Manchester United – Wolverhampton (29.12.2020)

Manchester United 1-0 Wolverhampton

Lige çok da iyi başlamamış olmasına rağmen son haftalarda gayet iyi performans gösteren Manchester United, geçen sezonki başarısını devam ettirip Avrupa Kupalarına gitme hedefini gerçekleştirmeye çalışan Wolverhampton Wanderers’ı ağırladı.

ilk yarı

Manchester United maça daha baskılı ve etkili başlayan taraftı. Kırmızı Şeytanlarda maçın başlarındaki hücum odağı sol kanat olarak göründü. Maça 11 başlamış olan Alex Telles, sıkça çizgiye kadar inip içeri topu çevirdi ve bu şekilde etkili de oldular. Oyunu rakip yarı sahaya yıktıkları anlarda orta saha oyuncuları da ceza sahası içinde ya da hemen yayın üstünde konumlandılar ve böylece kalabalık Wolves savunmasının hattını daha rahat kırmayı denediler. Özellikle Pogba ve Matic dönen topları da toplamakta başarılı olunca baskının süresi de uzadı.

dailymail.co.uk

Wolves ise bu süreçte rakibin belki de en büyük oyun zekası olan Bruno Fernandes’i markaj altında tutup rakibinin bu kanaldan rahat oyun kurmasını engelledi. Hal böyle olunca da United her ne kadar çok adamla rakip yarı sahaya oturup çokça pas yapabilse bile doğru isimleri bulmakta zorlandı ve ilk 30 dakika boyunca isabetli şut bile bulamadı. Wolves’un kademeli savunması da bunda etkili oldu. Kurtların dizilimi savunmada katmanlardan oluştu çoğu zaman. İlk hattan sıyrılan Kırmızılı bir oyuncu hemen ikinci katmanla ondan kurtulsa bile üçüncü katmanla karşılaşıyordu. Doğru pasları böylece bulmakta zorlanan taraf ev sahibiydi. Oyun kurma işinin çoğu zaman Greenwood ya da Rashford’a kalması da bunda etkendi keza kendilerinin bitiricilik yönleri daha kuvvetli.

Wolves tarafında ise Alex Telles’in savunma zaaflarından yararlanmak üzere kurulu sağ kanat ağırlıklı bir hücum anlayışı varmış gibi göründü. Adama Traore’nin hızı ve fiziği de bu anlayışa bir hayli uyan özelliklerdi. United’ın ağırlıklı olarak rakip yarı sahada bulunması ve savunmaya dönerken yaşadıkları diziliş bozuklukları ve genel olarak özellikle sol tarafta bıraktıkları boşluk kalelerinde tehlikeli kontralar görmelerine sebebiyet verdi. İlk yarının genelinde duran topları da dahil ettiğimizde daha fazla isabetli şut bulan taraf da Wolves oldu.

Genel olarak maçın başında etkili görünen Alex Telles’in etkinliğinin uzun sürmemesi ve savunma zaafları devrede süre ilerledikçe deplasman ekibinin maçta daha etkili olmasına sebebiyet verdi. Kalabalık hücum etmesine rağmen Manchester United, Kurtlar kadar etkili olamadı.

İKİNCİ YARI

theguardian.com

Kırmızı Şeytanlar ikinci yarıya beklediğimiz üzere Alex Telles – Luke Shaw değişikliğiyle başladı. Shaw malumunuz olduğu üzere savunma yönü daha güçlü bir bek oyuncusu. Fakat bu değişiklik de ev sahibi takımda çok da bir farklılık yaratmadı. Hemen hemen altmışıncı dakikaya kadar ilk yarıya çok benzer bir United performansı gördük. Yine çok kişiyle rakip yarı sahaya yayıldılar fakat hiçbir şekilde etkili olamadılar. İlk yarıdan farklı olarak daha çok havadan uzun top denediler ve zaman zaman sadece bunlarla etkili oldular. Ne Luke Shaw ne de 64.dakikada oyuna dahil olan Martial takımlarının yaratıcılık sıkıntısına çare olabildiler. Dakikalar ilerledikçe yoğun maç fikstürünün verdiği yorgunluk en çok orta saha oyuncularına kendini gösterdi ve bu durum da baskının kuvvetini azalttı. İlk yarıda sahada görünmeyen Bruno Fernandes’i ikinci yarıda da aramaya devam ettik. Sonradan oyuna girdiği maçlarda muhteşem katkı veren Cavani de ilk 11 başladığı bu maçta yokları oynadı.

Rakibin hücumda bir şey yapamayacağını anlayan Wolves da etkili hücum silahlarından olan Podence ve Fabio Silva’yı 55 ve 68. Dakikalarda oyuna dahil etti. Kontralarda zaman zaman bu isimler de etkili oldu fakat bitirici vuruşu yapamadılar.

manchestereveningnew.co.uk

Maçın başından beri sanki iki takım da 0-0’a razı gibi göründü. İki takım da maç boyunca gol atmak için fazla bir risk almadı. Wolves açısından Bruno Fernandes’i kitlemek rakiplerinin gol kanallarını büyük ölçüde kapattığından çok fazla tehlikeli pozisyonlar görmemelerine sebebiyet verdi. Kırmızı Şeytanlar da bunun üzerine başka bir yaratıcılık kaynağı bulamadı. Kurtların da kontraları daha etkili olsa da golü bulamadılar.

Maç golsüz bitti ve keyifsiz geçti, adına yakışmadı derken 90+4’de maçta olmayan isim Bruno Fernandes ilk kez doğru pası verdi ve orta sahadan Rashford’a uzun bir top şişirdi. Topla buluşan Rashford hazırlıksız yakalanan savunmanın verdiği boşlukla şut imkanı buldu ve savunmaya çarpan top ağları buldu. Wolves savunması ilk büyük hatasını telafisi olmayan bir dakikada yaptı ve golü kalesinde gördü.

Şahsi fikrim maçın gayet keyifsiz ve eğlencesiz olduğuydu. İsmine kesinlikle yakışmayan temposuz bir mücadele izledik. En iyi oynayan isimler kalecilerdi. Maçın hakkı da bana kalsa beraberlikti çünkü iki takım da kazanmak isteyen bir görüntü ortaya koymadı. Son dakikada gelen biraz da şanslı bir golle kendi evinde Manchester United kazanmasını bildi ve liderlik yolunda önemli, ekstra bir üç puan aldı.

Maçın Hakkı

cityam.com

Maç boyunca etkisiz takımının etkili görünen isimlerinden biriydi. Hücumda mümkün olduğunca topu ayağında tutmayı ve doğru aksiyonu almayı denedi. Asistleriyle son maçlarda öne çıksa da Rashford, bu maçta doğru zamanda doğru yerde olmayı bildi. Gönülsüz olarak da olsa maçın hakkı Marcus Rashford’ın.