Wolverhampton – Southampton (23.11.2020)

Wolverhampton 1 – 1 Southampton

Son dönemlerin en başarılı iki takımını izlediğimiz mücadelede, seyir zevki yüksek bir maç izledik. Bireysel performansların öne çıktığı maçta kazanan olmazken taraflar puanları paylaştı.

ilk yarı

İlk düdükle beraber maçın ne kadar tempolu ve sert geçeceği belli oldu. İlk 5 dakika iki takımın da bulduğu net fırsatlar varken, Southampton adına kalesinde devleşen McCarthy, skorun daha maçın başında aleyhlerine değişmesinin önüne geçti. Danny Ings’in yokluğunda forvet ikilisini oluşturan Adams ve Theo Walcott ilk 25 dakika içerisinde Wolves savunmasının arasına sızarak bir çok pozisyona girmeyi başarsalar da sonuç bir türlü gelmedi. Bu maç özelinde Wolves tarafında gördüğümüz enteresan bir taktik farklılık vardı. N.E. Santo hoca vazgeçemediği 3’lü savunma anlayışını bir kenara bırakarak takımını 4-3-3 dizilişinde saha sürdü.

Bunu 3lü stoperin merkezinde oynayan ve takımın kilit isimlerinden olan Coady’nin yokluğuna bağlamak mümkün. Çünkü Southampton gibi çift forvet oynayan ve önde kurduğu başarılı baskı ile rakiplerini yıldıran bir takıma karşı, yıllardır 3’lü oynamaya alışkın bir takımı rastgele 2 stoper oynatmak mantıksız geliyor. 2’li oynayan Wolves bunu kompanse edebilmek için Adama Traore‘yi ilk 11’de başlatırken Dendoncker’i merkez orta sahanın sigortası olarak savunmanın önünde oynattı. Zira Adama Traore’nin çok uzun süredir yedek kulübesinden gelip maça girmesine alışığız. Fakat Santo hoca 2’li oynarken onun temposundan yararlanmak istediğini belli etti. Traore, sağ forvet görevinde oynasa da her fırsatta savunmasına yardıma gelerek Nelson Semedo‘nun adeta bir stoper gibi savunmada konuşlanmasını sağladı.

Buna karşı Southampton cephesi bu sene başarılı ile sürdüğü baskılı ve tempolu oyununa devam etti. Savunma anlamında en dikkat çeken özellik ise şu oldu: Adama Traore ne zaman topla buluşsa Southampton merkez ikilisinden biri kendi sol bekine yardıma giderek onu taç çizgisine doğru sıkıştırıp top kaybı yapmaya zorladı. Mükemmel denilebilecek alan daraltmalar izledik Southampton cephesinden. Hücum anlamında Adams ve Walcott’a göre daha yavaş kalan Wolves stoperlerinin arasına J.W. Prowse’nin attığı uzun toplar ve ara paslarla topla buluşmayı hedeflediler. Maçın başı yüksek tempo ve bol pozisyonlu da başlasa iki takımda ilk yarının sonlarına doğru temkinli oyun anlayışını tercih etti.

ikinci yarı

theboltonnews.co.uk

İlk yarının aksine iki takımın da daha fazla oyuna asıldığı tempolu ve zevkli bir ikinci yarı izledik. İkinci yarının ilk 20 dakikasında konuk Southampton’nın oyun üstünlüğü ile geçerken, konuk ekip önde kurduğu baskı sonucu Wolves’u daha fazla uzun oynamaya itti. Dönen topları başarılı şekilde toplayarak hücum sürekliliğini sağlayan Southampton’da Adams adeta bu süre zarfında oyuna damgasını vurdu. Gerek yaptığı asist gerek baskıyı başlatması gerekse üstün oyun görüşü sayesinde attığı paslarla takımının 1-0 öne geçmesindeki en büyük paya sahip isimdi.

independent.ie

Golün ardından geçen sezondan beri geriden gelip maç çevirmeye alışkanlık haline getiren Wolves hemen reaksiyon göstererek önce oyun anlamında eşitliği sağladı daha sonra da oyunu eline almayı bildi. Önce Adama Traore, bireysel çabasının takımına getirdiği pozisyonlar ile Wolves’u ateşledi. Ardından gelen Neto hamlesiyle ibreyi tam anlamıyla kendi tarafına çevirmeyi başardı Santo hoca. Yüksek temponun ve yorgunluğun getirdiği etki ile uzayan takım boyları Wolves’un en sevdiği hücum silahı olan direk oyunu daha rahat oynamalarına fırsat tanıdı ve gol de böyle bir hücumda Neto’nun ayağından geldi. Golün hemen öncesinde teke tek pozisyondan yararlanamayan Walcott, maçın kurulma anına imza attı. Son dakikaları büyük heyecana sahne olan karşılaşmada gol sesi çıkmazken takımlar birer puanı paylaştı. Özetle ilk 25 dakika ve son 30 dakikada yüksek bir seyir zevki vardı. İki takımında fiziksel mücadelesinin üst düzeyde olduğunu ayrıca belirtmek lazım.

maçın hakkı

90min.com

Maçın Hakkı adayı bir çok oyuncu vardı. Başta Adams olmak üzere Traore ve Neto’yu sayabiliriz ama 3 tane mutlak golü önleyen ve en kritik anlarda takımı skorda tutmayı başaran McCarthy hepsinden fazla hak etti demek yanlış olmaz.