Ankaragücü – Trabzonspor (27.11.2020)

Ankaragücü 0-1 Trabzonspor

Abdullah Avcı’nın takımın başına geçtiği geçen haftayı galibiyetle kapatan Trabzonspor, soğuk bir Ankara gecesinde deplasmanda Ankaragücü’nün konuğu oldu.

ilk yarı

Maça önde baskıyla başlayan Trabzonspor’da ileri hattın saha içindeki konumları dikkat çekiciydi. Afobe’nin ileride tek forvet olarak oynadığı Karadeniz fırtınasında sol kanadın sahibi Nwakaeme idi. Buna karşılık maça sağ kanatta başlayan Ömür ve merkezde başlayan Ekuban sık sık yer değiştirdi. Ömür’ün yeteneklerinden yararlanmak için ona bir nebze de olsa pozisyon serbestliği veren Avcı sağ kanatta bu değişimlerle rakibin dengesini bozmayı hedefledi. Buna hücumcu bek Pereira’nın da sık sık yaptığı bindirmeler eklenince Trabzonspor’un hücum odağı buraya kaydı.

star.com.tr

Solda ise içeriye kat eden Ekuban ve Ömür’ün tam tersine genelde çizgiye basarak oynayan bir Nwakaeme vardı. Nwakaeme’nin bu konumuna göre içeriye kat eden isimse genelde Marlon oldu. Avcı’nın Manchester City’nin bir dönem uyguladığı Zinchenko modelini kullanmayı sevdiği herkesin malumu. Sanıyorum başarılı teknik adam Trabzon’da da bunu denemeye çalışıyor.

Trabzonspor tüm bu hücumsal yerleşim çeşitlerine rağmen ilk yarı boyunca ‘’bu da nasıl kaçar?!’’ denilebilecek bir pozisyon üretemedi. Ömür’ün özellikle pres anlamında mücadeleci bir yapıya büründüğü maçta Trabzon pozisyon da vermedi. Avcı ilk geldiğinde takımın savunma anlayışını oturtmayı önceliği yapacağını söylemişti. Belki de bu yüzden hücumda takımın geleceği bireysel yeteneklerin inisiyatifine bırakılmış vaziyette. Zira Pereira’nın kaçıp orta yapması dışında Trabzon’da kendini tekrarlayan hücum organizasyonu görmekte zorlandık. Dakika 16’da Pereira’nın içeriye kestiği topta Nwakaeme’nin yaptığı vuruş belki de bu anlamda Trabzonspor’un tek organize atağıydı denilebilir.

Öte yandan Trabzonspor’un orta sahadan oyun kurmak için Nwakaeme ile Ömür ikilisini derine getirmesi de bana kalırsa ayrı bir tartışma konusuydu. Çünkü bu iki oyuncu derine gelip oyun kuracaksa, Lewis Baker orta sahada bir miktar fonksiyonsuz kalıyor bana göre. Baker’in orta sahada bulunma sebebi zaten top kullanma yetenekleri. Parmak’ın da bu konuda fena olmadığını söylemek gerekiyor ki Hugo da top kullanabiliyor kısmen. Bu 3 oyuncuya Pereira’yı da ekleyecek olursak top çıkarmakta mahir olan 4 oyuncusu var Trabzon’un geride. Buna rağmen Ömür ve Nwakaeme’nin gelişi bana kalırsa sadece bu iki oyuncunun enerjisinden götürüyor. Doğru çizilmiş bir planla ileriki haftalarda hem Baker’in etkinliği arttırılabilir hem de zaten yeterli fizik kaliteden yoksun olan Ömür daha efektif kullanılabilir.

süperhaber.tv

Diğer yandan Ankaragücü ise beklenildiği üzere topu  Trabzonspor’a bırakıp hızlı ataklarla rakip kalede tehlike yaratmanın peşindeydi. Özellikle Alper Potuk‘un paslarıyla sağ kanattaki Orkan’ı defans arkasına kaçırmayı hedefleyen Başkent ekibi, bu stratejisini başarıyla uygulamaktan uzak kaldı.

Özellikle 30. Dakikadan itibaren rakip kalede baskısını iyiden iyiye hissettiren Trabzonspor, yine de beklediği pozisyonlara giremedi. Bu dakikalarda Başkent temsilcisi rakibin defanstan çıkarken yaptığı hatalardan yararlanıp gol bulma şanslarını bir iki pozisyonda organize olamadığı için harcadı.

twitter/ @Trabzonspor

Tam ilk yarı böyle bitiyor derken sahneye böylesine kilitlenmiş maçları açabilecek tek faktör girdi: bireysel yetenek…Dakika 46’da Baker kazanılan serbest vuruşta topu öyle bir noktaya yolladı ki ünlü Schmeichel sözünü hatırlattı ve böylece Trabzon’un kaleyi bulan ‘’ilk’’ şutu ağlarla buluştu. Trabzonspor bu golle birlikte soyunma odasına, oldukça kısır geçen bir ilk yarının sonunda önde girmesini bildi.

İKİNCİ YARI

 İkinci yarıya da oyunun ve topun mutlak sahibi olarak başladı konuk ekip Trabzonspor. Ancak dakikalar ilerledikçe oyunu kontrol etmekte zorlandılar ve top Ankaragücü’ne geçti. Bu bilinçli bir tercih miydi yoksa Ankaragücü oyun gücüyle topu ayağına mı aldı bunu kesin olarak söylemek zor. Ancak ben yine de bunun Avcı’yı çok rahatsız ettiğini düşünmüyorum. Zira Trabzonspor ilk yarı tamamen kapanan Ankaragücü savunmasını açmakta o kadar zorlandı ki belki de topu onlara bırakarak geçiş oyununda fırsat yakalamanın peşine düştüler. Ancak o fırsatları yaratabildiklerini söylemek de hata olur.

Top hakimiyetini eline alan Ankaragücü ise özellikle Orkan Çınar’ın öne çıktığı bölümlerde rakip ceza sahası önüne kadar gidebilseler de, ilk yarı Trabzon’un yaşadığı sorunu bu kez onlar yaşadı ve Trabzon defansını aşamadılar. Bunda en büyük payın Ankaragücü orta sahasının teknik kapasitesi olduğunu düşünüyorum. Ters kanatlara uzun toplarla adam kaçırmayı bir takımın yapması gereken temel şey, öncelikle topu kanatlara isabetli bir şekilde gönderebilmektir. Ancak Ankaragücü’nün orta sahaları bu denemelerinde genellikle isabetsiz paslar verince ev sahibi takımın olanı haliyle işlemedi.

milliyet.com.tr

70’den sonra iki takımın da gol bulmak için oynamasıyla orta sahalar daha rahat geçilmeye başladı ve oyun Ankaragücü hücum oyuncuları ile Trabzonspor defansı arasında oynanmaya başladı. Bu dakikalarda Trabzonspor’un daha olgun bir oyunla topu ayağına alıp Başkent ekibinin atak sürekliliğini kırması beklenebilirdi fakat Karadeniz ekibi bunu yapamadı. Onlar da bunun yerine kaptıkları toplarla hızlı çıkıp maçı koparacak golü bulmanın peşine düştüler ancak başarılı olamadılar.

90. Dakikada Pereira’nın kırmızı kart görmesi Ankaragücü’nü ümitlendirirken, ev sahibi yaptığı baskıdan skor çıkaramadı. Özellikle dakika 93’te günün pek de başarılı olmayan ismi Uğurcan’ın çıkardığı top Ankaragücü adına umutları tüketti.

Sonuç olarak pozisyon açısından çok kısır olan maçta, kazananı bireysel yetenek belirledi ve Trabzonspor Abdullah Avcı ile ikide iki yaptı.

maçın hakkı

fotomac.com.tr

Bu kadar kısır geçen bir maçta skor ancak olağanüstü bir şekilde değişebilirdi. O anı yaratan isim olarak Lewis Baker, takımına 3 puanı getiren harika vuruşuyla Maçın Hakkı’nı vermeye en yakın isimdi.