Tottenham – Chelsea (04.02.2021)

Tottenham 0-1 Chelsea

Premier League’de gecenin büyük maçında, Mourinho’nun Tottenham’ı, Tuchel’in liderliğindeki Chelsea’yi ağırladı. Maçın baştan sona hakimi olan Mavilere galibiyeti, Dier’in büyük hatasında Jorginho penaltıdan getirdi.

İlk Yarı

Maçın henüz ilk saniyelerinde Tottenham ceza sahasına gönderilen uzun topta Werner’in kafa vuruşu dışarıya gitti. Alman oyuncu bu pozisyonda iyi bir vuruş yapabilse tarihe geçebilirdi. Bu pozisyonla başlayan maç, aslında geri kalan bölüm için de ipuçları barındırıyordu. Sahaya 3-4-3 şeklinde yayılan Maviler, Werner’i besleyebilmek için onun arkasına Mount ve Hudson Odoi’yi koyarak Alman forvete daha çok pozisyon yaratma peşindeydi. Bu üçlünün oldukça hareketli ve hızlı oyuncular olması Tottenham savunması için birtakım sıkıntılar doğurdu. Bu hareketlilik karşısında pozisyon kaybetmeden derinde savunmayı sürdürmek isteyen Mourinho’nun öğrencileri, orta sahada özellikle Werner ve Mount’un derine gelerek rahatça top dağıtımına katılmalarının yolunu açtı. Zira orta sahayı da kaybetmek istemeyen Tottenham’da maçın ilk bölümü geride kalırken bloklar arasındaki bağ zayıfladı.

Twitter/@ChelseaFC

Buna Chelsea’nin sağ kanattaki üstünlüğü eklenince atak devamlılığı ve oyun hakimiyeti tartışmasız Mavilerin oldu. Orijini sağ bek olan Azpilicueta’nın hücumlarda sağ stoperden sağ beke gelmesi, James’in daha rahat çıkmasına ve Chelsea’nin o bölgede sayısal üstünlük kurmasına neden oldu. James’in Mount ve Odoi ile pas bağlantılarını rahat kurması da Tottenham’ın sağ kanadının işlenecek maden olduğunu gözler önüne serdi.

Tottenham kanadında ise Harry Kane’in yokluğunun neler ifade ettiğini çok net olarak gördüğümüz bir ilk yarı yaşandı. Kane’in yokluğunda ileride Vinicius’a şans veren Mourinho, hem savunmada kompakt durmak hem de özellikle orta sahada Chelsea’nin merkez üstünlüğünü kırmak adına Bergwijn ve Son’u da içeride konumlandırdı. Hücumda ise alışılageldiği üzere topu rakibine verip hızlı kontralarla tehlike yaratmak isteyen Tottenham, Kane – Son bağlantısı olmadığında bu stratejinin ne kadar büyük bir darbe aldığını gözler önüne serdi. Dakika 8’de oldukça etkili bir kontra atak fırsatını Vinicius’un ağır kalması nedeniyle değerlendiremezken herkesin aklına Kane olsa topun ağlardan çıkarılabileceği ihtimali geldi. Mourinho’nun takımları özellikle hücumda bireysel yeteneklere bağımlıdır. Bu Tottenham’da da farklı değil. Son – Kane ikilsinin yakaladığı inanılmaz uyumu kaybedince, hücumda oldukça sıradan ve üretemeyen bir hale büründüler.

Twitter/@ChelseaFC

Maç tartışmasız Chelsea üstünlüğünde devam ederken aranan gol dakika 24’te geldi. Azpilicueta’nın şahane pasında ceza sahasında topla buluşan Werner, Dier’in amatör oyuncuların bile yapmayacağı müdahalesinde yerde kalınca takımın penaltıcısı Jorginho topu ağlarla buluşturarak takımını öne geçirdi. Bu golün ardından oyun üstünlüğünü skora da yansıtmayı başaran Chelsea, rakibine (bir duran top hariç) pozisyon vermeden ama kendisi de çok fazla pozisyona giremeden ilk yarının bu skorla bitmesini sağladı.

İkinci Yarı

Tottenham ikinci yarıya daha istekli ve arzulu başladı. İlk 10 dakikada Chelsea defansına yaptıkları baskıyla onları hataya sürüklediler ancak istedikleri pozisyonu bulamadılar.

Tottenham’ın bu baskısını dakikalar ilerledikçe kırmaya başlayan Chelsea yavaş yavaş kontrolü tekrar eline almaya başladı. Ev sahibinin daha cüretkar oynamasıyla rakip ceza alanına daha hızlı gitmeye başlayan Chelsea, girdiği birkaç pozisyonda Tottenham defansına takıldı. Özellikle dakika 59’da Tottenham’ın orta sahada bıraktığı boşluğu çok iyi değerlendiren Chelsea’de Werner golü Aurier’in müdahalesiyle kaçırdı. Bu pozisyonun ardından ilk yarıda olduğu gibi Tottenham’ı sindirmeyi başaran Tuchel’in öğrencileri, atak devamlılığını da sağlamayı başardı.

Twitter/@ChelseaFC

Dakika 65’te günün çalışkan isimlerinden Odoi’yi kenara alan Tuchel, Pulisic’i oyuna sokarak geniş rotasyonunu değerlendirdi ve maçı koparmasını sağlayacak golü bulmak için hamlesini yaptı. Bunun için pozisyonlar da bulan Chelsea, orta sahada bulduğu boşlukları birer birer harcamaya devam etti ve Tottenham’ın son 20 dakikaya ümitli girmesini sağladı.

Chelsea’nin bu üstünlüğü karşısında ilk hamlelerini Lucas Moura ve Lamela ile yapan Mourinho Bergwijn ve Ndombele’yi kenara aldı. Bu değişikliklerin ardından ileride biraz olsun varlık göstermeye başlayan Tottenham, yaptıkları şok presleri bir türlü sonuçlandıramadı. Chelsea bu baskılardan ya faul kazanarak çıktı ya da akılcı paslarla kontra atak fırsatları yakaladı. Tottenham’ın oyuna tekrar girmeye başladığını hisseden Tuchel, karşı hamle olarak bir enerji küpü olan Kante’yi oyuna aldı.

İki takımın da birbirlerine orta sahada yoğun baskı uyguladığı bölümün en net pozisyonunu ise Mount’un ayağından geldi. Werner’in ince pasında ceza sahasına giren Mount’a dur diyen bu kez Lloris oldu. Tottenham ise bu tehlikeye belki de kendileri adına ilk kez Lamela’nın ceza sahası dışından çektiği etkili şutla karşılık verdi. Ancak ona dur diyen isim de Chelsea kalecisi Mendy oldu.

Son bölümde Londra’da bir derbi maçı olduğunu hatırlayan Tottenham, maç boyunca belki de ilk kez tam anlamıyla Chelsea üzerinde baskı kurdu. 88. dakikada maçın görünmez adamı Vinicius’un kafa vuruşunda çerçeveyi bulamaması Tottenham taraftarlarına saç baş yoldururken, belki de ev sahibi varlık gösteremediği maçtan puanla ayrılma şansını tepti.

Böylelikle Chelsea, zorlu deplasmanda farklı kazanabileceği maçtan penaltı golüyle galip ayrılırken Tottenham ise bu kayıpla birlikte Harry Kane olmadan da hücum yapabilmenin şart olduğunu bir kez daha gördü.

Maçın Hakkı

Twitter/@ChelseaFC

Chelsea’nin küçük bölümler hariç başından sonuna kadar üstün oynadığı maçta, bu üstünlüğü getiren oyuncuların başında Jorginho geldi. Orta sahada %93 pas isabet oranıyla oynayan başarılı orta saha, takımını merkezden oldukça iyi yönetti. Defansif görevlerini yerine getiren Jorginho için attığı gol pastanın çileği oldu ve takımına galibiyeti getirerek Maçın Hakkı’nı verdi. Tebrikler Jorginho!