Gençlerbirliği – Fenerbahçe (21.11.2020)

Gençlerbirliği 1 – 5 Fenerbahçe

Son lig maçında aldığı mağlubiyeti unutturmak isteyen ve kadrosunda da rotasyona giden Fenerbahçe, yeni (!) teknik direktörü Mustafa Kaplan ile iyi bir başlangıç yapmak isteyen Gençlerbirliği’ne konuk oldu.

İLK YARI

Kadrosundaki değişikliklere de baktığımızda Fenerbahçe’nin biraz daha fazla topa sahip olmasını bekliyorduk.

fanatik.com.tr

Maç da aynen öyle başladı. Önde baskıyı yine devam ettirse de önceliği topa sahip olmak olan bir Fenerbahçe gördük. Maç iki takım açısından da az pozisyonlu ve temposuz bir görüntü çizdi ilk 10 dakika boyunca. Ozan’ın yedek başladığı maçta yine sarı lacivertli takımda ön alan baskısının biraz güç kaybettiği görülüyordu fakat onun yerinde 11 başlayan Mert Hakan da önceki maçlarda gösterdiği etkisiz performansın üstüne koymuş gibiydi. Bunu da 13. dakikada ceza sahası dışından attığı golle kanıtlamış oldu. 

Özellikle skor 0-1’e geldikten sonra ev sahibi takımın orta sahada çıkarken çokça top kaybettiğine şahit olduk. Fenerbahçe’nin ön üçlüsüne Mert Hakan’ın da dahil olmasıyla beraber tam orta saha çizgisi üzerinde yapılan karşı presle konuk ekip çokça kez etkili hızlı atak fırsatı yakaladı. Gençlerbirliği’nin kaybettiği toplarda hızlı geri dönememesiyle savunmasında oluşan boşluklar da Başkent ekibinin tehlikeli ataklarla karşı karşıya kalmalarına sebebiyet verdi. 

Golden sonra iki takım açısından da otuz birinci dakikaya kadar çok etkili, biz seyircileri heyecanlandıran bir pozisyon izleyemedik. Fakat otuz birinci dakikada Gençlerbirliği bu suskunluğu bozan taraf oldu. Kazandıkları serbest vuruşta topu Diego’nun kafasıyla buluşturmayı başaran ekip eşitliği sağladı. Yarattıkları ilk etkili pozisyonda da böylece duran toptan golü bulup Fenerbahçe’yi bir nevi kendi silahıyla vurdular. 

Tabi Fenerbahçe’de hem Gökhan hem de Caner’in yokluğu ligin başından beri takımın en önemli silahı olan kenar ortalarını devre dışı bırakmış oldu. Hal böyle olunca Sarı Lacivertliler de daha çok merkezden pas yapmaya çalıştılar. Kazandıkları topları hızlı ileri göndermek yerine üçgenler kurarak savunmadaki boşlukları hedef aldılar. Bunun meyvesini de 38.dakikada aldı diyebiliriz. Savunma arkasına hareketlenen Diego Perotti, topu iyi kontrol edememesine rağmen pozisyonu bırakmadı ve ceza sahası içinde penaltıyı almayı başardı. Topun başına geçip golü de atan Arjantinli takımını yeniden öne geçirdi. 

Skor 1-2 olduktan sonra da ilk yarının sonuna kadarki kısa sürede etkili bir pozisyon izleyemedik ve böylece devre tamamlanmış oldu. 

Fenerbahçe adına ilk yarıdaki farklılıklardan biri önceki maçlarının aksine Mert Hakan’ın iyi bir performansla on bir başlaması oldu. Ön alanda gayet aktif ve hareketli olan orta saha oyuncusu takımın iyi isimlerindendi. Onun dışında ilk defa on bir başlayan bir başka isim olan Perotti ise takımın tercih ettiği pas oyununa iyi dahil olmuş gözüktü ve kazandığı penaltıyla da etkisini gösterdi. Pelkas da sağ kanatta sırıtmazken Cisse yaptığı basit top kayıplarıyla hücum hattının en etkisiz ismiydi. Beklerin katkısını da alamadığını belirtmemiz lazım.  Gençlerbirliği adına ise duran toptan atılan gol dışında olumlu bir şey söylemek zor zira iki takım da pozisyon bulmakta zorlandı. Maçın başında topa hakim olmak isteyen gibi görünen Fenerbahçe ise devrenin genelinde topu Gençlerbirliği’ne bıraktı. Kırmızı Karalı takım da golü düşünmeyince devre kısır geçti. 

İKİNCİ YARI

Devrenin hemen başında ceza sahası içerisine koşu yapan Sosa’yı topla buluşturan Pelkas böylece kendisinin de ikinci asistini yapmış oldu. Uzak köşeye çok temiz bırakan Sosa da takımını ikinci yarının hemen başında 3-1 öne geçiren isim oldu. Bu golde de gördük ki günümüz futbolunda belki de en etkili gol bulma yöntemi ceza sahasının içine koşu yapan orta saha oyuncuları. Savunma yapısının bozulmasıyla bulunan boşluklar koşu yapan oyuncular için adeta bir nimet.

star.com.tr

Golden sonra da baskılı ve istekli oyununu sürdüren Fenerbahçe ilk yarının aksine daha iştahlı daha hevesli bir görüntü çizdi ikinci yarının başında.

Fakat bu iştahlı görüntü uzun sürmedi. Aksine, yaptığı hücumu düşünen değişikliklerle daha çok topla oynayan daha çok hücumu düşünen taraf Gençlerbirliği olarak gözükmeye başladı. Hatta altmışıncı dakika civarı stoper Diego’yu bile ileride gördük.

Tam maç gittikçe kısırlaşıyor, Gençlerbirliği kontrolü eline aldı diyorduk ki 69. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında oyuna sonradan giren Ozan’ın (yine bir orta saha oyuncusu ceza sahasına koşu yapıyor) verdiği pas sonucu sol kanatta topla buluşan Perotti kalitesini konuşturdu ve sağ ayak içiyle uzak köşeye mükemmel bir gol attı ve skoru 1-4’e getirdi.

sporx.com

Hemen golden dört dakika sonra bu sefer Sosa’nın ceza sahası içine indirdiği duran topta Serdar Aziz kafayla topu Ozan Tufan’ın önüne indirdi ve daha ne olduğunu anlamadan skor tabelasında 1-5’ i gördük. Maçın ilk yarısı her ne kadar pozisyonsuz, kısır geçse de ikinci yarı gole doyduk. Fenerbahçe ikinci devre üretmeye başladı ve buna Gençlerbirliği’nin kırılan direnci de eklendi haliyle ortaya da farklı bir skor çıktı. 

En önemli noktalardan birisi de konuk takımın bütün gollerinde orta saha oyuncularının katkısı olmasıydı. Ligin en kaliteli orta saha rotasyonlarından birine belki de en iyisine sahip olan ekip Fenerbahçe, bu oyuncular forma olduğunda neler yapabileceğini bize ikinci devrede göstermiş oldu. 

Mert Hakan Yandaş’ın kötü oynamadığı bu maçta bile oyuna sonradan girmesine rağmen çok kısa bir sürede bir gol bir asist yapan Ozan Tufan, milli takım yorgunluğuna rağmen Fenerbahçe’nin as oyuncularından biri olduğu mesajını bütün izleyenlere verdi. 

Konuk ekip adına bir diğer etkili isimse Pelkas oldu. Sağ kanatta oynamasına rağmen pas trafiğinin önemli bir parçası olan Yunan isim, takımının hücum etkinliğinin artmasındaki kilit oyunculardandı, yaptığı iki asistle de bunu bize gösterdi. 

Maçın Hakkı

fanatik.com.tr

Transfer sezonunun son günü takıma katılması dolayısıyla uyum süreci uzun süren ve acaba sürekli sakatlanacak mı ne kadar oynayabilecek sorularına maruz kalan Diego Perotti bu maçta futbolseverlere artık hazır olduğunu gösterdi. İlk kez 11 başlamasına rağmen son derece hazır bir görüntü çizen Arjantinli oyuncu topla her buluşmasında bize kalitesini gösterdi. Kazandırdığı penaltının yanı sıra ikinci devrede attığı yetenek ve kalite kokan golle de güzel oyununu süsledi. Gollerinin yanı sıra maçın takımı adına kısır geçen dakikalarında bile oyundaki en etkili en göze çarpan isim olan Tangocu maçın hakkını da verdiğimiz isim oldu.