Atletico Madrid – Real Madrid (07.03.2021)

Atletico Madrid 1-1 Real Madrid

Sezonun formda ekiplerinden Atletico Madrid, evinde mutlak 3 puan arayan Real Madrid’i derbide konuk etti.

İlk Yarı

Gayet sakin ve dengeli başlayan maçta topu ayağında daha çok tutan taraf ilk dakikalarda Atletico olarak gözüktü. Top ayaklarındayken orta saha çizgisi üzerinde hazırlık paslarıyla rakip savunma arasında boşluk arasalar da defansif ağırlıklı Real orta sahası arasında bu boşlukları bulamadılar. Real ise top rakipteyken önde baskıyı denemek yerine geride bekledi ve rakibinin hatasını kolladı.

Maçın başlarında sahadaki radikal farklılıklardan biri normalde bir kanat oyuncusu olan Thomas Lemar’ın 8 numara pozisyonunda oynaması ve top Real’de iken yaptığı ön alan baskısıyla oyun kurulumunu önemli ölçüde engellemeyi başarmasıydı. Top çıkartmakta zorlanan konuk ekipte Benzema dahil ön alan oyuncuları da çoğu kez top çıkarmak için geri dönmek zorunda kaldı. Sağ bekte oynayan Vazquez ya da kanat oyuncuları ile kontra kovalayan Eflatun Beyazlılar bu arzularını ilk 15 dakikada gerçekleştiremedi.

Twittter/@atleti

Top rakipteyken yaptığı baskıyla sezon genelinde daha etkili olduğunu bildiğimiz Atletico, ilk tehlikesini de böyle buldu. Rakibi orta sahada topu ileri taşımak isterken pas arasını yapan Llorente, ölçtü biçti ve savunma arkasına sarkan Luis Suarez’i topla buluşturdu. Tecrübeli golcü ayağının tersiyle Courtois’yı alt etti ve 15.dakikada takımını öne geçirdi. Maçın başından beri topla daha çok oynayan fakat boşluk bulamayan Atletico, böylece ilk kontrasında golü buldu.

Golden sonra da kontrollü oyununu sürdüren ev sahibi ekip rakibine net bir fırsat vermedi. Real’in ilk 30 dakikadaki tek hücum organizasyonu sol kanattan Mendy ya da Asensio’yu Trippier’in arkasındaki boşluğa gönderip içeri orta açtırtmaktı. Benzema bu yolla topla buluşsa da etkili olamadı.

Twittter/@realmadrid

Savunmayı her zaman öncelik olarak gören Atletico Madrid, skor avantajını ele aldıktan sonra iyice rakibini kilitlemeye oynamaya başladı. Sağdan Rodrygo’ya neredeyse hiç dripling şansı tanımadıkları gibi rakiplerini sürekli soldan oynamaya ittiler ve solu da gayet iyi kapattılar. Merkezi de Lemar ve Koke gibi isimlerle kapatıp rakiplerini pas kanalı göstermediler. Top ayaklarındayken de neredeyse hiç hücuma çıkmayı düşünmediler ve Koke’nin merkezde olduğu üçgenler kurup kendi yarı sahalarında pas yaptılar.

Zidane’ın öğrencileri ilk yarıda açıkçası hiç üretemediler. Top ayaklarındayken istedikleri pasları yapamadıkları gibi rakiplerindeyken de tehlike yaratacak bir pres kuramadılar. Casemiro ya da stoperler oyun kurmada çok etkisiz kaldılar. Kroos ve Modric de adeta rakip orta saha oyuncuları arasında kayboldular. Bakalım Simeone’nin katı savunmasını ikinci yarı açabilecekler mi.

İKİNCİ YARI

İlk devreden farklı olarak oyunu rakip yarı sahaya yıkmayı bir nebze de olsa başaran Real Madrid, ikinci kırk beş dakikanın başlarında ceza sahası etrafında daha etkili oldu. Kroos ve Modric daha önde üçüncü bölgede topla buluşmaya ve pas yapabilmeye başladı. Sağ kanatta sahadan silinen Rodrygo da sola geçti ve kendine boşluk aradı. Aradığı boşlukları solda da bulamayan Brezilyalı isim, pas trafiğinde de etkili olamadığı gibi takımını adeta sahada on kişi oynattı.

Real’in 50.dakikaya kadar olan baskısını pozisyonsuz atlatan Atletico, ilk yarının tersine kazandığı toplarla bu sefer hücumu da düşündü. Geçişte harika performans sergileyen Llorente, topu ön alana taşımada takımının en etkili ismiydi. İlk golün sahibi Suarez iki tane daha net pozisyon buldu fakat Courtois ikisinde de mükemmel kurtarışlar yaptı.

Rodrygo’nun açıkçası rezalet performansına Zidane, 60 dakika katlandı. 60’da iki kanadını da değiştiren teknik adam oyuna Valverde ve Vinicus Junior’u sürdü. Vinicius girdiği andan itibaren sol kanatta daha dinamik bir görüntü ortaya koydu.

Twittter/@realmadrid

70.dakiaya girdiğimizde Real’in halen daha net bir pozisyonu yoktu ve Atletico çok rahat bir biçimde maçı sürdürüyordu. 64’te Joao Felix’in de oyuna girmesiyle geçişte daha çok tehlike yaratmaya başlayan ev sahibi, savunma konsantrasyonundan asla taviz vermedi ve rakibini kilitledi.

Real Madrid’in en büyük sorunu merkezden rakibini asla açamaması oldu. Atletico sezon içinde sık sık gördüğümüzün aksine bu maçta altılı yerine normal dörtlü savunma hattıyla kalesini savunmasına rağmen yine rakibine pozisyon vermemeyi başardı. Kağıt üstünde “yaratıcı” olarak düşündüğümüz Modric ve Kroos maç boyunca kilit bir pas bile atamadı. Birbirine çok yakın ve dinamik oynayan Atletico savunması rakibini maç boyu kanatlara itti ve kanatlar da etkili olmayınca Real yaratamadı. Benzema da sık sık geri gelmek zorunda kaldı ve ceza sahası içinde etkinlik gösteremedi. Real’in maç boyunca ne bir havadan uzun top ne de yerden ara pas denememesi de açıkçası beni şaşırttı. Bunları denemek yerine Zidane’ın öğrencileri Atletico’nun istediğini yapmaya, sadece kanattan orta denemeye devam etti.

Vinicius ile Real ilk kez 80’de büyük bir tehlike yakaladı. Rakibin kornerinin dönüşünde aradığı boşluğu nihayet bulabilen Vinicius Junior, rakibini kolay alt edip sağ ayağının dışıyla Benzema’ya harika bir top çıkarttı. Yakın mesafeden etkili bir vuruş yapmasına rağmen Fransız golcü Oblak’ı geçemedi. Genellikle duran toplar sonucu oluşan pozisyonlarda iyi bir maç çıkaran Oblak, böylece en zor sınavında da kalesini gole kapadı.

Ancak son 10 dakikada kontradan net bir pozisyon yakalayabilen Real Madrid, bunda da Jan Oblak’ı alt edemedi.

Twittter/@realmadrid

88’de bütün riskleri alıp Casemiro dahil herkesle hücuma giden Real Madrid ilk kez rakibini merkezden açmayı başardı. Kontra ile başlayan atağı hızlı bir şekilde set hücumuna çeviren Eflatun Beyazlılar, Casemiro’nun da ileri çıkıp Benzema ile yaptığı ver kaç sonucu eşitliği yakaladı. Maç genelinde vasat oynayan takımında en iyi isimlerden biri olan Brezilyalı orta saha, maçın son bölümünde bile karşı ceza sahasına gidip asist yapacak enerjiyi bulmakta zorlanmadı. Mücadele boyunca pozisyonunu arayan Benzema da sonunda Oblak’ı alt etmeyi başardı.

Maç boyu baskın oynayan, daha çok pozisyona giren, rakibini 88 dakika kilitlemeyi başaran Atletico Madrid adına maçın son dakikalarındaki bir anlık konsantrasyon kaybı sonucu yenilen gol şüphesiz üzücü olsa gerek.

Real Madrid bir ölüm kalım maçında daha ölmemeyi başardı. Son 10 dakikada rakibinin de yorulmasıyla beraber pozisyon yakalamaya başlayan konuk ekip, Casemiro-Benzema iş birliğiyle altın değerinde 1 puan çıkardı. Bu 1 puana üzülen kesinlikle Atletico oldu. La Liga’da şampiyonluk yarışı daha sürecek gibi görünüyor.

Maçın Hakkı

Twittter/@Benzema

Açıkçası Maçın Hakkı konusunda iki takım arasında sürekli gittim geldim. Llorente ve Koke takımları adına harika performans sergilediler. Koke hem hücuma çıkışlarda hem de savunma liderliğinde mükemmel bir maç çıkardı. Llorente de takımının geçiş hücumlarında bir numaralı ismiydi ki asistin de sahibi. Fakat hem maç boyunca var olan isteği, sürekli pozisyon kovalaması, sahada ayak basmadık yer bırakmaması gibi sebeplerden dolayı ben Maçın Hakkı’nı Karim Benzema’ya veriyorum. Takımına çok çok önemli bir puanı getirdiği gibi gole en yakın isimdi de. Casemiro’ya da sürekli geride oynadıkları bu mücadelede bile oyundan kopmadığı için ayrı bir parantez açmak lazım.