Fenerbahçe – Başakşehir (23.12.2020)

Fenerbahçe 4-1 Başakşehir

Kötü gidişat ve kötü oyuna bir türlü dur diyemeyen Fenerbahçe ile geçtiğimiz haftayı bay geçen ve eksiklerle boğuşan Başakşehir, Kadıköy’de karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

Başakşehir maça ilk beş dakika itibariyle etkili başlayan taraftı. Tam sahada baskıyla başlayıp rakibinin ne topu ayağında tutabilmesini ne de oyun kurabilmesini kolaylaştırdı. Bu baskı sonucu gol de gecikmedi. Hasan Ali’nin sol tarafta Sinan’ın darbesiyle yerde kalması sonucu kazanılan duran topta, direkten dönen top ve oluşan karambol sonucu golü atan isim Mahmut Tekdemir oldu ve takımını hemen maçın başında 6.dakikada öne geçirdi.

Fenerbahçe de golden sonra ilk anlarda etkili bir reaksiyon veremedi. Ev sahibi takım adına maçtaki en önemli detaylardan biri de başladığı dizilişti. Eksiklerin de etkisiyle Caner’in bekte Novak’ın ise sol önde olduğu alışık olmadığımız bir 4-4-2 gördük. İlk yirmi dakikada bu dizilişin açığı orta saha direncindeki düşüklük olarak gözümüze çarptı. Gustavo yegâne direnç kaynağıydı ve Başakşehir bu dakikalarda topu karşı yarı sahaya taşıma ve o bölgeye yıkma konusunda açıkçası pek zorlanmadı. Orta sahadaki basit top kayıplarını minimuma indirmek ve kendi sahasından daha kolay çıkmak için Fenerbahçe’de ilerideki ikili Thiam ve Adem’i de sık sık orta saha çizgisine kadar gelince hem hücuma yavaş çıkıldı hem de ileride kalabalıklaşmak zorlaştı.

cnnturk.com

Sarı Lacivertlilerde bu 4-4-2 denemesine rağmen 30.dakikaya kadar hücum aksiyonları, savunma arkasına atılan uzun top denemeleri ve kenarlardan açılan ortalarla sınırlı kaldı. Ne çok oyuncunun katılımıyla kenardan üçgenlerle getirilen topları izleyebildik ne de merkezden ceza sahası içine kat eden orta saha oyuncularını. Erken geri düşülmesine rağmen hücumdaki bu kısıtlı görüntü ve yaratıcılığın eksikliği sezon başından beri olduğu gibi bu mücadelede de Fenerbahçe taraftarını düşündürüyor olsa gerek.

Başakşehir tarafında ise maçın gayet iyi geçtiğini söylememiz gerek. Golden sonra baskıyı azaltmış olsalar da kalelerinde ciddi bir tehlikeyle karşılaşmadılar. Hava toplarını iyi savundukları gibi rakibini kenara sıkıştırıp orta açmaya zorlama işini de gayet de iyi yaptılar. Orta sahadaki üstünlüğü kaybetmemelerine ek olarak merkezde de hiç boşluk vermediler. Kazanılan toplarla da hızlı çıkıp tehlikeli olmayı başardılar. 

İki takımın da eksikleri olmasına rağmen geçtiğimiz haftayı bay geçmenin de etkisiyle Başakşehir’in fiziksel olarak daha iyi göründüğünü de belirtmemiz gerek. İkili mücadelelerin çoğunu zorlanmadan kazanmayı başardılar.

cumhuriyet.com.tr

Devrenin sonlarına doğru topu da daha fazla ayağında tutmaya başlayan Başakşehir, kısa bir sekans da olsa oyunu yine rakip yarı sahaya yıkmayı ve etkili olmayı başardı. Bitiricilikte biraz daha isabetli olabilseler maçın 0-2 hatta 0-3 olması işten bile değildi. 

Devrenin sonunda, uzatma dakikalarında iyi de oynamadığı bir bölümde Fenerbahçe, belki de tek silahı olan Caner’in ortasından bir gol bulmayı başardı. Soldan açılan ortada arka direkte kendini unutturan isim Nazım Sangaré oldu ve düzgün bir vuruşla Volkan Babacan’ın elinden kaçırdığı topu filelerle buluşturdu. Böylece Fenerbahçe ilk isabetli şutunda golü bulmuş oldu.

Verilen dört dakika uzatma önceki 45 dakikadan daha zevkli geçti. İki takım da bu kısa sürede daha fazla gol bulabilirdi. 

Durgun ve az pozisyonla geçmesine rağmen yine de iki gollü bir devre izledik.

İkinci Yarı

İkinci kırk beş dakika da ilkinden farksız başladı. Topu ayağında tutarak, topla beraber baskı uygulayan taraf yine Başakşehir’di ve ilk on dakika içerisinde iki-üç tane yüzde yüzlük gol pozisyonu yakaladılar. 

milliyet.com.tr

Ev sahibi ekibin oyunu dengelemesi 60. Dakikayı buldu. Bu dengelemeyi de öne geçiren golle pekiştirdiler. Akan oyunda yine etkinlik sağlayamıyor olmalarına rağmen bu sefer de soldan Caner’in kullandığı köşe vuruşunda önce kafayı vuran Tisserand, Skrtel’den seken topa volevari bir vuruşla kaleci Volkan Babacan’ı alt etmeyi başardı ve takımını öne geçirdi. Böylelikle son haftaların sertçe eleştirilen savunma oyuncusu bir nevi kendini affettirmiş oldu. En azından affettireyazdı. 

Ancak skor 2-1’e geldikten sonra Fenerbahçe’yi rakip yarı sahada çok oyuncuyla hücuma otururken izleyebildik. Yaptıkları pas sayılarını arttırdıkları gibi topu da daha fazla ayaklarında tutmaya başladılar. 

Ev sahibi ekibin etkinliğinin arttığı bu dakikalarda Başakşehir’de üst üste Rafael ve İrfan Can’ın kırmızı kart görerek oyun dışı kalması da doğal olarak Fenerbahçe’nin baskı kurmasını kolaylaştırdı. 

İki kişi eksik oynamanın da etkisiyle geriye çekilmek zorunda kalan ve etkinliği dakikalar ilerledikçe azalan Başakşehir 84.dakikada Gustavo’nun golüne de engel olamadı. Rakip ceza sahasına ancak rakip iki tane kırmızı kart görünce orta saha oyuncusu sokmayı akıl edebilen Fenerbahçe, bu denemesinde Caner’in güzel asistiyle golü buldu.

milliyet.com.tr

Ev sahibi ekibin durmaya da niyeti yoktu. Dakikalar 89’u gösterdiğinde bu sefer de ceza sahası dışından Mert Hakan’ın sert ve güzel vuruşuyla farkı 3’e çıkarttı. 

Skor 4-1’e geldi. Fenerbahçe mental olarak da çöken rakibine 80. Dakikadan itibaren doğal olarak göz açtırtmadı. Aslında bir hayli dengede giden hatta Başakşehir’in daha etkili olduğu bir maçta arka arkaya iki oyuncusunun atılmasına ilaveten teknik direktörleri Okan Buruk’un da kırmızı kart görmüş olması şüphesiz Başakşehir’i bir hayli etkiledi. Biz yine de birincil ilkemizden şaşmayarak hakemden bahsetmiyoruz. Dilerseniz hakem hakkında yorumları onlarca farklı sayfada bulabilirsiniz. 

Sonuç olarak haftalardır istediğini bulamayan ve evinde üç maçtır üst üste kaybeden Fenerbahçe, güçlü rakibi Başakşehir karşısında aldığı bu farklı galibiyetle derin bir nefes almış oldu, futbol olarak çok parlak gözükmese bile. Başakşehir ise bay geçtiği haftanın ardından yine istediğini bulamadı.

Maçın Hakkı

milliyet.com.tr

Sezonun başından beri takımını adeta sırtlayan tecrübeli isim bu maçta da aynısını yaptı. İki resmi bir tane de gayri resmi asistle takımının etkisiz hücumuna rağmen kilidi açmayı başardı. Fenerbahçe gibi bir türlü takım olarak istediğini bulamayan ve etkili bir oyun sistemi oturtamayan takımlarda işler tamamıyla bireysel yeteneklere kalıyor. Caner Erkin de sezonun ilk maçından beri takımında yeteneğiyle en öne çıkan isim oluyor. Duran toplarda ligimizin neden en etkili ismi olduğunu bu maçta da bize gösterdi. Tisserand da hem attığı gol hem de kurtardığı yüzde yüzlük pozisyonla kendini affettirip iyi bir performans göstermiş olsa da maçın hakkı Caner Erkin’in.