper orjinli oyuncu sürdü. Leeds’in bu performansında deplasmanda 3 puanın altın niteliğinde olduğunu çok iyi biliyorlardı. Sonuç olarak iki tarafa da gidip gelen, oldukça keyifli ve mücadeleli bir maç izlemiş olduk. Premier Lig’in fiziksel seviyesinin nasıl yüksek olduğunu iki en tempolu takımdan (bana göre) görmüş olduk.

maçın hakkı

dailymail.co.uk

Wolves için zorlu geçen bu maçta yakalanan fırsatların gole çevrilmesi çok önemliydi zira oyun anlayışları gereği az ama net fırsatları olacaktı. Raul Jimenez de eline geçen fırsatı affetmedi ve güzel oyununu golle süsleyerek takımına 3 puanı kazandırdı. Bu sebepten ötürü Maçın Hakkı Raul Jimenez’in.