Denizlispor – Fenerbahçe (06.12.2020)

Denizlispor 0-2 Fenerbahçe

Eksikleri ve geçen hafta aldığı ağır derbi mağlubiyetiyle beraber Denizlispor deplasmanına gelen, üç puan dışında hedefi olmayan Fenerbahçe ve kötü gidişata dur demek isteyen Denizlispor karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

Üzerindeki taraftar baskısı ve bekleneni karşılayamama kaygısıyla her hafta maçlara etkili, baskın başlamaya çalışan Fenerbahçe için bu maç da bir istisna olmadı. Deplasmanda oynamasına rağmen topu ayağında isteyen ve hücumu düşünen bir anlayışla mücadeleye başladılar. Maçın başında gözümüze çarpan en büyük farklılık sürekli orta açmaya çalışmak yerine merkezden derin paslarla hücuma çıkmaya çalışan zaman zaman kenarlarda üçgen kurarak da pas yapan bir Fenerbahçe’ydi. Ozan’ın, Gustavo’nun yokluğunda biraz daha geride konumlanmasına rağmen baskılı oyunu ve savunma arkasına atmaya çalıştığı paslar ilk dakikalarda konuk ekibin etkili olmasının en önemli sebeplerinden biriydi. Haftalar ilerledikçe performansını iyice yukarı çeken milli oyuncu bu maça da iyi başlayan isimlerdendi. Bir başka iyi başlayan isimse uzun süre sonra ilk 11 fırsatı yakalayan Ferdi Kadıoğlu’ydu. Sağ kanattan topla buluştuğu her fırsatta ceza sahası içine kat etmeye çalışan genç isim onuncu dakikada bunu layığıyla başardı. Savunma oyuncusundan rahatlıkla sıyrılan Ferdi penaltı noktasına doğru güzel bir pas verdi ve bomboş pozisyondaki Cisse bu asisti gole çevirdi. Maça daha iştahlı başlayan ve hücum anlayışındaki değişiklikleri daha ilk dakikalardan itibaren gözümüze çarpan Sarı Lacivertliler bu golle erken skor avantajını elde etmiş oldu.

milliyet.com.tr

Golden sonra da oyunda bariz değişiklikler görmedik. Denizlispor’un topu alma gibi bir çabası olmadığı gibi hücumu da çok düşündüğü söylenemezdi. Fenerbahçe’de ise Mert Hakan’ın on numara pozisyonunda oynaması ve hücum bölgesinde serbest gezerek pas bağlantılarını kolaylaştırmasına ilave olarak Cisse’nin de geçiş oyununda sırtı dönük duvar rolünü iyi oynamasıyla beraber konuk ekibin haftalardır en büyük problemlerinden olan takım boyunun uzun olması ve hücumdaki statiklik ilk yirmi dakika itibariyle çözüleyazmış gibi duruyordu.

milliyet.com.tr

Maçtaki genel etkinlik yirminci dakikadan sonra bir hayli düştü. Fenerbahçe’nin yukarıda övdüğümüz işleri golden sonra geriledi, takım boyu uzadı ve konuk ekip yavaşladı. Bu duruma Denizlispor’un da dişe dokunur bir reaksiyonu olmayınca 20-40 arası gayet düşük tempolu, pozisyonsuz, bol top kayıplı bir maç izledik. Bu durumun sebepleri olarak Denizli’nin çok açılmak istemeyişi ya da baskı altındaki Fenerbahçe’nin skoru riske etmek istemeyişi gösterilebilir. Dakika 40’a geldiğinde ise tanıdık bir ikili yine sahneye çıktı. Ligimizde yaklaşık on yıldır yaptıkları işi tekrarladılar, Caner korneri ön direğe doğru kullandı Gökhan kafayla golü attı. Deplasman ekibi adeta durduğu, şut bile çekmediği anlarda yine bir duran toptan gol bulmayı başardı. Golden sonra da baskıyı sürdürdüler hatta duran toptan bir gol daha buldular fakat bu gol ofsayt sebebiyle geçersiz sayıldı. 

İlk yarının geneline baktığımızda ilk yirmi dakika etkili bir Fenerbahçe ve tempolu bir maç izledik. Kalan yirmi beş dakikada ise gol dışında heyecansız, biz futbolseverleri uyuklamaya sevk eden keyifsiz bir maç vardı. Cisse ve özellikle Ferdi ilk yarının en iyi iki ismiydi. Genç yıldız uzun süre sonra aldığı ilk 11 formasının hakkını veren bir ilk 45 dakika oynadı. Sosa ise ilk yarının en etkisiz isimlerinden olarak gözümüze çarptı.

İkinci Yarı

milliyet.com.tr

İkinci devreye Denizlispor biraz daha etkili başlayan taraf oldu. Oyuna Subotic’in de dahil olmasıyla beraber uzun top ve orta üzerine kurulu havadan bir hücum anlayışıyla devreye başladılar. Bunun meyvesini de kazandıkları penaltıyla aldılar. Serdar Aziz’in elle oynaması sonucu elli altıncı dakikada penaltı kullanma fırsatı       yakalayan Denizlispor, buna ek olarak Serdar’ın kırmızı kartla oyun dışı kalması sonucu sayı avantajını da ele geçirdi. Tam fark bire inecek diye düşünürken kaleci Altay Bayındır önce penaltıyı kurtardı hemen akabinde de iki tane daha yüzde yüzlük pozisyonda kalesini gole kapattı. Hemen hemen bir dakika içinde üç tane birbirinden kritik kurtarış yapan genç kaleci adeta takımını maçta tuttu. Bu dakikalarda Fenerbahçe Pelkas’ın yerine de Sadık’ı oyuna alarak iyice geri çekildi ve savunmayı önceliği haline getirdi. 

milliyet.com.tr

Penaltının kaçtığı 56. dakikadan itibaren oyun tamamiyle Fenerbahçe yarı sahasında oynanmaya başlandı. Sayı avantajıyla da beraber rakip yarı sahaya rahatlıkla yerleşen Denizlispor hava topları öncelikleri olmak üzere zaman zaman savunma arasındaki boşluklardan atılan ara paslarla da hücumda etkili oldular. İsabetli şutlar da yakaladılar fakat bu dakikalarda da Altay Bayındır hatasız bir performansla takımının tek etkili ismi olmaya devam etti. Hatta 75’e kadar oynanan süre adeta Denizlispor’a karşı Altay Bayındır mücadelesiydi. Ege temsilcisi rakip takım on kişi kaldıktan sonra karşı kaleyi abluka altına aldı. Gol atmak için her yolu denediler. Fenerbahçe hiçbir varlık göstermedi. Topun arkasına geçmelerine rağmen öyle katı ve etkili bir savunma da yapmadılar. Denizlispor’un çoğu kez elini kolunu sallaya sallaya ceza sahasına girip pozisyon bulduğuna şahit olduk. Yeşil Siyahlı ekip riskleri de alıp geride boşluk da bıraktı fakat sarı lacivertliler bunlardan yararlanmaya tenezzül bile etmedi. Anlaşılan o ki derbi mağlubiyeti ve eleştirilen oyun sonrası teknik direktör Erol Bulut skor avantajını hiç riske etmek istemedi ve üç puanı her şeyin önüne koydu. Kimilerince bu durum anlayış gösterilebilir olsa da benim bir futbolsever olarak şahsi fikrim her zaman oyunun ön planda olması ve keyifli bir maç izlemek. Sizlerin çoğunun da aynı fikirde olduğunu düşünüyorum.

Maçın sonuna kadar da Fenerbahçe’den Altay dışında haber alamadık. Mevkidaşı Pantilimon’u ikinci devre göremedik desek yeridir. Denizlispor uzatmalarla beraber 53 dakika boyunca gerçekten çok iyi bir mücadele ortaya koydu fakat Altay’ı geçemedi. Ev sahibi takımın oyuncuları ‘Biz elimizden geleni yaptık fakat olmadı’ deseler kimse çıkıp onlara bir şey diyemez. Fenerbahçe ise tehlikeli sinyaller vermeye devam etti. Evet iki farkla öndelerdi ve bir kişi eksiklerdi fakat liderliğe oynayan bir takımın ikinci devrede sahada yok olması anlaşılabilir bir durum değil. Altay Bayındır ve Denizlispor takımına keyifli bir ikinci yarı izlettikleri için teşekkür ediyoruz. 

Maçın Hakkı

ensonhaber.com

Zaman zaman eleştirildi. Yan topları çok kötü dendi bu yan toplarla asla büyük kaleci olamaz dendi. Büyük takım kalecisi dediğin maç alır dendi. Bire birde iyi olmakla kaleci olunmaz dendi. A Milli Takım formasını da uzun süre alamadı bu da acımasızca eleştirildi. Anlayacağınız Fenerbahçe forması giymeye başladığından beri Altay Bayındır mümkün olan her şekilde eleştirildi. Kimi zaman büyük hatalar da yaptı, gerçekten gayet haklı eleştiriler de vardı. Ancak Altay bütün bu eleştirileri dinledi, asla yılmadı her geçen maç üstüne koymaya devam etti ve sanıyorum kariyer maçlarından birini bu akşam çıkardı. Maçın ikinci devresinde takımının diğer oyuncularının kayıplara karışması ile beraber bütün Denizlispor’a karşı neredeyse tek başına mücadele verdi. Penaltı kurtardı, uzaktan geleni çıkardı, yakından geleni çıkardı, üstüne ne geldiyse çizgiden içeri geçmesine izin vermedi. Takımını tek başına maçta tuttu. Böyle bir performans göstermese takımının kaybetmesi işten bile değildi. Maçın hakkı Altay Bayındır’ın.