Fenerbahçe Neden Şampiyon Olmak Zorunda? Erol Bulut başarabilecek mi?

2013-14 sezonunda Ersun Yanal liderliğinde Nisan ayında gelen şampiyonluktan sonra 7 yılı aşkın bir süredir başarıya hasret kalan Fenerbahçe, bu sıra dışı pandemi sezonunda artık şampiyonluğa ulaşmak zorunda. Geçen yedi yılda lig şampiyonluğu gelmediği gibi 14-15 sezonundaki Süper Kupa dışında Sarı-Lacivertlilerin ne bir Avrupa başarısı ne de başka herhangi bir ulusal başarısı var. Sayısız teknik direktör değişikliğinin yapıldığı, büyük yatırımlarla sürekli oyuncu sirkülasyonunun yaşandığı Sarı-Lacivertli kulüp, hem bugünü hem de geleceği için 2021 yılının Mayıs ayında şampiyon olmak zo-run-da.

ARKAPLAN

Son şampiyonluktan sonra hatalar arka arkaya geldi. En erken şampiyonluklardan birini getiren ve oynattığı oyunla da neredeyse bütün camianın güvenoyunu almış olan Ersun Yanal, şampiyonluk sonrasında futbol dışı nedenlerle takımdan gönderildi. Kendisinden sonraki sezon, Yanal’ın yardımcılarından İsmail Kartal yönetiminde geçti ve takım yaklaşmış olsa da kupaya ulaşamadı. Çok başarılı bir sezonun ardından alınan bu absürt karar ve üstüne yitip giden bir sezon, dönemin başkanı Aziz Yıldırım’a yönelik muhalif sesleri yavaş yavaş yükseltirken ekonomik sıkıntılar da git gide büyümeye başlamıştı.

Bunun pek tabi bilincinde olan ve bir şeyler yapması gerektiğini bilen Aziz Başkan 2015-16 sezonuna yeni teknik direktör Vitor Pereira, yeni sportif direktör Giuliano Terraneo ve birbirinden pahalı transferlerle girdi. Toplam 14 milyon Euro gibi dönemi için bir hayli yüksek bir meblağa Bursapor’dan gol kralı Fernandao, genç yetenek Ozan Tufan, Volkan Şen ve Şener Özbayraklı alındı. Brezilya’dan 8 milyon Euro’ya Josef de Souza geldi. 7.50 milyon Euro’ya Lille’den Simon Kjaer, toplamda 12.5 milyon Euro’ya da Manchester United’dan dünya yıldızları Robin Van Persie ve Luis Nani takıma katıldılar. Toplamda 40 milyon Euro gibi saçma sapan bir para harcanarak takım baştan kuruldu ve tek hedef şampiyonluktu. Bu sezonu bu kadar detaylı anlatmamın sebebi Fenerbahçe’deki savrukluğun, müsrifliğin, düşünmeden iş yapmanın belki de en büyük örneği olması.

Şampiyonluk için bir araya getirilen bu kadro sezonu bir kupa dahi alamadan kapattı ve yazın Vitor Pereria’nın görevine son verildi. Nani yüksek maaş yükünden dolayı hemen elden çıkarılırken beklenilen performansı gösteremeyen Van Persie alıcısı da çıkmayınca elde kaldı. Bir sezon daha adeta eşek yüküyle para ödemek zorunda kaldı takım.

Bu hem yönetim hem de takım adına hayal kırıklıkları ve hatalarla geçen sezon sonrası Ali Koç başa gelene kadar tablo daha da kötüleşti. Ali Koç’un ilk iki sezonu da dahil Fenerbahçe’nin durumunu özetleyen bir sahne var ki bilmeyenlerin muhakkak bakmasını isterim. “Abdoulaye Ba’nın Galatasaray derbisindeki şutu” olarak arattığınızda karşınıza çıkan video 2013-14 sonrası güncel sezonun başlangıcına kadar olan Fenerbahçe performansının harika bir özetidir.

Dick Advocaat ve Aykut Kocaman, Aziz Yıldırım döneminin son iki teknik direktörü oldu. Özellikle Aykut Hoca döneminde Avrupa’da yaşanan Vardar rezaleti ve ligdeki berbat performans adeta Aziz başkan döneminin sonunun ilanı oldu. Yarını düşünmeden yapılan transferlerin, vasat oyunculara dökülen milyonların sonucu olarak iflasın eşiğinde bulunan 100 yıllık çınarda artık değişim şarttı. Bu değişim için yıllardır kulübün içinde bulunan, ülkenin en köklü şirketlerinden birinin kritik isimlerinden olan Ali Koç’tan daha uygun bir isim de yoktu. 3 Haziran 2018’de sonuçlanan seçimde etkileyici bir zafer kazanan Ali Koç, “vizyon” başta olmak üzere yaptığı vaatlerle Fenerbahçe’nin yeni başkanı oldu. Kim bilebilirdi ki kendisinin ilk iki sezonu Fenerbahçe’nin en rezil sezonlarından olacak ve takım Avrupa dahi göremeyecek.

ALİ KOÇ

Takımda yeni bir sistem inşa etmek isteyen ve daha tasarruflu davranacağını beyan etmiş olan Ali Koç da Comolli gibi kocaman bir hatayla başkanlığına başladı. Philip Cocu ve Comolli ile ilk sezonunu çöpe atan ve yine takımın başına kurtarıcı olarak Ersun Yanal‘ı getirmek zorunda kalan Koç, Yanal’ın 1.5 sezonluk liderliğinde de istediği Fenerbahçe’yi yaratamadı.

Ekonomik enkazın toparlanması neredeyse 3 sene sürerken bu yeniden yapılanma dönemindeki transferler dahi başarılı değildi. Yanlış mevkilere yanlış oyuncular alındı ve yine saçma sapan paralar ortaya döküldü. Eljif Elmas ve Vedat Muriqi isimleri dışında ilk iki sezonda yerinde transferler denilebilecek isimlerin Altay ve Luiz Gustavo’dan ibaret olduğunu söylesem kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyorum.

Uzun lafın kısası sevgili okuyucular, Ali Koç ancak üçüncü sezonunda doğru işler yapmaya başladı. Emre Belözoğlu’nun sportif direktörlüğü, camianın içinden insanların teknik kadroya yerleşmesi, altyapıya yapılan yatırımlar, nokta atışı transferler ve camianın yeniden birleştirilmesi Ali Başkan’ın doğru işleri oldu.

Bu sezonun transfer politikasını okumak isterseniz “Hatalardan Ders Çıkarmak: Comolli’den Emre’ye Ali Koç Projesi” adlı yazıyı okuyabilirsiniz. Bu yazıda detayına girmeyeceğim.

Teknik ekip: tamam.

Transferler: tamam.

Taraftarlar: tamam.

Yönetim: tamam.

Bu sezon Fenerbahçe’de gerçekten eksik yok denecek kadar az. Olanlar da rahatlıkla kapatılabilecek eksikler. Ali Koç üstüne düşeni fazlasıyla yaptı ve kağıt üzerinde ligin en derin ve nitelikli kadrolarından birini çok sıkıntılı ekonomik bir durumun içinde kurup Erol Bulut’a teslim etti. Erol Bulut böyle bir ortamda bu sezon bu takımı şampiyon yapmak zorunda. Niye mi?

EROL BULUT

Yeni Malatyaspor ve Aytemiz Alanyaspor’da birbirinden güzel işlere imza atan, “büyük” takımlara çok kez kök söktüren genç teknik adam sezon başında büyük bir güvenle takımın başına geldi ve taraftarların büyük kısmının da desteğini aldı. İlk haftalarda oyunu oturtamamış ve çokça eleştiriye maruz kalmış olmasına rağmen yine puanları topladı ve liderliğe bile oturdu. İlk yarının ortasında arka arkaya gelen kötü sonuçlar sonrası daha faydacı bir anlayışı benimseyen Bulut, kaliteli kadrosunda rağmen oyun kalitesini ikinci plana attı ve sadece üç puan almaya odaklandı. Bu anlayışıyla da Galatasaray derbisine kadar 9 maçta 8 galibiyet 1 beraberlik alarak liderliğe oturmasını bildi. Çoğu kişi bu oyunu sertçe eleştirdi, haklılardı da. Taraftarlar eldeki oyunculara bakınca daha baskılı, daha keyifli, daha etkili bir oyun istemekte sonuna kadar haklı. Fakat buna kısmen katılmakla birlikte Erol Bulut’u da anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Kendisi de bu sezonki şampiyon olma zorunluluğunun farkında ve ona göre bir planla ilerliyor.

Eğer Fenerbahçe Mayıs’ta şampiyon değil ikinci bile olsa kendisini hiç de iyi bir gelecek beklemiyor olacak. Maddi gelirlerin düşeceği ve kurulan bu kalabalık kadronun giderlerini karşılamamaya başlayacağı aşikar ki şimdi bile doğru düzgün karşılamıyor. Yapılan sözleşmelerin, getirilen oyuncuların çoğu bu sezonluk bir planın parçası. Her ne kadar Ali Koç’un uzun vadeli vizyonundan uzak olsa da yapılmış olan bu kısa vadeli plan şampiyonluk sonrası gidilecek Şampiyonlar Ligi üzerine kurulu. Oradan gelecek gelire ek ulusal başarıların getireceği hem maddi hem manevi destek Ali Koç başkanlığını iyice pekiştireceği ve gelecek seçimde de elini güçlendireceği gibi yıllardır içinden çıkılmayan borç batağından çıkmak içinden de harika bir fırsat olacak. Bu denli büyük borçların ve sorunların bulunduğu bir takımda Ali Koç gerçekten takımı için çok fedakarlık yaptı. Bu sezon yaptığı iyi işler sonrası yine başarısızlık gelir ve kendisi de başkanlıktan inerse Fenerbahçe Spor Kulübü’nün beli çok zor doğrulur.

Oyuncular için de bu durum geçerli. En son hepinizin malumu takıma Mesut Özil ve İrfan Can Kahveci gibi çok önemli isimler katıldı. Biri dünya yıldızı, Avrupa arenasında kendini yeniden ispat etmek gibi bir motivasyonu illaki var. Diğeri de Avrupa ekiplerine gidebilecekken Fenerbahçe’yi tercih etmiş bir isim. Şampiyonlar Ligi’nde bir kez hat-trick yaptı, fazlasını da isteyecektir. Bu iki isim sadece temsili bu arada. O takımdaki herkes başarıya aç ve kendini ispat etmek isteyen isimler. Avrupa hedeflerinin olması kadar doğal bir şey olamaz. Öyle kalabalık ve nitelikli bir kadroya başarı götürmezseniz dağılması kaçınılmaz olacaktır.

Erol Bulut bütün bunların farkında. Yani en azından bütün Fenerbahçe taraftarı bunu umut ediyor. Bu sezon gelecek bir lig şampiyonluğu ve üstüne alınacak bir Şampiyonlar Ligi bileti kadroyu bir arada tutacağı gibi yönetimin de yeniden güvenoyu kazanmasını sağlayacaktır. Son yıllarda Fenerbahçe’deki en stresli işlerden birini yapan Erol Hoca bir zamanlar formasını da terlettiği bu takımın efsanelerinden biri olabilecek mi sezon sonunda göreceğiz. Ya yıllar sonra getireceği şampiyonlukla vezir olacak, ya da Fenerbahçe tarihinin en kaliteli kadrolarından biriyle kupa bile kaldıramayarak bedel ödeyecek. Sonucu hepimiz bekleyip göreceğiz.