Tottenham – Arsenal (06.12.2020)

Tottenham 2-0 Arsenal

Kötü gidişe dur demek isteyen düşme hattının biraz üstündeki Arsenal, uzun zaman sonra nihayet görebildiğimiz seyircili maçta lige çok iyi başlayan Mourinho’nun takımı lider Tottenham’a konuk oldu.

İlk Yarı

Maçın başında herkesi şaşırtan bir şekilde Tottenham’da Ndombele’nin kadroda olmadığını gördük. Fransız oyuncunun yokluğunda orta sahada Lo Celso’yu tercih eden Mourinho, onun dışında alışılagelmiş kadrosunu sahaya sürdü. Buna karşılık Mikel Arteta ise David Luiz’in sakatlığı ve Pepe’nin cezasını göz önüne aldığımızda beklenen bir 11 ile Kuzey Londra derbisine çıktı.

skysports.com

Maçın hemen başında Tottenham hücum planlarının merkezinde yer alan Harry Kane’e sert yüzünü gösterdi Arsenal. Özellikle Xhaka ile Kane’i kontrol etmek isteyen Arteta bu düşüncesinde pek de haksız sayılmazdı. Zira Kane belki de kendi kariyerinin en zirve dönemlerinden birinde. Mourinho ile birlikte dönüşüm geçiren İngiliz forvet, şuan dünyadaki en tehlikeli forvetlerden biri olmasının yanında mükemmel bir bağlantı oyuncusu. İşte bu sebeplerden onu durdurmak demek Tottenham hücumunu da büyük ölçüde durdurmak anlamına geliyor.

Tottenham hücumlarının önüne geçmek için Kane’i durdurmanın yanında, pozisyon savunması yapmayı planlayan Arteta, belki de ligde hücum pres yapmayan iki üç takımdan biri durumunda. Tottenham hücumlarını orta sahada karşılamaya başlayan Arsenal, zaman zaman sertlik dozajını da arttırdı. Buna karşın Tottenham ise, Mourinho takımlarından alışık olduğumuz üzere alan savunmasında çok başarılı. Onlar da hücum presi kullanmıyorlar fakat alanları o kadar başarılı kapatıyorlar ki bu maçta da gördüğümüz gibi rakibin pas kanallarını ustaca tıkayabiliyorlar.

mirror.co.uk

Bu özellikleri nedeniyle büyük maçlarda sıkça gördüğümüz gibi topu tamamen Arsenal’e veren Tottenham, geçiş hücumlarını kovaladı maç boyunca. Bu anlayışlarının meyvesini dakika 13’te alan Tottenham’da golün başrollerinde yine o ikili vardı. Kaptıkları topta derine kan kokusunu alan bir köpekbalığı iç güdüsüyle gelen Harry Kane bağlantı oyuncusu nasıl olur bir kez daha göstererek vakit kaybetmeden topu doğru noktada doğru adama yolladı. Son ise iyi taşıdığı topa olağanüstü bir son vuruş yaparak topu ağlarla buluşturdu ve takımını öne geçirdi.

Bu golün ardından kaldığı yerde topla oynamaya devam eden Arsenal, bu üstünlüğünü gol pozisyonlarına bir türlü dönüştüremedi. Öyle ki önde baskı yapmayan Tottenham, oldukça rahat bir şekilde top çeviren Arsenal’i izledi. Öyle ki ilk 20 dakika geride kaldığında topla oynama oranlarında %69’luk üstünlüğü olan Arsenal’in kaleye isabetli şutu dahi yoktu. Bu da sezonun genelinde olduğu gibi tekrar gösterdi ki Topçular’ın yaratıcılık konusunda çok ciddi sorunları var. Orta sahada yaratıcı bir oyuncunun yoksunluğunun üstüne bir de Tottenham, tehlikeli bölgede Partey’e top aldırmayınca tüm organizasyonları aksadı Arsenal’in. Tabi bunda Tottenham orta sahasında özellikle Hojbjerg’in mükemmele yakın oyununun da katkısı vardı. Hojbjerg hem defanstan top çıkarmada hem de orta sahaya direnç katmada oldukça hayati bir role sahip takımı için.

Dakikalar ilerledikçe topla oynama oranını da arttıran Arsenal özellikle 35’ten sonra baskısını arttırdı. Partey’in Tottenham orta sahasından biraz olsun kurtularak sorumluluk alması bunda etkili oldu bana göre. Bunun yanında özellikle Bellerin ve Saka’nın merkeze gelerek kanatları Willian ve Tierney’e bırakması oyunu genişletmenin yanında Tottenham’ın dengesini de biraz olsun bozdu. 40-45 arasında Tottenham’a top göstermeyen Topçular bu bölümde %91 gibi yüksek bir topa sahip olma oranı yakaladı. Ancak beklenen pozisyonların bir türlü gelmemesiyle gördük ki bu Mourinho’nun onları yok etme planının bir parçasıydı.

express.co.uk

Derken önce Partey’in oyundan çıkmasıyla maçtaki en etkili oyuncularından birini kaybeden Arsenal ardından yine derslik bir kontra atakta golü kalesinde gördü. O ana kadar kaleye isabetli 2 şutundan 1’ini gol yapan Tottenham, 4’e 2 yakaladığı savunmayı yine yine ve yine Son – Kane ikilisiyle yıkarak üçüncü şutunda ikinci golünü buldu ve soyunma odasına çok rahat bir şekilde gitti. Belki savunurken çok yüksek efor sergilemediler ama gösterdikleri konsantrasyon takdire şayandı.

İkinci yarı

İkinci yarıya iki farklı skor avantajını alarak çıkan bir Mourinho takımına karşı yapabilecekleriniz sınırlıdır. Hele ki hali hazırda hücumda yaratmakta zorlanıyorsanız bu sınırlılık imkansızlığa doğru yola çıkacaktır. İşte ikinci yarı tam da böyle geçti…

İlk yarıya kıyasla çok daha istekli gördüğümüz Arsenal, topun mutlak hakimi olmaya devam ederken bu kez rakip ceza sahasına da girmeye başladı. Sağlı sollu ataklarla rakibini ilk yarıda hiç yapamadığı kadar bunaltan Topçular, Mourinho’nun duvarıyla karşılaştı. Maç başından beri aradığı net pozisyonu ancak dakika 68’de Lacazette’nin kafa vuruşuyla bulabilen konuk ekibin karşısına ise bu kez Lloris çıktı. Geçen hafta oynanan Chelsea maçında da kritik dakikada sahneye çıkan Lloris takımına 1 puanı getirmişti.

Tottenham/tr.whoscored.com
Arsenal/tr.whoscored.com
bbc.co.uk

Bu bunaltıcı Arsenal baskısının ardından oyuna Davies’i alan Mourinho bu hamlesiyle maçın fişini çekmiş oldu. 5-3-2 anlayışına dönen Tottenham, savunmaya gömülerek skoru koruma oyununu oynadı. Tottenham’ın kapalı savunması karşısında toplamda 662 pas yapan Arsenal buna rağmen gol girişiminde 11’de kalırken, Tottenham ise 295 pas yaptığı karşılaşmayı 6 gol girişimiyle bitirerek önemli olanın topa sahip olma oranı değil doğru oyun olduğunu gösterdi.

Maç başından itibaren topun kontrolünü Arsenal’e verip ne istiyorsa onu uygulatan Mourinho, Tottenham ile çıkışını Kuzey Londra derbisinden zaferle ayrılarak sürdürürken, ligin zirvesinde kalıcı olabileceğinin mesajını da verdi.

Maçın Hakkı

acefootball.com

Maçın Hakkı’nı veren isim olarak o’ndan başkası düşünülemez. Jose Mourinho, maç başı planladığı ne varsa oyuncularına harfiyen uygulattı. Maçı ortasından açan ve onu tanımayan herkes aslında maçın Arsenal kontrolünde geçtiğini söyleyebilir, ancak rakibin hücumlarını bile Mourinho kontrol etti. Çok başarılı bir plan, oyuncularını inandırabilmiş bir hoca…Tebrikler Mou!