Erol Bulut İstifa, Çare Ligi Bilen Hoca?!

Göztepe mağlubiyetiyle birlikte yerden yere vurulan Erol Bulut, geleceği belirsiz bir şekilde Trabzonspor maçına takımını hazırlıyor. Futbol camiası ise çoktan yerine gelebilecek teknik direktör adaylarını tartışmaya başladı. Yerli ve yabancı adayların listesi uzayıp giderken insanların takıldığı bir tane soru var: Ligi tanıyor mu? Bu soru gerçekten bu kadar önemli mi, bizim ligimizin tanınacak ne hali var? Futbolun dilinin evrenselliğinden bahsedilirken ligi tanımak daha mı kritik? Bence değil.

Teknik direktör sirkülasyonunun Trabzonspor’la birlikte en çok yaşandığı büyük takımımız Fenerbahçe. Senelerdir ne zaman yeni adaylar konuşulmaya başlansa herkes önce ligi tanıyıp tanımadığını sorgulamaya başlıyor. Gelecek ismin futbol bilgisine, oyuncularla ilişkisine, yönetimle bağlantılarına bakmadan bir anda bütün sporseverler paçasından kalite damlayan ligimizle ne kadar yakın olduğunu soruyor.

Ben de buradan ligi tanımak safsatasını çıkaran ve hala inatla sürdüren insanlara seslenmek istiyorum: Ligimizin tanınacak nesi var?

Ligimiz tanınmayacak halde. Geçen sezona kadar 18 takımla oynanan, bu sene 21 takıma çıkan ligimizde şimdiye kadar sadece 6 tane farklı şampiyon çıkmış. Bunlardan biri olan Bursaspor birkaç senedir kümede, en yeni şampiyonumuz Başakşehir de bu sezon onun yanına yolcu. Kalan 4 büyüğümüz de iyi kötü özgün bir futbol oynamaya çalışıp diğerlerinden sıyrılıyorlar. Kaldı ki Fenerbahçe’nin bu sezon hiç de özgün bir oyun oynadığını söyleyemeyiz. Anadolu’da da Alanyaspor, Hatayspor gibi birkaç takım dışında belirli bir oyun felsefesi, bir kültürü, bir sistem olan takımımız yok. Uzun lafın kısası 21 takımlı ligimizde toplasanız taş çatlasa 7-8 takım kendine has bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kalan 13-14 takımın oyunu neredeyse birbirinin aynısı. Hele ki büyük takımlara karşı oynadıklarında tamamıyla benzer bir oyuna eviriliyorlar.

Yeni bir şeyler üretmek isteyen teknik direktörlerimiz de kendilerine asla yeterli süre tanınmadığı için basmakalıp fikirlere dönmek zorunda kalıyorlar. Şimdi size tekrar sormak istiyorum, futboldan anlayan, dünyanın farklı liglerinde kalitesini ispat etmiş, bir oyun felsefesine sahip yabancı teknik direktörlerin ligimizde tanıyacakları ne var? 11 kişi kapanıp kontra kovalayan takımları mı tanıyacaklar yoksa top ayaklarına geldiğinde ne yapacaklarını bilmedikleri için anında tekrar rakibe veren takımları mı? İnanın bana kaliteli bir yabancı ismin ligimizde kabul gören oyunu analiz etmesi bir hafta bile sürmez. 4-2-3-1, iki tane orta sahada defansif oyuncu, kontrada belki gol atar diye oynayan hızlı kanat oyuncuları… Ligimizi analiz etmek için teknik direktör olmaya bile gerek yok sokaktaki herkes birkaç maç izleyerek gayet güzel ne olup bittiğini anlayabilir.

İnanması gerçekten zor. Duyan da sanır ki ligimizde her kulüp kendine has bir futbol oynuyor, her oyuncunun kendine özgü karakterleri var, her teknik direktör bambaşka bir futbol anlayışına sahip. Birbirinin kopyası takımlarla oluşan bir ligde yabancı isimlerin tanıması gereken takım kendi takımları. Mevzu bahis Fenerbahçe’yi de tanımanın o kadar zor olmadığını düşünüyorum. Takımda zaten Avrupa arenasında yer almış, isimlerinden söz ettirmiş futbolcular var. Luiz Gustavo, Jose Sosa, Mesut Özil, Mbwana Samatta gibi. Yerli Ozan Tufan ve İrfan Can Kahveci gibi isimler de aylardır Avrupa takımlarının radarında zaten. Fark ettiyseniz saydığım oyuncular hali hazırda takımın omurgasını oluşturan isimler. Yani gelecek yabancı isim tamamen bilinmeyen oyuncularla da çalışmayacak. E o zaman sıkıntı nerede, niye biz hala eski isimleri ısıtıp ısıtıp önümüze getirtiyoruz? Aykut Kocaman ve Ersun Yanal… İkisi de ilk dönemlerinde Fenerbahçe’yi şampiyon yaptılar. Ya ikinci dönemleri? Taraftar gitsinler diye yalvardı resmen. Eee ligi ve takımı tanıyorlardı hani, n’oldu? Ya da Erol Bulut. Evet yıllardır ligin içindeydi, ligi tanıyordu oyuncuları tanıyordu. N’oldu niye bu kadar transfere rağmen herkes gitmesini istiyor?

Önemli olan ligi tanımak falan değil. Önemli olan futbolun dilinden anlamak. İşi bilen teknik direktör öncelikle kendi felsefesine göre oyuncu transferi yapar ve aklındakini sahaya yansıtır. Yok eğer bunu yapma imkanı olmadıysa da eldeki oyuncularla oynatabileceği en verimli futbolu oynatır. Ersun Yanal’ın ikinci döneminde oyuncu tercihleri kendisine göre değildi fakat kendisi de elindekilerden verimli bir sistem çıkaramadı. Şimdi de Erol Bulut’a tarihin en iyi Fenerbahçe kadrolarından biri sunuldu fakat o da ortaya bir sistem koyamadı. Ya bu transferleri yaptırmayacaktı ya da yönetim en başından bu transferlere göre bir hocayla çalışacaktı. Karşılıklı hatalar Fenerbahçe’yi bugünkü konumuna getirdi.

Photo by Mike on Pexels.com

Naçizane fikrim konu hakkında şudur ki mümkünse ligi tanımayan bir teknik direktör gelsin. Zaten teknik ekipte istemeyeceğimiz kadar ligi tanıyan eski oyuncular var onlar bir zahmet anlatır yeni gelecek isme. Gelecek ismin futboldan anlaması ve eldeki kadroya göre bir oyun oynatması yeterli. Gelecekse de hemen şimdi gelsin yoksa yine zaman kaybı olacak. Bu sezon şampiyonluk Fenerbahçe adına gitmiş olsa bile takıma alışır yaz boyu takımın başında olur gelecek sezona yüksek bir uyum seviyesiyle girilir. Mevcut futboldan da daha kötü olabileceğine ihtimal vermiyorum.