Ankaragücü – Beşiktaş (24.12.2020)

Ankaragücü 0-1 Beşiktaş

Son 3 haftada yenilgi yüzü görmeyen Ankaragücü, sahasında Beşiktaş’ı ağırladı. Oldukça mücadeleci ve tempolu geçen maçta Beşiktaş, Vida’nın golüyle maçı kazanırken son haftalardaki çıkışını da sürdürdü.

İlk yarı

Soğuk bir Ankara akşamında sahasında Beşiktaş’ı konuk eden Ankaragücü, maça öyle bir başladı ki son 3 haftalık performansının tesadüf olmadığını bütün futbol severlere gösterdi. Ön alanda basan Beşiktaş’a pas ile çıkma imkanı tanımayan Ankaragücü, bu baskıyı takım halinde devam ettirince Beşiktaş’a uzun oynamaktan başka seçenek bırakmadılar. Bu baskısına takım boyunu kısa tutmayı da ekleyince Ankaragücü, ileri vurulan topları ve seken topları da kendi himayesine almış oldu. Tabi bu oyun anlayışını 90 dakikaya yaymak oldukça zor hele ki rakip Beşiktaş gibi boş alanları kullanmayı seven ve imkan bulunca 3 pas ile gole gidebilen bir takım olunca

İlk dakikalarda Ankaragücü adına ön plana çıkan isim şüphesiz Lobzhanidze oldu. Birinci dakikada çalımlarla ceza sahasına girerek takımına köşe vuruşu kazandıran Lobzhanidze, üstüne onuncu dakikada Ankaragücü’nün takım halinde yaptığı baskının ardından kaleci Ersin ile karşı karşıya kaldı fakat pozisyondan yararlanamadı. Oyunun kontrolünü Atiba ve Souza’nın pas oyununa Ghezzal’ın da katılması ile eline almaya başlayan Beşiktaş, ev sahibi Ankaragücü’nün savunmasını kendi kalesine doğru itmeyi başardı. Bu anlarda Ankaragücü yaptığı şok baskılarla tehlike yaratsa da etkili olamadılar. 17. Dakikada bu şekilde bir baskı sonunda topu kapan ev sahibi, Pinto’nun akıl dolu pasında topla buluşan Emre Güral’ın ayağından gelen net pozisyondan da yararlanamayınca moral olarak düşüş yaşadı.

Topu kontrolüne alan Beşiktaş, oyunu da istediği noktaya getirdi ve 22. Dakikada Larin’in kafasında golü buldu. Ancak ağlara giden top faul gerekçesiyle iptal edildi.

Maçın ilk yarısı tempolu geçti. Ligimizde, özellikle bir Anadolu deplasmanı için oldukça akıcı bir oyun izledik. Her ne kadar topa Beşiktaş sahip olsa da net pozisyonları bulan taraf Ankaragücü oldu.

İKİNCİ YARI

İkinci yarı, ilk yarıda olduğu gibi tempolu başlasa da bir fark vardı. İlk yarıdaki “kompakt” Ankaragücü yerini daha uzun takım boyuna ve birbirini takip etmeyen baskıya çevirdi. İlk yarı sahada ne yaptığını bilen tam bir “teknik direktör” takımı vardı. Kısıtlı yetenekleri başarılı bir plan çerçevesinde etkili silaha çeviren Ankaragücü, ikinci yarı bu görüntüsünden oldukça uzaktı. İlk yarıdaki oyununu oynamaya çalışsa da başarılı bir şekilde sergileyemediler. Bu seneryo onları tam da Beşiktaş’ın istediği bir rakibe çevirdi. Nedir bu rakip? Şöyle tanımlayabiliriz: Baskı kurmaya çalışan fakat takımın hepsinin bu baskıya katılmamasından ötürü uzayan takım boyuna sahip olan bir rakip. Dolayısıyla orta alanda ve kenarlarda oluşan boşluklar…Burada bir parantezi Ankaragücü teknik ekibine açmak gerek. Takımı Beşiktaş maçına oldukça iyi hazırlamışlar. Zira özellikle ilk yarı için ne yaptığını bilen ve duran top organizasyonları olan bir takım vardı sahada.

Dakikalar ilerledikçe oyun Beşiktaş’a iyice gelmeye başladı. Topa sahip olan takım şüphesiz Beşiktaş idi. Bununla birlikte artık tehlikeli pozisyonlar da yakalamaya başlayan Siyah Beyazlı ekip, 60. Dakikada sağ kanattan kazanılan bir duran topta Ghezzal’ın ortasını gole çeviren Vida ile 1-0 öne geçirmesini bildi. Golün hemen ardından Sergen Hoca, Ghezzal yerine Nkoudou’yu oyuna sürdü. Çünkü Nkoudou, artan tempoya ve açık alanlara yorgun bir Ghezzal’dan daha uygun olan oyuncuydu. Ankaragücü tarafında yapılan değişiklerin oyuna etkisi kısıtlı oldu. Golün ardından özellikle 75. Dakikadan sonra tempoyu düşürmeyi tercih eden Beşiktaş orta alanda rakibine baskı uygulamak yerine daha derinde beklemeyi ve kaptığı toplara etkili olmayı seçti. Ankaragücü’nün maçın sonlarında artan baskısına rağmen golü bir türlü bulamaması ise şüphesiz ilk yarıda kaçan yüzde yüzlük gol pozisyonlarını getirdi. Lakin son vuruşlardaki ve son paslardaki hatalar olmasaydı çok daha farklı gelişen bir maç izleyebilirdik.

Sıralama olarak zor durumda olan Ankaragücü’nün bu denli cesaretli ve olumlu bir futbolu tercih etmesini takdir etmek lazım. 3 puanı hedeflerken sahaya bir planla çakmaları ve oyunu “çirkinleştirmemeleri” ligimiz ve Ankaragücü için şapka çıkartılması gereken bir olgu. Beşiktaş penceresinden bakarsak bu şartlar altında zor bir deplasmanda doğru bir oyun ile 3 puanı almasını bildi. Zevkli tempolu ve heyecanlı bir maç izleten 2 takımı da kutluyorum. Umarım bu tip Anadolu deplasmanlarında bu tempoda maçları daha çok izleriz.

Maçın Hakkı

Maçın hakkını hak eden bir çok isim var…İlk yarı için mesela Lobzhanidze ilk aklıma gelenlerden. Fakat deplasmanda takımına usta işi bir kafa vuruşu ile 3 puanı getiren Domagoj Vida sanıyorum herkesten bir adım önde. Attığı golün yanı sıra, Hırvat oyuncunun son dakikalardaki savunma liderliği de maçın hakkını kazanmasını perçinledi.