Fenerbahçe – Ankaragücü (18.01.2021)

Fenerbahçe 3-1 Ankaragücü

Galibiyet serisini sürdürerek zirve ortaklığını devam ettirmek isteyen Fenerbahçe ile son haftalardaki kötü gidişata dur demek isteyen Ankaragücü karşı karşıya geldi.

ilk yarı

Maç geçtiğimiz haftalardaki Fenerbahçe maçlarından da alıştığımız gibi düşük tempoyla başladı. Topa tamamıyla hükmedip yoğun bir baskı kurmak gibi bir planı düşünmeyen Fenerbahçe’den, daha kontrollü daha sakin bir başlangıç gözlemledik. İlk on dakika itibariyle gayet dengeli ve iki takımın da ortak olduğu bir maç görüntüsü vardı. En büyük fark Fenerbahçe’nin savunma aksiyonlarında daha başarılı olması ve bu yolla kazandığı toplarda daha organize ve kalabalık bir biçimde hücuma çıkabilmesiydi. Akan oyunda iki takım da pozisyon bulmakta zorlanırken duran toplarda daha etkili taraf Fenerbahçe’ydi. Dönen topları da Ozan ve Gustavo’nun toplamasıyla hücumda süreklilik bir nebze de olsa sağlanabildi.

İlk 20 dakika itibariyle gözümüze çarpan sahadaki en önemli farklılıklardan biri Valencia’nın oyun biçimiydi. Mücadeleye sağ kanatta başlayan ve doğal pozisyonu da burası olan Ekvadorlu isim, çokça kez merkeze de kat etti hatta sol kanatta bile kendini gösterdi. Valencia’nın bu gezgin üçüncü bölge oyunu Fenerbahçe’nin hem geçiş oyununda etkinliğini arttırırdı hem de savunmadan çıkarken takımına çeşitlilik ve rahatlık sağladı. Fakat ev sahibi takım kalabalık Ankaragücü savunması karşısında topu ceza sahası etrafına getirmek dışında ilk 25 dakika itibariyle hiçbir yaratıcılık örneği gösteremedi. Takımın en yaratıcı ismi Pelkas’ın da ceza sahası içine girememesi ve çizgi üstünde sürekli topla buluşabilmesi yaratıcılığı engelleyen bir başka unsurdu.

20-25 arası arka arkaya kazanılan duran toplarla etkili olan taraf bu sefer Ankaragücü’ydü. Neredeyse 4 dakikalık bir sekansta ceza sahası içine yerleşen ve kornerler ve serbest vuruşlarla gole çok yaklaşan Ankara ekibi Altay’ı geçemedi.

Bu Ankaragücü etkinliğinden sonra topu alan ve pas yapmaya başlayan Fenerbahçe’nin golü bulması da gecikmedi. Belki de maçta ilk defa tek toplar ve kurulan üçgenlerle ceza sahası içine girmeyi deneyen ev sahibi takım bunun meyvesini de hemen aldı. Yapılan tek toplarla savunmada oluşan boşluğu 28.dakikada Mame Thiam değerlendirdi. İleri uçtaki Samatta ile sürekli yer değiştirerek oynayan Thiam, savunmanın dikkatsizliğinden yararlandı ve kaleci Friedrich’in de elinden kaçırdığı topta takipçiliğiyle fileleri buldu.

Twitter/ @Fenerbahce

Golden sonra da topa hükmetmeye devam eden Fenerbahçe’nin farkı ikiye çıkarması da uzun sürmedi. Golden sonra ikinci bölgede paslaşıp en doğru anı arayan Sarı Lacivertliler o anı Ozan’ın güzel uzun topuyla buldu. Orta saha çizgisinden savunma arkasına sarkan Thiam’a harika bir pas gönderdi ve Thiam da topu içeri kat eden Samatta’nın önüne indirdi. Mbwana Samatta iki savunma oyuncusundan harika sıyrıldı ve köşeye topu bıraktı. Böylece Fenerbahçe 34.dakikada 2-0 öne geçerken yakaladığı iki etkili pozisyonu da gole çevirmiş oldu. Thiam ve Samatta’nın değişerek oynamasının olumlu etkileri de böylece devam etmiş oldu. Pelkas’ın da etkisiz sayılabileceği bir ilk yarıda ön üçlünün ekstra yaratıcılık katkısı devrenin anahtarlarından biriydi.

Kalan son on dakikada da Fenerbahçe topla oynamaya ve rakibini kendi ceza sahasına hapsetmeye devam etti. Sağ kanattan Valencia ve Nazım’ın da katıldığı hücumlarla bir hayli etkili olan ve boşluk bulmaya başlayan ev sahibi takım, farkı daha da arttırabileceği pozisyonları da devrenin sonuna kadar buldu fakat savunmayı geçemedi. Enner Valencia ve Luis Gustavo ilk yarının Fenerbahçe adına en etkili iki ismiydi. Valencia ilerde kurduğu baskı ve geçiş oyunundaki efektifliğiyle fark yaratırken Gustavo ise hem geriden oyun kurulumunda hem de hücumun sürekliliğini sağlamakta bir hayli etkili oldu. Mame Thiam ve Mbwana Samatta da ileri uçtaki etkinliğin ve yaratıcılığın önemli parçalarıydı.

İKİNCİ YARI

İkinci kırk beş dakika farkı azaltmak isteyen Ankaragücü’nün baskılı oyunuyla başladı. 6-7 dakika boyunca rakibine top göstermeyen Ankara ekibi hücumda dönen topları toplamayı da iyi başardı ve gole yaklaştığı pozisyonları da yakaladı. 53. Dakikaya kadar bu baskıyı sürdürebilen Ankaragücü golü bulamadı ve etkinliği de giderek azalmaya başladı. Kitsiou gibi Ankaragücü’nün en etkili kontra silahlarından birinin yokluğu bu dakikalarda iyice hissedildi.

Baskıyı atlattıktan sonra topa ortak olan Fenerbahçe yine Valencia’nın başı çektiği ataklarda etkili pozisyonlar da yakaladı. Fakat onlar da kaleci Friedrich’i geçemedi. Ankaragücü’nün gol arayışıyla daha çok risk alması ve savunmayı ikinci plana çekmesine karşılık Fenerbahçe’nin de arkadaki boşlukları görmeye başlamasıyla maç 60.dakika itibariyle bir hayli heyecanlı bir hal aldı.

Skor avantajının da etkisiyle daha rahat ve kontrollü oynayan taraf olan Fenerbahçe 60. Dakika sonrası daha çok pas yapmaya ve arkaya uzun toplar atmak yerine paslaşarak ceza sahasına girme yolunu seçti. Dönen topları da toplamayı başaran ev sahibi ekip üçüncü bölge ağırlıklı yaptığı paslarla rakibini iyice yordu ve 67. Dakikada gelen üçüncü gol de bu yorgunluğun yarattığı hatadan geldi. Maçın en etkili isimlerinden Enner Valencia, yaptığı baskı sonucu ceza sahasının hemen dışında topu kazandı ve uzak mesafeden uzak köşeye yaptığı güzel bir vuruşla Friedrich’i alt etmeyi başardı ve takımının üçüncü golünü kaydetti.

Skor 3-0’a geldikten sonra direnci iyice kırılan Ankaragücü’nde hücuma çıkarken yapılan top kayıplarının sayısı da arttı. Bu durum tabi ki Fenerbahçe’nin pozisyon sayısının da artmasına yol açtı. İleri üçlü baskıyı hiçbir zaman kesmedi ve ilerde kazanılan toplarla da etkili oldu. Maçın başından beri sürekli yerlerini değişerek oynamaları da bu etkinliğin maçın sonuna kadar sürmesinin en önemli faktörlerindendi. 

Twitter/ @Fenerbahce

Yorgunluğun iki takım adına da artması dakika 75’ten sonra temponun giderek azalmasına sebep oldu. Thiam, Valencia ve Ozan’ın da oyundan çıkması ev sahibi takımın temposunun düşmesindeki en önemli nedenlerden biriydi.

Son uzatma dakikasına kadar kontrolü elinden bırakmayan Fenerbahçe 90+4’te Emre Güral’ın ceza sahası dışından çektiği güzel şutta gole engel olamadı. Bu golle de maç sona ererken rahat kazanan taraf Fenerbahçe oldu.

Oyuna sonradan dahil olan İsmail Yüksek özgüveni ve hareketliliğiyle geleceğe yönelik olumlu sinyaller verirken maçın yıldızları kesinlikle Luis Gustavo ve Enner Valencia’ydı. Gustavo takımını hem hücumda hem de savunmada adeta bir komutan gibi yönetirken Valencia da ev sahibi ekibin hücumda yaratıcılık eksikliğini kapattı. İkinci yarının başında ve ilk yarının ortalarında iki ayrı dominant sekans oynayan Ankaragücü de eğer son dakika yerine bu bölümlerde gol bulmayı başarabilseydi oyuna ortak olması işten bile değildi. Fenerbahçe üç forvetinin attığı üç golle üç puanı aldı.

Maçın Hakkı

Twitter/ @Fenerbahce

Değeri yokluğunda anlaşılan oyunculardan Enner Valencia bu maçta da fark yaratan en önemli isimlerdendi. Takımı hücuma çıkarken aranan bir numaralı isim olmasının yanı sıra hücumda top tutmakta da hayli önemli bir rol oynadı. Güçlü fiziği ve sürati topu ileri taşımakta kendisinin en büyük yardımcısıydı. Sadece topu ileri taşımakla da kalmadı tabi bu maçta. Hücumdaki arkadaşlarıyla sürekli yer değiştirerek oynaması rakip savunmanın çözülmesindeki en önemli faktördü. Son haftaların formda ismi Pelkas’ın da yaratıcılığının kısıtlı olduğu bu maçta takımının hücumdaki en önemli organizatörlerinden biri olan Valencia attığı golün yanı sıra yarattığı fırsatlarla da maçın hakkını verdiğimiz isim oldu.