Manchester United – Manchester City (12.12.2020)

Manchester United 0 – 0 Manchester City

Manchester’ın iki rengi, iki devi ilk defa ilk 4’te değilken karşı karşıya geldi. Sessiz sedası geçen maç, başladığı gibi bitti ve Manchester ekipleri puanı paylaştı.

ilk yarı

Guardiola, defansta başını yakan hatalara karşılık olarak bugün savunmada Laporte yerine Stones ile başladı. United ise son maçlardaki kazanan takımı bozmadan sahadaydı. Sadece orta sahada önemli değişiklik, bugün Van de Beek‘in kesilmiş olmasıydı.

FVN

İki takım da derbiye yaraşır bir 5 dakika ile başladılar maça. Orta sahayı hızlı geçmek ve bir an önce üstünlük kurmak isteyen iki taraf da bekledikleri pozisyonlara giremediler. Maç 9.dakikadan sonra ise biraz daha sakinleşen ve City’nin topa hakim olduğu bir oyuna evirildi.

Özellikle 15’ten sonra City, Manchester United’ı kendi yarı alanına hapsetmeye başladı. Bu dakikalarda, Jesus ile mutlak bir pozisyondan da yararlanamayan City 15’ten 25’e kadar %69 topla oynamaya sahipti. Maçın ilk yarım saati, iki takım için de hareketli geçse de pozisyon ve kaleyi bulan şut açısından çok kısır bir maç izledik.

Sokrates Dergi

İlk heyecanı yaratan atak 35’te geldi. De Bruyne, kendinden alışılmış bir güzellikte pas ile Mahrez‘i bomboş alanda kaleci ile baş başa bıraktı fakat Mahrez, De Gea‘yı geçemedi. 35-45 arası zaman ise iki takımın da temkinli olduğu ve birbirini avlamak yerine gol yememek adına oynadığı bir maça dönüştü.

İlk yarıya genel bakış attığımızda, iki takım da yenilmek istemediği için temkinli ve defansı düşünen bir oyun oynadı. Bu da seyir zevki düşük bir Manchester derbisi izlememize sebep oldu.

ikinci yarı

İkinci yarıya iki takım da aynı kadro ile başladı. City, maçın başında biraz daha baskıyı artıran ve 15 ile 25 arasındaki sekansa benzer bir şekilde, oyunu United yarı sahasına yıkan bir stratejiyi benimsedi. Kırmızı Şeytanlar ise rakibini mümkün oldukça ceza alanı dışında tuttu ve 1-2 kontra atak ile tehlikeli olmaya çalıştı. Nitekim ikinci yarının ilk 20 dakikası içindeki tek tehlikeli pozisyon sonradan ofsayt kararı verilen penaltı pozisyonu oldu. İçeriye açılan ortada geriden gelen Greenwood yerde kaldı fakat biraz hızlı davranmış olacak ki öncesinde ofsaytta kalmıştı. Bu United’ın maçın başından beri hücum organizasyonunu gösterebildiği ilk pozisyon oldu.

Guardiola, oyunu biraz daha hareketlendirmek ve golü bulabilmek adına, bu sezonki yıldızlarından Ferran Torres‘i oyuna aldı. Bu değişiklik ile ceza alanı içinde de şutlar bulmaya başlayan City, yine de gole yaklaşamadı ve ilk 70 dakika başladığı gibi golsüz geçilmiş oldu.

De Marke

Manchester United, topa hakim olamayacağını 60’tan sonra anladı aslında. Bu dakikadan sonra topu bırakmayı kabul ettiler ve tamamıyla kontra atakla gol aramayı düşündüler. Bu plan da beraberinde Greenwood-Martial değişikliğini getirdi.

İki hocanın bu değişiklikleri de maçın temposunu değiştirmedi. Luke Shaw, oyuna girdikten sonra Ferran Torres’e nefes bile aldırmadı. Bu da her ne kadar tempoyu artırmak istese de, City’nin etkinliğini pek de değiştirmedi. 85’ten sonra ise maç tamamen gruptan çıkmamayı garantilemiş iki takımın zaman geçirmeye oynadığı vasat bir Türkiye Kupası maçı gibiydi.

Her ne kadar iki takım da yara almamak adına temkinli oynasalar da, unutmamalılar ki şampiyon olurlarken çok daha zevk veren ve güzel futbolla şampiyon olmuşlardı. Bu performans onlara başarılı bir defans görüntüsü verse de, ligde oyun olarak işleri zor gibi görünüyor.

CBS Sport

maçın hakkı

Maçın hakkını bu maçı 90 dakika heveslenmiş ve cumartesi gecelerini ayırmış TV başındaki futbolseverlere veriyoruz. Çünkü 90 dakikada skoru ve puanı korumak adına, defansı düşünen ve hücumda bir etkinliği olmayan iki Manchester ekibi futbolseverlerin sabrını epey zorladı. İstatistikler de 2010’lu yıllara damgasını vuran bu iki takımın, ne kadar sıkıcı bir maç oynadığını kanıtlar nitelikteydi. İki takımın kaleyi bulan şutu toplam “dört”. Maalesef, bu iki büyük kulüpten daha fazlasını beklerdik.