Southampton – Chelsea (20.02.2021)

Southampton 1-1 Chelsea

Sezonun başındaki güneşli günlerini mumla arayan Southampton, yeni teknik direktörleri Thomas Tuchel ile çıkışını sürdüren Chelsea’yi ağırladı.

İlk Yarı

Top ayağında başlayan ve yoğun S’oton presinden uzun metrajlı paslarla çıkmayı başaran Chelsea mücadeleye etkili bir giriş yaptı. Gerideki üçlü savunma hattının beklere doğru açtığı toplar James ve Alonso’nun önündeki geniş boşluklarda tehlike yaratmalarını sağladı.

Kalabalık bir biçimde rakibini dar bir alana sıkıştırarak baskılı savunma yapan Southampton, yüksek efor harcamasına rağmen rakibinin havadan uzun paslara çıkmasına ilk dakikalarda engel olamadı.

Chelsea topu kaybettiğinde Mason Mount ve Timo Werner’in ön alanda üçlü stoper hattına yaptığı yoğun baskıya orta saha ikilisi Kovacic ve Kante de destek verince top neredeyse hiç Southampton’ın ayağında kalmadı. Ralph Hasenhüttl için bu durumun çok da telaşlandırıcı olduğunu düşünmüyorum. Zira art arda gelen kötü sonuçlara ilave olarak sakatlıklarla da boğuşan takımda böyle önemli bir rakibe karşı puan almak her şeyden önemli. Bu fikrin yansıması olarak da beşli savunma hattıyla katı bir savunma yapan ve hücumu ikinci plana atan bir ev sahibi ekibi görmemiz gayet normaldi.

twitter.com/ChelseaFC

Rakibini kalabalık hücum yapmasına ve yavaş olsa da topu rahat çevirebilmesine rağmen kendi ceza sahasına sokmayan Southampton, merkezde ön alanda yaptığı baskıyla da topun driplingle yarı sahayı geçmesine izin vermedi. Özellikle Kante’nin en iyi yaptığı işlerden olan driplingi belirli ölçüde engelleyerek Chelsea’yi tamamıyla uzun topa zorlayan S’oton, bu planında büyük oranda başarılı da oldu.

Mavilerin ilerideki tıkanıklığının bir diğer sebebi de Timo Werner’in ceza sahasının sol tarafında Bednarek’in sürekli markajından kurtulamayışı oldu. Zaman zaman sol bekten içeri kat eden Alonso ile yer değiştirerek bu markajdan kurtulmak istese de Werner pek başarılı olamadı. Durum böyle olunca ileri uçta topla buluşabilen ve boşluk yakalayan tek isim Mason Mount idi. O da sağdan kat eden Reece James ile iyi paslaşmalara yapabilse de rakip kalede net bir fırsat yakalanamadı. Tammy Abraham’ın kendine hiç boşluk yaratamaması ve ceza sahası içinde üç stoper arasında kaybolması da takımı adına başka bir eksiydi.

twitter.com/SouthamptonFC

Geride kazandığı bütün topları ileri uzun oynayan ve hücuma paslaşarak çıkmayı ya da kontrayla çıkmayı ilk 30 dakika itibariyle neredeyse hiç düşünmeyen Southampton adeta rakibini uyuttu. Uyuyan rakibinin kalesindeki ilk tehlikede golü yemesi de Ralph Hasenhüttl’ın maç planının ne kadar efektif olduğunu bizlere gösterdi.

33.dakikada ilk kez aradan Redmond ile etkili bir pas denedi ev sahibi ekip. Merkezden stoperlerin arasına sarkan Minamino çok soğukkanlı bir şekilde kaleci Mendy’yi yatırdı ve rahatça topu filelere gönderdi.

Maçın başından beri sadece %30 ile topla oynayan, hücumu hiç mi hiç düşünmeyen Southampton uyuttuğu rakibine karşı tek bir doğru pas ve net vuruşla skorda üstünlüğü ele geçirdi. Liverpool’dam kiralık olarak takıma katılan Takumi Minamino da yeni takımındaki iyi performansını bu golüyle sürdürmüş oldu.

twitter.com/SouthamptonFC

Skor tabelası değiştikten sonra ilk yarının sonuna kadar geçen 15 dakikalık süre de sakatlıklar sebebiyle sık sık durdu. Geriye düşmesine rağmen kontrollü pas oyunundan ödün vermeyen Chelsea etkili bir reaksiyon gösterip rakip kalede tehlike yaratamadı. Yeteri kadar hızlı bir biçimde topu çeviremeyen ve rakibi asla açamayan Tuchel’in ekibi, sol kanadın kitlendiği, Tammy Abraham’ın sahada olmadığı bir ilk kırk beş dakikayı 1-0 geride kapadı.

İKİNCİ YARI

İkinci devreye Tammy AbrahamHudson Odoi değişikliği ile başlayan Thomas Tuchel hem ön alana biraz daha hareket getirmek hem de Timo Werner’e biraz daha boş alan yaratmak düşüncesinde olduğunu bize gösterdi.

Bu değişiklikle beraber oyun anlayışında da değişikliğe giden Chelsea, topu daha hızlı kullanmaya, daha seri oyunun yönünü değiştiren paslar tercih etmeye ve beklerini daha ani bir biçimde ceza sahası içine sokmaya başladı. Hudson-Odoi’nin girişiyle ceza sahasına savunmayı daha rahat yarıp girmeye başlayan ve rakibini iyice 18 metreye hapseden Mavilerin golü bulması da gecikmedi.

twitter.com/ChelseaFC

54.dakikada Danny Ings’in müdahalesi sonucu ceza sahası içinde yerde kalan Mason Mount takımına penaltıyı kazandıran ve ardından topun arkasına geçip golü atan isim oldu. Takımı adına vasat geçen ilk yarıda dahi iyi oynayan isimlerden olan Mason Mount böylece skor tabelasına da etki etmiş oldu.

Thomas Tuchel değişikliğinin ve oyunu hızlandırmasının ödülünü de penaltı golüyle erken almış oldu.

Skora denge geldikten sonra maç yine iki takım adına da ilk yarıdaki durağan ve temposuz oyuna döndü. Chelsea’nin sürati kesilirken Southampton da hiç ileri çıkmayı düşünmedi ve oyun yine orta sahada kitlendi kaldı. Hudson-Odoi’nin ceza sahası içine getirdiği dinamizmin etkisi giderek azalırken konuk ekibin orta sahada top kayıpları da arttı.

Southampton’da ise üst üste kötü sonuçların da belki bir sebebi olan yorgunluk gözümüze sıkça çarptı. Sezonun başlarında çok yüksek bir eforla tam sahada baskı uygulayan ve rakiplerine nefes dahi aldırmayan ekip, maçlar ilerledikçe bu yüksek temposundan kaybetti ve fiziksel olarak da düştü. Bunun sonucu olarak da rakiplerine cevap vermekte zorlanan ve edilgen kalan bir Southampton izledik.

twitter.com/SouthamptonFC

70.dakikadan sonra daha fazla boşluk vermeye başlaması ve iyice yorulması sonucu Southampton, rakibine daha fazla pozisyon vermeye başladı. Kendileri de duran toplardan etkili olurken Vestergaard’ın kafa vuruşu direkten döndü. Maç adeta yetmişten sonra kendine geldi.

Tuchel’den 76’da iki radikal değişiklik daha geldi. Sadece 30 dakika oynamış olmasına rağmen oyuna gayet olumlu etki eden Hudson-Odoi ile orta sahada hiç de fena bir performans göstermeyen Kovacic kenara gelirken oyuna Hakim Ziyech ve Jorginho dahil oldu.

Bu değişiklikler oyuna o kadar da etki edemedi. Jorginho yine geriden attığı isabetli uzun toplarla bir nebze de olsa olumlu görünürken Ziyech, ne ileride topu tutabildi ne de etkili paslarla savunmayı açabildi. Hudson-Odoi ile artan tempo ve bulunmaya başlanan boşluklar böylece son 10 dakikada yine kayboldu.

Hudson-Odoi’nin oyuna dahil oluşu sonrası hücum ağırlığını sol kanattan sağa çeviren Chelsea, Reece James’in ceza sahası içine kat edişleri sonucu bir hayli etkili de oldu. Odoi-Mount-James üçgenleri takımları adına çok etkili pozisyonlar yaratırken Werner de topla daha fazla buluşmaya başladı.

İkinci yarının başında 45-55 arası ve 70-75 arası rakibine karşı daha fazla boşluk verse de dağılmış gibi görünse de rakibinin de tempoyu sürdürememesiyle beraber Southampton, evinde oynadığı bu zorlu mücadelede bir puanı almasını bildi. İlk yarı planları kesinlikle daha iyi işleyen taraflardı ve bunu bir golle de taçlandırdılar. İkinci yarıdaki kısım kısım oyundan düşmeleri golü yemelerine sebep olsa da Bednarek ve Djenepo başta olmak üzere savunmacılarının ortalama üstü oyunuyla maça tutundular. Chelsea ise ilk yarıyı çöpe atmış olmasına rağmen ikinci yarı Hudson-Odoi’nin girişiyle süratli oynadı ve tempoyu arttırdı. 75’e kadar da Mason Mount’un liderliğinde öne geçecek fırsatlar da buldu ama öne geçemedi. Kaybetmemeyi ilk plan olarak gören Hasenhüttl’ın ekibi istediğini aldı ve Chelsea’nin Tuchel sonrası kusursuz gidişatına da dur demiş oldu.

Maçın Hakkı

twitter.com/ChelseaFC

Özellikle Djenepo savunmada harika işler çıkarmış olsa da ben Maçın Hakkı’nı Mason Mount’a vermeyi uygun gördüm. Genç yıldız takımı adına hücumdaki en etkili performansı sergilerken net fırsatların da hepsinin neredeyse merkezindeydi. Penaltıdan attığı golle takımına bir puanı getirirken özellikle maçın son bölümünde yaptıklarıyla ne kadar etkili bir oyuncu olduğunu bize bir kez daha gösterdi.