Southampton – Manchester City (19.12.2020)

Southampton 0-1 Manchester City

Ligin bu sezonki flaş ekiplerinden olan oynadığı futbolla herkesin beğenisini kazanan ve ciddi ciddi Şampiyonlar Ligi’ne katılma hesapları yapmaya başlayan Southampton, kendi evinde bir türlü istediği formu tutturamayan Manchester City’i ağırladı.

İlk Yarı

Maç, sezonun başından beri alışageldiğimiz Southampton presiyle başladı. Sadece topa baskı yapmak yerine daha geniş kapsamlı, pas kanallarını hedef alan yoğun bir baskıyla maçın ilk bölümlerinden ev sahibi ekip rakibinin geriden kolay oyun kurmasını engellemeye çalıştı. Oyunun hemen başlarında bu baskıyla kontrolü ele alıyor gibi görünseler de City’nin karşı baskıyla oyunu dengelemesi hatta ağırlığını koyması sadece on dakika sürdü. Maçın onuncu dakikasından itibaren rakibinin çok adamlı dinamik savunmasına karşın doğru paslarla etkinliğini arttırmaya başlamıştı Manchester ekibi.

manchestereveningnews.co.uk

Bu etkinliğin meyvesini toplamakta da hiç gecikmediler. Kaleci Ederson’un güzel uzun topuyla başlayan atakta sıfıra kadar inen Kevin De Bruyne, sağ taraftan penaltı noktasında kendini boşa çıkarmış olan Sterling’e pası vermekte hiç zorlanmadı ve İngiliz forvetin düzgün vuruşu bu zor deplasmanda erken bir şekilde takımını öne geçirdi.

Golden sonra Southampton reaksiyon göstermekte hiç gecikmedi. Baskının yönünü tamamıyla topa doğru çevirip biraz daha topu ayağında tutan bir oyun anlayışına döndüler. Bununla beraber özellikle sağ kanattan Theo Walcott’un bindirmeleriyle de tehlikeli pozisyonlar yakaladılar. Sağ kanattan daha etkili olmalarının sebebi olarak da Raheem Sterling’in savunma desteğinin az olmasının yanı sıra sağ bek mevkiinde oynayan Joao Cancelo’nun da savunma yönünün zayıf olması gösterilebilir.

İlk yarının sonuna kadar da bu görüntünün devam ettiğini söyleyebiliriz. Manchester City de geçtiğimiz sezonların aksine bu sezonki daha temkinli oyun anlayışını bu maçta da sürdürdü. Buldukları golden sonra kendilerinden neredeyse hiçbir etkili hücum organizasyonu izleyemedik. Çok daha temkinli, topu karşıya bırakmaktan çekinmeyen, savunma ağırlıklı bir yapıya büründüler. Sık pas yaparak ayaklarındaki topu değerlendirdiler fakat ev sahibi ekibin yoğun eforlu presi sayesinde çokça top kaybı da yaptılar.

manchestereveningnews.co.uk

Southampton ise devrenin sonuna kadar sağ kanadı zorlamaya devam etti. Bunun yanı sıra duran topları da etkili kullandılar fakat aradıkları golü bulamadılar. Danny Ings’in sakatlanıp oyundan çıkması da etkinliklerinin azalmasının sebeplerinden biriydi.

Açık konuşmak gerekirse gole kadar olan tempolu ve keyifli oyundan, golden sonra City açısından eser yoktu. Genel anlamda da temponun düşmesiyle beraber tek taraflı ve heyecansız bir devre izledik.

İkinci Yarı

Neyse ki ikinci yarı iki takım açısından da daha hareketli başladı. City’nin biraz daha hücumu düşünmesiyle beraber maç da daha keyiflendi. Kevin De Bruyne’nin başını çektiği organizasyonlarda etkili hücum yapmaya başladılar. Dakika 60’a gelmeden farkın iki veya üçe çıkması işten bile değildi fakat bitiricilik konusunda yeteri kadar iyi değillerdi.

Altmışıncı dakikadan sonra orta sahalar iki takım için de çok daha kolay geçilmeye başlandı. Bunda tabi ki ilk yarıdaki yüksek kondisyon ve fiziksel kuvvet gerektiren baskılı oyunun etkisi vardı. Özellikle Southampton açısından bu duruma sezonun başından beri çokça kez şahit olduk. Takım halinde yaptıkları pas kanallarına baskı, maçın ilerleyen kısımlarına doğru oyundan düşmelerine sebep oluyordu.

manchestereveningnews.co.uk

Skor dezavantajının da etkisiyle 70. Dakikadan sonra riskleri de arttırdılar ve arkada daha fazla boşluk bırakmaya başladılar. Manchester City de bu boşlukları hızlı ataklarda iyi kullandı aslında. Fakat Sterling olsun De Bruyne olsun bu fırsatları açıkçası biraz cömertçe harcadılar ve skorun 0-1 olarak devam etmesine sebep oldular.

72’de etkisiz Ferran Torres’in yerine Mahrez’in dahil olması da kontra atak denemelerinin artacağının ilanı gibiydi Guardiola açısından.

Özellikle dakikalar yetmiş beşe geldikten sonra tabiri caizse kalan son enerjileriyle oyunu yarı sahaya yıkmayı deneyen ve baskıyı arttırmaya çalışan bir ev sahibi ekip vardı. Oyuna sonradan dahil olmuş olan Redmond ve Nlundulu da buna destek vermeye çalışsalar da çok büyük bir etkide bulunamadılar. İlk yarının en etkili isimlerinden Walcott’ın da ikinci yarıda etkinliği büyük ölçüde düşmüştü.

Maçın sonuna kadar geçen bölümde de deplasman ekibi hata yapmadı ve oyunun kontrolünü asla elinden bırakmadı. Bitiricilikte bir tık daha iyi olsalar fark daha da açılabilirdi. İyi giden bir Southampton’ı durdurmayı başardı bu maç Guardiola ve öğrencileri. Üç puanı da aldılar. Yine sadece 1 gol atabilmiş olmaları ise Manchester ekibi için biraz düşündürücü olsa gerek.

Maçın Hakkı

manchestereveningnews.co.uk

Geçtiğimiz günlerde yılın en iyi 11’ine seçilmiş olan Kevin De Bruyne bu maçta da bize neden bu statüye layık olduğunu kanıtladı. Hücum açısından takımının tamamıyla tıkandığı anlarda bile merkezden dağıttığı paslarla rakibin katı savunmasını açmayı başaran isim oldu. Golün asistini de yapan isimdi ki gayet de güzel bir asistti. Takımının savunma ağırlık bir görüntü çizdiği bu sezonda bile yine kalitesini konuşturup bu maçta da galibiyetin baş mimarlarından oldu. Maçın hakkı Belçikalı yıldızın.