Burnley – Tottenham (26.10.2020)

Burnley 0 – 1 Tottenham

Son maçlarda aldığı bol gollü galibiyetler ve oynadığı etkili futbol ile taraftarlarına umut aşılayan Jose Mourinho’nun ekibi dört maçta sadece bir puan alabilen Burnley ile karşılaştı. Büyük Altılı’dan 4 takımın puan kaybettiği haftada Kuzey Londra ekibinin parolası mutlak üç puandı.

ilk yarı

Tottenham’ın bizi özellikle son birkaç haftadır alıştırdığı fırtına gibi başlangıcını bu maçta göremedik. Bunda Burnley’in ligin en kaliteli savunma ekiplerinden biri olmasının etkisi var tabi fakat bir o kadar da Avrupa fikstürü sonucu artan yorgunluk ve rotasyonun da tezahüründen bahsetmek mümkün. Maçın ilk yirmi dakikasında son derece temposuz bir maç izledik. İki takım da etkili bir pozisyon bulamadı. Havadan uzun toplar bu süreçte iki ekibin de ana silahı olarak göründü. Bu durumun ev sahibi takıma biraz daha yaradığını belirtmemiz gerek. Çünkü Burnley zaten yapısı gereği topu yere indirmeyi çok sevmeyen bir ekip. Hücum silahları duran toplar ve kazanılan topların ileriye şişirilmesi nihayetinde.

Tottenham topa ancak yirmi beşinci dakikadan sonra biraz daha hakim olmayı başardı fakat Burnley savunmasında açık bulup etkili bir pozisyon yakalayamadılar. Son maçlarda sadece golcü olarak değil oyunu kuran isim olarak da harika bir performans sergileyen Harry Kane ilk yarıda etkisiz göründü. Burnley savunmasının Kane’i neredeyse orta sahaya kadar zaman zaman iki savunmacıyla takip edip sürekli markaj altında tutmasının bunda rolü büyük tabi ki. Hal böyle olunca açıkçası deplasman ekibi hiçbir şey yaratamadı. Ev sahibi takım ise savunmada kompakt kalmayı başarıp topa yaptığı baskıyla beraber daha etkili göründü. Kazandığı toplarla da hızlı çıkmaya çalışarak ilk yarıda daha çok pozisyon bulan, daha çok şut çeken taraf oldu.

İKİNCİ YARI

İkinci devreye de Mourinho’nun ekibi etkili başlayamadı. Burnley merkezi çok iyi kapatınca hücum sadece kenar organizasyonlarına kalıyor Tottenham adına ve buradan da pozisyon bulmakta zorlanıyorlar. 56. dakikada Tottenham’da oyuna ilk yarının etkisiz isimlerinden Lucas Moura yerine Erik Lamela dahil oldu. Yaratıcılığı arttırmak adına yapılan bir hamle gibi görünen bu değişiklik de açıkçası dişe dokunur bir fayda sağlamadı. Evet bir ölçüde ceza sahası içi etkinliği arttı ve üçüncü bölgede topla daha çok oynamaya başladı Tottenham ama net pozisyon bulamadılar yine de.

twitter.com/premierleague

Maç 70.dakikadan sonra kendine geldi. İki takımın da arka arkaya girdiği pozisyonlarla bir anda tempo yükseldi ve seyir zevki de arttı. Heung-Min Son ve Harry Kane de biraz daha alan bulup etkinliğini arttırınca pozisyonların niteliği de artmaya başladı. Bu işbirliği zaten haftalardır ligde en iyi işleyen işbirliğiydi ve bu kısır, vasat altı seyreden maçta da kalitelerini konuşturdular. Lamela’nın kullandığı kornerde Kane adeta içgüdüsel bir top indirdi kafasıyla Son’a ve Tottenham’a galibiyeti getiren golün asistini yapmış oldu. Maçın geri kalanında Burnley riskleri arttırsa da golü bulamadı ve Tottenham fiziksel olarak kötü göründüğü, standardının çok altında oynadığı bir maçta yıldızları Harry Kane ve Heung-Min Son ile galibiyeti almayı başardı.

Maçın Hakkı

twitter.com/premierleague

Lige çok iyi başlayan ve sadece attığı goller ile değil yaptığı spektaküler asistler ile de taraftarları büyüleyen Harry Kane bu düşük pozisyonlu maçta da klasını konuşturup galibiyeti getirmeyi başardı. Kornerde kendisine gelen topu telepatik bir biçimde harika bir ikili oluşturduğu Son’a indirerek asist yapmasının yanı sıra çizgiden Tarkovsky’nin mutlak golünü de çıkaran İngiliz golcü, takımı adına galibiyetin baş mimarı olarak maçın hakkını verdiğimiz isim oldu.