Fenerbahçe – Alanyaspor (07.01.2020)

Fenerbahçe 2-1 Alanyaspor

Üst üste aldığı iki galibiyetle tekrardan üst sıra yarışına tutunan Fenerbahçe ile 3-0 Başakşehir zaferi sonrası iyice morallenen Alanyaspor Kadıköy’de karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

İki takım açısından da maçın düşük tempolu ve sakin başladığını söyleyebiliriz. Fenerbahçe bu sezon Erol Bulut yönetiminde daha önce de sıkça yapmış olduğu gibi topu daha çok rakibine bıraktı. Merkezde kalabalık durarak önde baskıyı kurmaya çalışan Sarı Lacivertliler, rakibinin orta saha ve defans arasındaki bağlantılarını bozarak oyun kurulumunu engellemeye çalıştı. Alanyaspor’un ilerideki oyun kurucularından Bakasetas’ı da mümkün olduğunca markaj altında tutmaya çalışarak pas dağıtımını ilk on dakikada büyük ölçüde engelledi. Akdeniz ekibi daha çok kanat organizasyonlarına kaldı ki maçın ilk bölümlerinde bu kanaldan da çok etkili olamadılar.

hürriyet.com.tr

Fenerbahçe ise sabırlı ve kompakt oyununun meyvesini aslında beklenenden de erken aldı. Ozan Tufan’ın merkezden sol kanattaki Sinan Gümüş’e pasında Sinan uzak köşeye harikulade bir falsolu vuruş yaptı ve takımını henüz 12.dakikada bu kritik mücadelede öne geçirdi. Erken yenen goller sonrası reaksiyon göstermekte sezon boyu bir hayli zorlanan Fenerbahçe, bu sefer erken öne geçen taraf oldu ve bir nevi rahatladı.

Geriye düştükten sonra da Alanyaspor’un pozisyon yaratmakta zorlandığına şahit olduk. Merkezden bir türlü aradığı boşlukları bulamayan deplasman ekibi ilerde çoğalabilmesine rağmen etkili son pasları yapamadı. Siopis ve Berkan da çoğu zaman rakip ceza sahasının önüne kadar geldiler fakat dönen topları toplamakta da pas bağlantılarını kurmakta da istenilen kadar etki yaratamadılar. 

Merkezden ilk yarının büyük bölümünde tehlikeli bir pozisyon yemeyen Fenerbahçe kanattaki savunmayı ise kendi kanat oyuncularını iyice geriye kadar koşturarak yaptı. Sinan ve Valencia, yarının neredeyse bütününde rakibin kenar oyuncularını kendi ceza sahalarına kadar kovaladılar. Nazım neredeyse hiç ileri çıkmazken Caner yine alışılagelen şekilde hücuma daha çok destek verdi.

Alanyaspor tarafı ise çözüm yollarından biri olarak kanat oyuncularını iyice merkeze sokup bek oyuncularını çizgiye kadar indirerek ofansif alanda mümkün olduğunca kalabalık olup daha fazla pas kanalı yaratıp savunmayı böyle açmayı denedi. Kanat oyuncuları Efecan ve Davidson’un zaman zaman birbirleriyle yer değiştirdiğine de şahit olduk. Fakat bu çözüm de dertlerine derman olamadı.

hürriyet.com.tr

İlk yarının kesinlikle en etkili isimlerinden biri oyunun iki alanında da Luiz Gustavo’ydu. Tecrübeli Brezilyalı hem savunmada ikinci bölgede en büyük direnç kaynağıydı ve kritik top çalma hamlelerinde bulundu hem de hücumda dönen topları toplayarak hücumun devamlılığını sağladı.

Gol dışında iki takım adına da ilk kırk beş dakikada çok çok net pozisyonlar yoktu. Alanyaspor genel olarak topa sahip olan takımdı fakat uzatmaların son dakikasındaki Efecan’ın yüzde yüzlük pozisyonu dışında ceza sahası dışından etkisiz şutlar dışında pek bir şey yaratamadılar ki Altay sağına zamanında uzanmasaydı bu yaratıcılık eksikliğine rağmen soyunma odalarına 1-1 gidebilirdik.

Fenerbahçe ise golden sonra yine temkinli ve sakin oynadı. İki üç tane önemli kontra atak fırsatı yakaladılar fakat Ozan ve Thiam’ın felaket tercihleri sonucu bu ataklardan gol çıkaramadılar.  

İkinci Yarı

İkinci kırk beş de ilkinin devamı olarak başladı. Alanyaspor başlangıç düdüğüyle beraber önde basmaya ve golü aramaya devam etti. Altay’ın kornerde boşa çıkması sonucu Davidson zor olanı yapıp topu havaya dikmese hemen ikinci devrenin başında konuk ekibin eşitliği yakalaması işten bile değildi. 

Fenerbahçe ise yine savunma yapmasına yapıyordu ama bir farklılık gözümüze çarptı. Pelkas ve Thiam’ın başını çektiği önde baskının dozu artmış olduğu gibi savunma çizgisi de daha öne ikinci bölgeye çekilmiş gibiydi. Böylece Sarı Lacivertliler hem rakibini kendi kalesinden daha uzakta tutmayı başardı hem de daha kolay ve hızlı pozisyonlar yakalayabildi. 

hürriyet.com.tr

60.dakikaya kadar oyunun seyri ilk yarıdaki gibi devam etti. Hatta dediğim gibi Fenerbahçe’nin savunma çizgisini daha da öne çekmesiyle beraber orta sahada geçen bir maç izledik. 

60.dakikada iki takımdan da ilk hamleler geldi. Alanyaspor’da Siopis’in yerine Salih Uçan oyuna girerken, Fenerbahçe’de ise Sinan Gümüş’ün yerine Mert Hakan Yandaş oyuna dahil oldu. Bu değişikliklerle beraber oyunun seyri de biraz değişti ve Fenerbahçe topu biraz daha ayağında tutmaya, daha fazla hücumu düşünmeye başladı.

Maçın kırılma anlarından biri 67.dakikada gerçekleşti. Sarı Lacivertlilerin kontra atağında Enner Valencia ceza sahası içerisinde kaleci Marafona’nın müdahalesi ile yerde kaldı ve takımına bir penaltı kazandırdı. Penaltıda topun başına geçen isim de olan Valencia kaleci Marafona’yı geçemedi ve Alanyaspor’un iyice maça tutunmasına sebep oldu.

Penaltı kaçmasına ve maç tekrar alevlenmesine rağmen daha iyi reaksiyon gösteren taraf Fenerbahçe oldu. Hemen penaltıdan iki dakika sonra Ozan Tufan ve Dimitrios Pelkas etkileyici bir ver-kaçla ceza sahası içine girdiler ve golü buldular. Pelkas’ın ayak içiyle sağ köşeye yuvarladığı top skoru 2-0’a getirdi.

Normalde kendileri adına çok daha vahim sonuçlara sebebiyet verebilecek kaçan penaltı sonrası çok çabuk toparlanan ve golü bulan Fenerbahçe golden sonra da baskısını arttırarak sürdürdü. İlk yarıda hemen hemen hiç yapmadıkları ön alan baskısını ikinci yarıda sıkça kullanan Sarı-Lacivertliler, böylece daha fazla pozisyon da buldular. Oyuna sonradan dahil olan Mert Hakan’ın da hem bu baskıda hem de topu ön alanda tutmakta fazlasıyla takımına katkı verdiğini belirtmemiz gerek.

Oyun gittikçe soğurken ve tempo düşmeye yüz tutmuşken maçı tekrar hareketlendiren gol 81.dakikada geldi. Oyuna sonradan Davidson’un yerine dahil olan Babacar kazanılan penaltıyı takımı adına gole çevirdi ve maçın henüz bitmemiş olduğunu ilan etti.

Bu golden sonra riskleri arttıran ve bir diğer forveti olan Mustafa Pektemek’i oyuna süren Çağdaş Atan maçı ne kadar istediğini de bize gösterdi. 

hürriyet.com.tr

Son on dakika gerçekten iki takım adına da büyük heyecana şahit oldu. Ferdi ve Samatta ile kontra tehdidi oluşturan ve rakibin riskler sonucu geride bıraktıkları boşlukları değerlendirmek isteyen Fenerbahçe bitiricilik noktasında istediği vuruşları bulamadı. 

Alanyaspor tarafı ise Salih oyuna girdikten ve iki takım da fiziksel olarak düşmeye başladıktan sonra merkezden doldurulan toplar ile bir hayli pozisyon buldu. Hele ki maçın son beş dakikası iki tarafta da bizi hayli heyecanlandıran ve yerimizde hoplamamıza sebep olan pozisyonlarla doluydu, uzatmalar da buna dahil. Son dakikalarda Alanyaspor kalesinin direği ve Altay Bayındır skorun 2-1’de kalmasına sebep olan iki önemli unsurdu.

İkinci yarısı gerçekten keyifli ve bol pozisyonlu geçen maç ismine yakıştı. Pragmatist ve hedefe yönelik futbol bu maçta da Fenerbahçe’ye üç puanı getirdi. İkinci yarı daha baskılı ve hücum odaklı oynadığını da belirtmemiz gerek. Keza ceza sahası içinde daha çok topla buluşan taraf da onlardı. Çağdaş Atan’ın maçın öncesinde belirttiği Fenerbahçe’nin defans ve orta saha arasındaki boşlukları bu maç rakibine vermemesi Sarı Lacivertlilerin maçta istediğini almasında anahtar rolü oynadı. Alanyaspor maç fazlasıyla beşinciliğe düşerken Fenerbahçe ikinci sıraya yükseldi.

Maçın Hakkı

hürriyet.com.tr

Hakkında çıkan transfer dedikodularına rağmen Ozan Tufan bu maçta da eski takımına karşı özellikle ikinci yarıda mükemmel bir performans sergiledi. Hem takımını hücuma çıkarırken topu taşıyan birincil isimlerden oldu hem de savunmada Luiz Gustavo ile direnci oluşturan ikinci isimdi. Orta sahada rakibe üstünlük kurulmasında en önemli oyunculardandı. İki asistle de bu güzel performansını süsledi. Özellikle Pelkas ile yaptığı verkaç kendisinin ne kadar iki yönlü bir oyuncu olduğunu bize bir kez daha hatırlattı. Bu güzel performansıyla kendisine talip takımların iyice iştahını kabartırken Fenerbahçe için de ne kadar kritik bir oyuncu olduğunu bize gösterdi. Altay Bayındır da maçın özellikle son bölümlerinde yaptığı kurtarışlarla takımının üç puanı almasında en az Ozan kadar pay sahibi olsa da Maçın Hakkı Ozan Tufan’ın.