Liverpool – Atalanta (25.11.2020)

Liverpool 0-2 Atalanta

Eksiklerine rağmen her geçen hafta daha da toparlayarak ilerleyen ve henüz Şampiyonlar Ligi’nde gol bile yememiş olan namağlup Liverpool ile bir türlü geçen sezonki ritmini yakalayamayan Gasperini’nin ekibi Atalanta karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

Aynı fikstürün bir önceki maçındaki ezici Liverpool oyunu ve 5-0’lık skoru göz önünde bulundurduğumuzda bu maç için de benzer bir senaryo beklenebilirdi. Ancak maçın ilk on dakikası itibariyle hiç de öyle olmadı. Atalanta topa daha çok sahip olan, daha etkili pozisyonlar üreten takımdı. Savunmada da baskıyı kendi ikinci bölgelerinde yapıp Kırmızılar’a rahat oyun kurma imkanı tanımayıp alanları maçın başında iyi kapatmayı başardılar. Ataklarını da Liverpool’un zayıf karnı diyebileceğimiz genç sağ bek Neco Williams’ın bulunduğu taraftan yaptılar ve etkili de oldular. 

Ev sahibi takımın birçok pozisyonda rotasyona gittiğini gördük. As beklerinin yerine genç isimler on bir başlayınca hücumlarının en güçlü yanlarından biri olan bek katkısını almakta bir hayli zorlandılar. Rotasyonun en büyük dezavantajlarından biri de tabi ki beraber oynama alışkanlığı olmayan oyuncuların bir arada oynaması. Bunun etkilerine maçın başlarında çokça şahit olduk. Liverpool’un yaptığı top sayısının fazla olması ve oyun kurmada zorlanmaları etkiler arasında sayılabilir. 

thisisanfield.com

Maçın ilk üçte birlik bölümünde Atalanta’nın rakip ceza sahasında pas yaparak boşluklar aradığı fakat çoğu zaman kalabalık Liverpool savunması karşısında net fırsatlar yakalayamadığını izledik. Top sürekli olarak deplasman ekibinin ayağındaydı. Bu durumda ‘Liverpool kontraya çıkmadı mı?’ diye sorabilirsiniz. Hayır, şaşırtıcı ancak çıkmadı. Çıkamadı daha doğrusu. Çünkü top kapamadılar bir, kapabildiği toplarla da etkili ve hızlı çıkamadılar genelde hemen geri kaybettiler iki. Bu alışılagelmişin dışındaki Liverpool oyununa pozisyon yaratmakta zorluk çeken Atalanta da eklenince neredeyse pozisyonsuz bir 35 dakika izledik. Maçın böyle dengede ve düşük tempoda geçmesinin en önemli sebeplerinden biri de doğal olarak yoğun maç takvimleri.

İlk yarıda toplam 1 (bir) tane isabetli şut izleyebildik o da maçın başlarında Atalanta’dan geldi. Liverpool bırakın isabetliyi sadece 1 (bir) tane isabetsiz şut çekebildi rakip kaleye o da 44.dakikada. İsmini zikretmeye değecek bir oyuncu vardı ilk 45 dakikada o da Atalanta’nın tecrübeli kaptanı Papu Gomez. Arjantinli isim devre boyunca hücumun her alanında varlık göstermeye çalıştı. Presin de bir numaralı ismiydi belki de takımı adına. Yaratmaya çalışan tek isim sayabiliriz kendisini.

Genele bakarsak eğer adına yakışmayan biz futbolseverlerin adeta izlerken uyuklamasına sebebiyet veren keyifsiz, heyecansız, yavan bir devre izledik. İki takımın da yedek kulübelerindeki kaliteli isimlerin maçın ilerleyen dakikalarında oyuna zevk katması temennileriyle 0-0 skorla ilk yarı tamamlandı.

İkinci Yarı

İkinci devrenin başlarında da çok değişen bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Tek fark Liverpool’un ilk dakikadan itibaren baskının dozunu bir parça da olsa arttırmasıydı. Hem baskı hattını daha ileri çekip hem de baskının şiddetini arttırınca biraz daha etkin göründüler. Topla da daha fazla oynamaya başladılar. Bir diğer fark da ilk yarıda hücumun neredeyse tamamının yapıldığı ve Tsimikas’ın kullanıldığı sol kanada Neco Williams ve sağ kanadın da ilave edilmesiydi. Böylece az da olsa hücum çeşitliliği ve etkinliği artmış oldu.

Organize atağa çıkma ve geriden oyun kurma konularında ise halen daha sıkıntı çektiğini gördük ev sahibi takımın. Atalanta’nın etkili ön alan presi rahat oyun kurulumunu engellemeye devam ediyordu.

eurosport.com

Durgunluk sonunda altmışıncı dakikada Ilicic ile bozuldu. İlk yarının da en etkili ismi olan Papu Gomez’in sağ taraftan ceza sahası içine kestiği güzel ortada tecrübeli Sloven golcü golü atan isim oldu. İlk yarıda hata yapmayan Liverpool savunması da böylece ilk etkili hava topunda golü yemiş oldu.

Golden sonra dört tane önemli değişiklik yapan ev sahibi takıma bu değişiklikler de fayda etmedi. İkinci yarının başındaki baskı çok kısa sürmüştü zaten. Fakat Liverpool baskıyı tamamen kesince Papu Gomez liderliğinde adeta elini kolunu sallaya sallaya rakip yarı sahada pas yapmaya başladı. Hücumu istediği gibi yönlendiren Arjantinli takımının attığı ikinci golün de baş mimarıydı. Birinci golün neredeyse kopyasıydı hatta. Yine sağdan Papu Gomez mükemmel kesti, Hateboer Gosens’in önüne kafayla indirdi ve bomboş pozisyonda skor 0-2’ye geldi. Bu golde genç stoper Rhys Williams’ın büyük hatasını da göz ardı edemeyiz tabi.

İlk yarıdaki oyun sadece biz izleyicileri değil Liverpool oyuncularını da uyutmuş olacak ki rakibin pas yapmasını adeta izlediler ve dört dakika içinde birbirinden kaliteli iki golü kalelerinde gördüler. 

Atalanta takımı ise maçın başından beri ilk yarıda çok etkili görünmese de bildiği doğrulardan hiç vazgeçmedi ve bu sayede goller buldu. Neydi bu doğrular? Sahayı çok iyi bir şekilde parselleyip doğru pasları buldular ve boşluk aradılar. Kanat beklerin tam çizgide orta saha ve hücum oyuncularıyla beraber kurdukları üçgenler olsun oyunun yönünü hızlıca değiştiren uzun diyagonal paslar olsun sahanın her yerini kullandılar ve etkili pas yaptılar, boş pas yapmadılar. Bu sistem ve disipline Papu Gomez gibi bir futbol aklı eklenince de en ufak boşluklar büyük birer gol tehdidine dönüştü elbette. 

telegraph.co.uk

Savunmada da ne Salah’a ne Mané’ye aradıkları boşlukları hiç bırakmadıkları gibi topla buluştukları anda da birden fazla oyuncuyla zaman zaman orta sahaya kadar basarak bireysel yeteneklerin etkili olmasına da izin vermediler. 

Skoru aldıktan sonra da Atalanta oyunundan taviz vermedi. Biraz daha savunmaya ağırlık verdiler sadece normal olarak. Liverpool’da oyuna 0-1’de dahil olan Jota veya Firmino da bir etki yaratamadı. Deplasman takımı savunmada rakibine dikine pas imkanı bile tanımadı neredeyse. Kazandıkları toplarla da yine çok rahat pas yaparak rakip yarı sahaya geçtiler. 

İlk yarının aksine ikinci yarıda daha keyifli daha eğlenceli en azından daha gollü bir futbol izledik. Bunun en önemli aktörü de Atalanta takımıydı. Sistemini tıkır tıkır işleten Gasperini ve öğrencileri Premier Lig’in son şampiyonunu kendi evinde adeta bozguna uğrattı. Liverpool’un sakatlıkları, rotasyonlu kadrosu veya maç yorgunluğunun her birini sayabilirsiniz kötü performansın nedeni olarak fakat bunların hiçbiri İtalyan ekibin dominant performansına gölge düşüremez. İtalya’da aldıkları 5-0’lık ağır mağlubiyetin ardından rakibine iyi çalışmış Atalanta ekibi Avrupa’nın en zor deplasmanlarından birinden rahat bir galibiyet çıkardı. Liverpool ise kaleye isabetli şut dahi çekemediği bir doksan dakika oynadı. 

Maçın Hakkı

raisport.rai.it

Tecrübesiyle ve oyun zekasıyla top ayağına her geldiğinde bizi heyecanlandırmayı başaran 10 numara bu maçta da farkını ortaya koydu. Takımının etkisiz göründüğü anlarda bile boşlukları bulmayı, hücumu hareketlendirmeyi başardı. İkinci yarıda takım halinde daha iyi oynayan Atalanta’nın da gollerini bulmasındaki kilit isim Papu Gomez’di. Rakip yarı sahada adeta kırda, tarlada gezer gibi rahatça dolanarak hücumu yönlendiren isim ilk golün de asistini yaptı. Vatandaşı olan futbol efsanesi Diego Maradona’nın vefat ettiği bu günde ortaya koyduğu bu kusursuz performansla galibiyetin başrolü Papu Gomez’e maçın hakkını veriyoruz.