Ajax – Liverpool (21.10.2020)

Ajax 0 – 1 Liverpool

Başta Van Dijk olmak üzere birden fazla önemli eksiklikle boğuşan, sezon şimdiden bitti mi sorularına maruz kalan Liverpool ile Hollanda liginin en önemli ekiplerinden, geçtiğimiz yıllarda Avrupa sahnesinde de adından tekrardan bahsettiren Ajax, Johan Cruyff Arena’da karşı karşıya geldi.

ilk yarı

Sadece savunmada değil orta sahada da Thiago ve Keita gibi önemli eksiklikleri bulunan Liverpool’da kaptan Jordan Henderson da maça kulübede başlayınca alışık olduğumuz şiddetli pres uygulayan, baskılı Liverpool oyunundan uzak bir başlangıç yaptı. Kısacası maç gayet dengeli başladı.

Topu ayağında tutmaya çalışan takım her ne kadar Kırmızılar olsa da Ajax kazandığı topları defansın arkasına uzun oynayarak maçın başlarında pozisyon aradı. Van Dijk varlığında bu toplardan çok da zarar görmeyen Liverpool’da iş Fabinho ve Joe Gomez’e kalınca sıkıntılar baş gösterdi.

Özellikle Gomez, her ne kadar standart üstü çabukluğa sahip bir stoper olsa da, pozisyon almadaki yetersizliği ve onu yöneten Van Dijk gibi bir liderin olmaması sebebiyle savunmada fire veren isim olarak göze çarptı. Bunlara kaleci Adrian’ın güven vermeyen performansı da eklenince acaba Liverpool maçta nasıl üstünlük kuracak soruları kafalarda oluşmaya başlarken en iyi silahları olan hızlı hücumu bize hatırlattılar. Her ne kadar savunma ve orta sahadaki eksikliklerden dolayı geriden oyun kurma becerisi azalmış olsa da ön üçlünün patlayıcılığı ve sürati sayesinde ikinci bölgede kazanılan toplarla hızlı çıkan ve etkili olmaya çalışan bir Liverpool maça onuncu dakikadan sonra dahil oldu.

Genel olarak düşük bir tempoda oynanan maçta orta sahada kazanılan toplarla etkili olan Ajax aslında daha nitelikli pozisyonları bulan taraftı. Orta sahadan hücuma yönelik neredeyse hiç katkı alamayan Liverpool üstüne üstlük bu mevkide yaptığı top kayıplarıyla pozisyon bulmakta da zorlanmaya başlamış iş bireysel yeteneklere kalacak gibi görünüyordu. Tam da bu sırada hücuma yönelik ilk katkıyı kazandığı topla Wijnaldum verdi. Ceza sahası içine sürerek getirdiği top savunmanın hamlesiyle her ne kadar taca çıkmış olsa da Robertson’ın kullandığı taç sonrası rakibini mükemmel bir vücut çalımıyla geçen SadioMané berbat bir vuruş yapsa da şansının da yardımıyla Tagliafico’ya çarpan top ağlarla buluştu. Pozisyon bulmakta zorlanan Liverpool bir anda öne geçen taraf oldu.

Golden sonra da birkaç tane yine hızlı hücumdan pozisyon bulan Kırmızılar Ajax savunmasını geçemedi. Etkinliğini arttıran taraf golden sonra sadece Liverpool değildi tabi ki. Ev sahibi ekip de yüzde yüzlük bir pozisyon bulmasına rağmen “nöbetçi stoper” Fabinho ilk yarıdaki etkili performansını taçlandıracak bir hareketle Tadic’in aşırtma topunu çizgiden çıkardı ve ilk yarıyı takımının önde kapatmasını sağladı. Savunma liderliği yapabilir mi tartışılır fakat Fabinho ilk yarıda bireysel olarak neredeyse hatasız oynadı.

ikinci yarı

Skorda geri olmanın da etkisiyle ikinci yarıya daha etkili daha baskılı başlamak isteyen ekip Ajax oldu. Az kalsın bunun meyvesini de alacaklardı eğer Klaassen direğe takılmasaydı. Liverpool’da ise en önemli farklılık ilk yarının etkisiz isimlerinden CurtisJones yerine orta sahaya kaptan Jordan Henderson’ın dahil olmasıydı. Bu değişiklik orta sahada direnci arttırdı, merkezden dağıtılan pasların kalitesini yükseltti ve önde baskının daha kolay gerçekleşmesine yardımcı oldu. Evet Klopp’unki gibi sistem takımlarında bir oyuncunun değişikliği (eğer bu oyuncu sistemin anahtar oyuncularından biriyse) böyle dramatik etkiler yaratabiliyor. Önde olmanın da verdiği rahatlıkla tempoyu yükseltmeyen, topu ayağında tutan bir deplasman ekibi ikinci yarı gözümüze çarptı.

Altmışıncı dakikada JürgenKloppileri üçlüyü olduğu gibi değiştirdi. Mané, Salah ve Firmino’nun yerine oyuna Shaqiri, Minamino ve DiogoJota dahil oldu. Açıkçası bu değişikliklerin de oyuna çok büyük bir etkisi olmadı. İleri tarafta dinamizm beklendiği kadar artmadı. Temposuz ve niteliği düşük pozisyonlarla ilerleyen maç 74. Dakikada Ajax’ın hücumda etkinliğini arttırmak düşüncesiyle yaptığı değişikliklerle az da olsa hareketlendi. Gol bulmak için riskleri büyüten ev sahibi takım savunmada da boşluklar vermeye başladı. Durum böyle olunca iki takımın da bulduğu pozisyon sayısı arttı artmasına ama biz futbolseverleri heyecanlandıran, yerimizden hoplatan pozisyonlar olamadı bunlar ne yazık ki. Dakika 84’te Klaas Jan Huntelaar da dahil olmak üzere bütün kozlarını sahaya süren Ajax mümkün olan tüm riskleri alıp saldırsa da aradığı golü bulamadı. Bu risklerden faydalanmaya çalışan Liverpool da hızlı hücumlarında kaleci Onana’yı geçemeyince maç 0-1 Liverpool üstünlüğüyle tamamlandı. Thiago, Van Dijk, Alisson gibi önemli eksikliklerine ve ligdeki formsuzluğuna rağmen Kırmızılar, Fabinho’nun ekstra performansıyla da beraber yağmurlu bir Amsterdam akşamından üç puanı çıkarmasını bildi.

Maçın Hakkı

givemsport.com

Monaco’dan ilk geldiği andan itibaren herkes onun savunma yönünün gayet kuvvetli olduğunu zaten biliyordu. Fakat sanırım kimse onun bu kadar iyi bir stoper performansı göstereceğini bekleyemezdi. Belki hocası JürgenKlopp dışında. Fabinho takımdaki iyi büyük eksiklik olan JoelMatip ve dünyanın en iyi stoperlerinden Virgil Van Dijk’ın yokluğunda stoper olarak başladığı maçta neredeyse hatasız bir oyuna imza attı. Girdiği mücadelelerinin hemen hemen hepsini kazanan ve gelen topların çoğunu tehlike büyümeden söküp alan Brezilyalı harika bir bireysel performans sergiledi. Öyle kusursuz bir ilk yarı oynadı ki yanındaki kötü oynayan Joe Gomez bile ikinci yarı silkinip kendine geldi. Bu performansını da çizgiden çıkardığı topla taçlandırdı. Tekrar hatırlatmakta da fayda görüyorum ki yerinde oynadığı isim çoğu kesim tarafından dünyanın en iyi stoperi olarak görülen Virgil Van Dijk ve siz onu aratmıyorsunuz. Tabi ki onun kadar bir savunma liderliği gösterebilecek mi ya da bu performansını sürdürebilecek mi şu an bilemeyiz. Fakat şimdilik Liverpool taraftarının az da olsa rahatladığını söylemek mümkün.