Liverpool – Manchester United (17.01.2021)

Liverpool 0 – 0 Manchester United

İngiltere’nin en köklü iki takımı, Anfield’ta uzun bir süre sonra liderlik amacıyla sahaya çıktı. Bu sene bütün büyük maçlarda olduğu gibi durgun ve sessiz geçen maç, başladığı gibi sona erdi.

İlk Yarı

Liverpool son 3 haftayı unutturabilmek ve böyle önemli bir maçı kazanmak adına sahaya agresif bir kadro ile çıktı. Klopp, Mane-Salah-Firmino 3’lüsünün arkasında Shaqiri ve Thiago gibi hücuma yönelik iki orta saha tercihi ile başladı. Solskjaer ise kalabalık bir orta saha ile maça başlamayı tercih etti.

Maç tam da beklenildiği gibi başladı. İlk 20 dakikada topun ve oyunun hakimi Liverpool’du. Oyunu Manchester United’ın ceza alanı önüne yıkan Kırmızılar, yine de kaleyi bulmakta geçen maçlarda olduğu gibi zorlandı. Diğer tarafta ise defans disiplinini bozmayan ve rakibini bekleyen bir United izledik. Bundan dolayı da 25’e kadar neredeyse hiç rakip alana geçemediler.

25’ten sonra ise Liverpool’un baskısının biraz daha yıkılmaya başladığını ve Kırmızı Şeytanlar’ın pozisyon olarak oyuna dahil olmaya başladığını gördük. Bu sekansta Manchester ekibi, 1-2 kez pozisyona girerken çok önemli bir frikikten de yararlanamadı. Bu pozisyondan sonra, 20’den sonra düşen temponun biraz daha yükselmeye başladığını gördük. Orta alanın çok hızlı geçildiği bu bölümde maçın başının aksine karşılıklı tehlikeli ataklar gördük. Yine de dişe dokunur bir pozisyon izleyemedik.

Son bölümde Manchester United, savunma arkasına Rashford’u kaçırmaya çalışarak pozisyon aradı. Bu da Kırmızı Şeytanlar’ın pek çok kez ofsayta düşmesine neden oldu. Liverpool ise maça hakim havasından uzak bir son 7-8 dakika geçirdi. Manchester United’ın düşük tempolu oyun isteğini cömertçe kabul eden Kırmızılar, pozisyon olarak da önemli bir fırsat yakalayamadı. İlk yarı, Liverpool’daki üretkenlik sorununun çözülmesi adına hiçbir ışık vermezken oyun tam da Manchester United’ın istediği gibi gitti.

ikinci yarı

İkinci yarıya Liverpool ilk yarıdaki gibi başladı. Rakibini baskısıyla boğan Kırmızılar, başarılı Manchester United savunması tarafından durduruldu. 10 dakika boyunca oyunu Kırmızı Şeytanlar’ın yarı sahasına yıksalar da yine de kaleyi çok yoklayamadılar. 55’ten sonra sonuçsuz kalan pozisyonlar Liverpool’un hızını düşürürken, sahada biraz daha etkili bir Manchester United izlemeye başladık. Cavani’yi oyuna alarak bu etkinliğini gole dönüştürmek isteyen Solskjaer, bunda ilerleyen 15-20 dakikada pek başarılı olamadı.

Özellikle 60’ten sonra oyunun temposu çok ama çok düştü. Oyun disiplininden kopmaya başlayan Liverpool, maçı sanki bir hazırlık maçını bitirmek istercesine oynamaya başlayınca oyunun kontrolünü Kırmızı Şeytanlar ele geçirdi. 75’te Bruno Fernandes, belki de maçın en tehlikeli pozisyonunu buldu fakat takımını öne geçiremedi. 78’de Thiago’yu ilk kez görebildik. Uzaktan çektiği güzel şutta De Gea topu çok güzel çeldi ve gole engel oldu.

Geçen sene maçın sonlarını iyi oynayan Liverpool, bu sene bu performansından uzaktı. Bu maçta da giderek kendi alanında maçı kabul eden Liverpool, hiç beklenmedik bir görüntü verdi. Alisson, bu sekansta mutlak gol pozisyonu denebilecek iki atağı engelledi. yedek kulübesinden de pek efektif olarak yararlanamayan Klopp, bir puana razı oldu. Manchester United ise biraz daha agresif oynasa maçı dahi kazanabilirdi.

Maçın Hakkı

Hücum olarak iki takım da neredeyse kayıpları oynadığını düşünürsek maçın hakkı savunma oyuncularından birine gitmeliydi. Maç boyunca Wan Bissaka ve Shaw, Liverpool’un kaleyi bulmaması adına çok önemli bir performans ortaya koydular. Liverpool adına ise Fabinho, Liverpool’un düştüğü andaki sekanslarda önemli topları kesebilen kilit oyuncuydu. Yine de, tüm bunlara rağmen çok önemli 2 topu çıkaran Alisson bizce maçın hakkını veren oyuncuydu. Belki de 67 maçlık seriyi elleriyle kurtardı.