Fenerbahçe – Beşiktaş (29.11.2020)

Fenerbahçe 3-4 Beşiktaş

İdeal 11’ini yavaş yavaş bulan ve liderlik yarışında yara almadan yoluna devam etmek isteyen Fenerbahçe ile eksiklerine rağmen alacağı bir galibiyetle liderlik yarışında adını daha yüksek sesle duyurmak isteyen Beşiktaş, Kadıköy’de karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

Maça hızlı başlayan taraf ev sahibi ekip oldu. Sarı Lacivertli takım orta saha oyuncularının da katıldığı bir ön alan baskısıyla ilk birkaç dakika içinde tehlikeli pozisyonlar yakaladı. Ceza sahası içine yapılan koşular ve havadan orta yerine yerden ayağa verilen paslarla bu pozisyonlar yakaladı. Tam Fenerbahçe baskılı ve etkili başladı, gole daha yakın taraf olarak gözüküyor diyorduk ki Beşiktaş yakaladığı ilk fırsatta Aboubakar ile ceza sahası içinden mükemmel bir vuruşla golü bulan taraf oldu. Son haftaların formda isimlerinden Larin’in verdiği pasta Lemos’tan gayet rahat sıyrılan Kamerunlu golcü kaleci Altay’ın kapattığı köşeden sert ve etkili vuruşla bu sezon ligdeki üçüncü golünü kaydederek takımını öne geçirdi. Henüz daha ilk beş dakikadaki bu karşılıklı yüksek tempo ve pozisyonların üstüne bir de gol eklenince acaba heyecanlı bir derbi izleyebilecek miyiz diye düşünmeye başladık biz de ister istemez.

Golden sonra Fenerbahçe’nin baskı şiddeti ve etkinliği azaldığı gibi Beşiktaş da oyuna daha fazla ağırlığını koymaya başladı. Topla da daha fazla oynayan taraf olan Siyah Beyazlılar, yaptıkları hazırlık paslarıyla rakibin savunma arasındaki boşluklarına merkezden sızmayı ya da forvetleri kaçırmayı düşünüyorlardı. 

fotomac.com.tr

Bu planları yirminci dakikada meyvesini verdi. Ghezzal’ın ceza sahası içine indirdiği topta savunmalardan sıyrılmayı başarmış olan Aboubakar bomboş pozisyonda kafasıyla ikinci golünü filelere gönderdi. İlk golde olduğu gibi ikinci golde de Fenerbahçe savunmasında büyük boşluklar ve hatalar gördük. Yirmi beş dakika geçtiğinde ilk üç dakika dışında etkinliği olmayan bir Fenerbahçe ve oyun planı çatır çatır çalışan maçı istediği gibi götüren rahat bir Beşiktaş izledik. Siyah Beyazlıların Orta sahada maça üstünlük kurduklarını görmek zor değildi. Sosa ve Gustavo’yu markaj altında tutarak büyük ölçüde Fenerbahçe’nin geriden oyun kurmasını engellediler, orta alanda kazanılan toplarla da ilerideki boşlukları değerlendirdiler ve 20 dakika gibi kısa bir sürede 2 farkla öne geçtiler.

Skor 0-2’ye geldikten sonra Beşiktaş’ın topu biraz daha ev sahibi ekibe bıraktığını fakat yine de pas kanallarını kapatarak oyun kurucu oyuncuları bire bir markaj altında tuttuklarını ve maçı kontrol altında tutan taraf olduklarını gördük. 

Maçtaki tempo düşmüş pozisyon sayıları azalmıştı ki dakika 34’e geldiğinde Fenerbahçe belki de en tehlikeli silahı olan duran toplardan yine bir gol çıkarmayı başardı. Çalışılmış bir organizasyonda Tisserand’ın uzak direk dibine indirdiği topu Cisse tamamladı ve skor 1-2’ye geldi. Bu golde de Beşiktaş savunmasının uyuduğunu söyleyebiliriz keza Cisse topa vurduğunda bomboş pozisyondaydı. 

Golden sonraki en önemli olaylardan biri de şüphesiz sakatlanan Perotti’nin yerine oyuna Caner Erkin’in dahil olmasıydı. Bu değişiklikle ev sahibi takım yine ortalara ağırlık vermiş göründü.

cumhuriyet.com.tr

Ev sahibi takımın gol bulduğu dakikadan itibaren devrenin sonuna kadar geçen on dakikada daha istekli daha iştahlı takım yine Beşiktaş’tı. Hem hızlı ataklarla hem de merkezden kurdukları organize hücumlarla Sarı Lacivertli takımın savunmasına büyük zorluklar yarattılar. Ev sahibi takımın ikinci bölgesindeki büyük boşlukları sürekli hedef alan ve buranın etinden sütünden sonuna kadar yararlanan Beşiktaş’ın ilk yarıyı önde kapatması hiç de sürpriz olmadı. En büyük fark dediğim gibi kesinlikle orta sahadaydı. Bu bölgeyi iyi savunup rakibin oyun kurmasını engellemenin yanı sıra bütün hücum etkinliğini de bu bölgeden sağlayan Siyah Beyazlılar başarılı oldular. Mensah, Atiba ve Souza neredeyse kurulan bütün hücumlarda aktif rol oynarken Fenerbahçe’nin oyuncuları Sosa ve Gustavo yarının büyük bölümünde top kayıplarıyla ve hatalı paslarla boğuştular.

İlk yarının parantez açılması gereken en önemli ismi ise şüphesiz Vincent Aboubakar’dı. Golcü oyuncu özellikle Lemos’u adeta sahadan sildi. Rakip savunmayı hem pozisyon almada hem de fiziksel olarak sürklase eden isim attığı iki golle dominant ilk yarı oyununu süsledi.

İkinci Yarı

İkinci yarıya Fenerbahçe iki önemli değişiklikle başladı. Sosa’nın yerine Mert Hakan, Cisse’nin yerine de Kemal Ademi oyuna dahil oldu. Bu değişikliklerle orta sahada kalabalık ön alan baskısını yapmaya çalışan taraf bu sefer Fenerbahçe’ydi. Toplar da kazanmaya başlamışlardı ki oyunun seyrine doğrudan etki yapan bir olay oldu ve Cyle Larin ikinci sarıdan kırmızı kart görerek 50.dakikada takımını on kişi bıraktı. 

On kişi kalmasıyla beraber konuk ekibin geri çekilmesini ve tempoyu düşürmesini beklemek gerçekçi olurdu fakat kırmızı karttan hemen üç dakika sonra Aboubakar’ın mücadelesiyle kazandığı duran topla bu sefer golü bulan taraf Beşiktaş oldu. Yine güzel bir organizasyonda eski bir Fenerbahçeli olan Josef de Souza ayak içiyle harika bir pas verdi ve Necip Uysal takımının üçüncü golünü attı. Golden önce kazanılan duran topun da oyuna sonradan giren Mert Hakan’ın hatalı pası sonucu kazanıldığını hatırlatmakta fayda var. 

Kısacası kırmızı kart sonrası kalan uzun sürede sıkıntı yaşayabilecek taraf olan Beşiktaş şoku çok hızlı atlatıp buldukları üçüncü golle bir hayli rahatladı.

milliyet.com.tr

Skor tabelası 1-3’e geldikten sonra gayet normal olarak Beşiktaş tempoyu düşürdü ve biraz daha topun arkasına geçti. Yine de hızlı ataklarla daha etkili olan taraflardı. Keza Fenerbahçe bir kişi fazla oynaması ve iki farkla geride olmasına rağmen orta kafa gol oynamayı deniyor gibiydi. Ozan Tufan bu dakikalarda çok istekli görünmesine rağmen birçok pozisyonu Sarı Lacivertliler adına harcayan isimdi.

Orta kafa gol yine işlemiyordu fakat bu sefer ‘kafa’ kısmını uzaklaştıramayan Beşiktaş karambolde Ozan Tufan’ın vuruşuna engel olamadı ve ceza sahası içine ilk kez neredeyse 5-6 oyuncuyla giren Fenerbahçe farkı bire indirdi. Ev sahibi takımın en çok çabalayan ismi olarak görünen Milli orta saha sonunda aradığı golü 68.dakikada buldu. 

Fenerbahçe golden sonra da yüklenmeye devam etti. Bu dakikalarda göze çarpan bir diğer olay Sosa’nın ikinci yarının başında çıkması ve Ferdi’nin de 64.dakikada oyuna dahil olmasıyla beraber Pelkas’ın merkezden uzaklaşması Sarı Lacivertliler adına geriden oyun kurmada büyük sıkıntılar yarattı. Az adamla ilerde bulunmasına karşın Beşiktaş rakibinin çıkarken yaptığı top kayıplarından yararlanmaya ikinci devre de devam etti. Wellinton ve N’Koudou değişiklikleri de deplasman takımı adına kontra atak oyununun devam edeceğinin ilanı gibiydi.

Maçın son yirmi dakikasında çabalayan ama orta açmaktan ileri gidemeyen bir Fenerbahçe ve savunmada gayet iyi duran kazandığı toplarla da kontra atağa çıkıp tehlikeye yaratmaya çalışan bir Beşiktaş izledik. Mert Hakan, Ferdi ya da Thiam gibi hamleler de Fenerbahçe’nin maç içindeki yaratıcılık eksikliğine çare olmadı. Bir kişi eksik olmasına rağmen yine de etkili taraf olan Beşiktaş, 88.dakikada kontra atakta aradığı maçı mühürleyen golü sonradan oyuna giren N’Sakala ile buldu. Bu golün de tıpkı üçüncü golde olduğu gibi Mert Hakan’ın yaptığı top kaybı sonrası oluştuğunu hatırlatıp Sosa-Mert Hakan değişikliğinin doğru olup olmadığı sorusunun cevabını da siz okurlarımıza bırakalım.

Uzatma dakikalarında Ozan Tufan penaltıdan farkı bire indirse de bu pek tabi büyük bir farklılık yaratmadı

Maçın geneline baktığımızda ilk dakikalardaki öngörülerimizin doğru çıktığını gördük. Uzun süre sonra gerçekten eğlenceli, bol pozisyonlu, heyecan veren bir derbi izledik. Fenerbahçe-Beşiktaş eşleşmesi yine biz futbolseverleri şaşırtmadı ve diğer derbilere kıyasla daha fazla bizi keyiflendirdi. Maçta rakibini daha iyi analiz eden rakibinin en güçlü yanı olarak görülen orta sahayı domine eden ve istediklerini çatır çatır yapan taraf Beşiktaş’tı. Aboubakar önderliğinde on beş yıl sonra ligde Kadıköy’de kazandılar. Teknik direktörlerinin sorgulandığı eksiklerle boğuşan Kara Kartal bütün lige halen daha en büyük şampiyonluk adaylarından biri olduğunu hatırlattı. Fenerbahçe tarafında ise sezonun başından beri çözülemeyen yaratıcılık sıkıntısının devam ettiğini gördük. Kendi evinde oynadığı ve favori gösterildiği maçta erken yediği golden sonra hiçbir varlık gösteremeyen Sarı Lacivertliler, geri düşmesine rağmen orta-kafa-gol’den ileriye gidemedi. Özet olarak Beşiktaş haklı ve etkileyici bir galibiyeti dört golle aldı. 

Maçın Hakkı

milliyet.com.tr

Kamerunlu golcü bugün gerçekten özellikle ilk yarıda çok büyük oynadı. Beşiktaş’a geri döndükten sonra her hafta üstüne koyarak ilerleyen santrafor takımının bu büyük maçta skor avantajını erken elde edip maçı istediği gibi sürdürmesinin baş aktörlerinden biriydi. Fenerbahçe savunmasını adeta parçaladı. Kendini boşa çıkartmadaki üstünlüğünü bu maç herkese gösterdi. Özellikle eşleştiği Lemos’u iki golde de çok rahat ekarte ederek gol vuruşlarını yaptı. Deplasmandaki bu etkileyici ve rahat galibiyetin mimarı olarak maçın hakkı Vincent Aboubakar’ın.