Konyaspor – Fenerbahçe (08.03.2021)

Konyaspor 0-3 Fenerbahçe

İnişli çıkışlı performansıyla bir türlü istediği sonuçları alamayan Fenerbahçe, İlhan Palut liderliğinde kolay kolay kaybetmemeye başlayan Konyaspor’a konuk oldu.

İlk Yarı

Sarı kart cezasının sona ermesi sonucu Ozan Tufan’ın yerine ilk 11’de Sosa’nın partneri tıpkı Trabzonspor maçında olduğu gibi bu maçta da Mert Hakan oldu. Üçüncü bölgede onun başını çektiği yoğun bir ön alan baskısıyla maça başlayan Sarı Lacivertliler, Thiam ve Valencia’nın da baskılı başlangıcıyla beraber ilk 10 dakikada oyunu rakip yarı sahaya yıktı ve kısa sürede birden fazla şut imkanı da yakaladı. 

Topun baskıyla ön alanda geri kazanıldığı ve geriye dönmeden rakip yarı sahada dolandığı her senaryoda Jose Sosa, hücuma daha fazla katkıda bulundu ve Pelkas ile birlikte adeta bütün organizasyonları yönetti. 

Twittter/ @Fenerbahce

İlk 15 dakikada geri dörtlü dışında herkesin yüksek eforla devam ettirmeyi başardığı pres Fenerbahçe adına bir hayli etkili oldu ve konuk ekip ceza sahası içinde net fırsatlar yakalamayı da başardı. Organize setlerden ziyade rakibin çıkarken kaybettiği topları hızlıca ceza sahasına taşıyarak üreten Fenerbahçe’de Pelkas’ın 10 numarada oynaması ve Mert Hakan’ın varlığı etkinliği ziyadesiyle arttırmış olarak gözüktü. 

Driplingle top taşıma çabasında olan Ozan’dan ziyade pas oyununda Sosa ve Pelkas’a daha iyi eşlik etmeyi başaran Mert Hakan, hem geriden oyun kurarken hem de geçiş oyununda başarılıydı.

Orta saha partneri Mert’in gezgin oynaması ve yaptığı pres sonucu kendisine daha çok boşluk ve pas kanalı bulan Sosa da maça takımı adına etkili başlayan isimlerdendi.

Twittter/ @konyaspor

Thiam ve Valencia da zaman zaman kendi yarı sahasına kadar gelerek prese katkı yaptı ve sürekli hareket halinde oynayarak rakibin savunma dengesini bir hayli bozdu.

Sezonun en iyi yarım saatlerinden birini oynayan Fenerbahçe’de, bu gümbür gümbür pasajı sadece Mert Hakan’ın 11’e dönüşüne yormak tabi ki yanlış olur. Trabzonspor maçında da etkili oynamıştı kendisi fakat bu maçta takım halinde bir farklılık gözümüze çarptı. Ön üçlüsü ve orta sahasıyla kötü oynadığı maçlarda bile bölüm bölüm etkili pres yapıyordu zaten Fenerbahçe. Fakat Konyaspor karşısında diğer maçlarda hiç görmediğimiz kadar hızlı döndüğünü gördük topun. Çok yüksek bir eforla rakip yarı sahada basmadık yer bırakmayan Fenerbahçeli oyuncular kazandıkları topları çabucak “hareketli” takım arkadaşlarına gönderdiler ve göz açıp kapayıncaya kadar rakip ceza sahasında tehlikeli oldular. Sezonun başından beri alıştığımız görüntüler bu maç yoktu. Misal, Gustavo kendi ceza sahası önünde top ayağına geldiğinde beklemek zorunda kalırdı, yan pas yapmak zorunda kalırdı. Ya da orta saha üzerinde topla buluşan Sosa önünde kimse olmadığı ya da koşu göstermediği için geri dönmek zorunda kalırdı. Ancak bu maç ne stoperler arasında sayısız hazırlık paslarını gördük ne de statik oynayan, rakip savunmayı asla açmaya çabalamayan hücum oyuncuları. Bu maç Fenerbahçe belki de ilk defa hızlı oynamayı ve hızlı paslaşmayı başardı, bu da hem pozisyon sayısına hem de skor tabelasına 30 dakikada yansıdı. 

Twittter/ @Fenerbahce

Ceza sahasında sıkça topla buluşmasına net bitirici vuruşu yapamayan Sarı Lacivertlilerde kilit duran top dönüşü açıldı. Kullanılan duran top sonrası dönen topu kontrol eden Mert Hakan, uzak köşede Gökhan’a güzel bir top kesti. Gökhan Gönül kafasıyla topu Szalai’nin önüne indirdi ve ilk yarının yıldızlarından Attila Szalai takımı adına ilk golünü kaydetti. Dakika 29’du. Hemen üç dakika sonra, 32. Dakikada, hızlı bir kontra fırsatı yakalayan konuk ekipte hücumu başlatan yine golün sahibi Szalai oldu. Topu merkezde Pelkas ile buluşturdu. Yunan 10 numara az kişiyle yakalanan savunma arasına koşu yapan Osayi-Samuel’e güzel bir ara pası verdi. Rakibinden süratiyle kolay sıyrılan Osayi-Samuel kaleciyi de alt etmeyi başardı ve 3 dakika içerisinde takımını iki farkla öne geçiren golü kaydetti. Bu 3 dakikada gelen 2 golle beraber Fenerbahçe kusursuz oynadığı ilk 30 dakikanın meyvelerini toplamış oldu.

Son 15 dakikada ise tam tersi bir senaryo izledik. Kendi evinde iki farkla geriye düştükten sonra bütün riskleri alıp çok adamla ilerde baskı uygulamaya başlayan Konyaspor, 10 dakika adeta rakibini ablukaya aldı. Sağlı sollu ortalarla konsantrasyonunu bir parça kaybetmiş rakibini afallatmayı başaran Yeşil Beyazlılar etkili pozisyonlar yakalasalar da Attila Szalai’nin çok kritik müdahaleleri gole izin vermedi. 

Fark ikiye çıktıktan sonra tamamıyla oyundan düşen Fenerbahçe, ilk yarım saatteki performansıyla 2-0 soyunma odasına gitmeyi başardı.

İKİNCİ YARI

İkinci kırk beş dakika tamamıyla ev sahibi ekibin kontrolünde başladı. Tabi ki bunda Fenerbahçe’nin baskısının dozunu azaltması da etkiliydi. Skor avantajını yakaladıktan sonra ikinci devreye daha temkinli başlayan Fenerbahçe 10-15 dakika yine iyi bir baskı yedi. 

Konyaspor’un ana hücum organizasyonu kanatlardan çizgiye inip uzak köşeye orta açmak olarak gözüktü. Merkezden savunmayı açmayı çoğu zaman denemeyen bile ev sahibi ekip, Skubic ve Sekidika ile uzak köşelerde pozisyon da buldu. Altay Bayındır bu pozisyonlarda hata yapmadı.

Baskıdan kurtulmakta ve yorgunlukların da etkisiyle geriden oyun kurmakta zorlanmaya başlayan Fenerbahçe iki değişiklikle 60’tan sonra bir parça da olsa rahatladı.

Thiam-İrfan Can ve Sosa-Gustavo değişiklikleriyle orta sahada direnci tekrar yakalayan Sarı Lacivertliler, eksikliğini çok hissettiği Luiz Gustavo’nun stoperlere desteğiyle oyun kurmada da zorluğu aştı.

Hava toplarıyla gol arayan Konyaspor, Gökhan Gönül ve Attila Szalai’nin başarılı müdahaleleri sonucu istediğini bulamayınca ceza sahası dışından çektikleri şutlarla da rakip kaleyi tehdit etmeye başladı. 

Değişikler sonrası rahatlar gibi olan Fenerbahçe, topu ön bölgede tutmakta yine zorlandı ve rakibinin baskısı tekrar arttı. İlk 30 dakikadaki baskının sürdürülebilir olması zordu ve oyunun eninde sonunda dengeleneceği barizdi. Buna rağmen Konyaspor’un hiç oyunda düşmeyerek maçı ikinci yarı neredeyse tek kale oynaması da Yeşil Beyazlıların başarısı olduğu gibi biraz da Fenerbahçe’nin izin vermesi sonucu gerçekleşti. Kontra bulamayınca etkinliği sıfırlanan Osayi-Samuel ve temposu düşen Mert Hakan’ın yerine de Ozan ve Ferdi dahil oldu konuk ekipte fakat bu değişiklikler de ön alan baskısının tekrar kurulmasına ya da topun Sarı Lacivertlilerde kalmasına çok yardımcı olmadı.

Fenerbahçe’nin ikinci devre skor avantajıyla topu biraz daha rakibe bırakıp kontrollü oynaması beklenebilir ve kuvvetle muhtemeldi. Ancak hiç etkinlik gösterememesi ve adeta kendi yarı sahasına hapsolması, değişikliklerin de oyunda dengeyi sağlayamaması konuk ekip adına düşündürücü olsa gerek. 

Konyaspor maç boyunca en büyük tehlikelerini uzaktan şutlarla buldu fakat bu şutlar da ya çerçeveyi bulamadı ya da Altay Bayındır’ı geçemedi.

Twittter/ @Fenerbahce

Pelkas’ın talihsiz sakatlığı ve kenara gelmesi esnasında maç bir hayli durdu ve bu duraklamadan sonra Fenerbahçe dengeyi sağladı. Oyuna sonradan giren isimlerin geçişte boşluklar bulmaya başlaması ve Gustavo’nun da ceza sahası içine koşuları sonucu pozisyonlar yakalamaya başlayan Sarı Lacivertliler, üçüncü golü kornerde Sehic’in elinde kaçırdığı toptan faydalanan Serdar Aziz ile buldu. 90.dakikada fark üçe çıkarken Fenerbahçe’de goller yine santraforlar yerine stoperlerden geldi.

Uzatma dakikaları iki takımın da skoru kabullenmiş bir tavra bürünmesi sonucu sakin ve sessiz geçildi. 

Fenerbahçe ilk 30 dakikadaki çok baskılı ve istekli oyunuyla, geçiş hücumunu kusursuza yakın oynayarak bir deplasmanda daha galibiyete uzandı. 

Maçın Hakkı

Twitter/@Fenerbahce

Geldiği günden beri beklentilerin çok çok üstünde bir performans sergileyen ve izleyen herkesi kendine hayran bırakan Attila Szalai, bu maçta da takımı adına mükemmel bir maç çıkardı. Merkezden orta sahaya kadar çıkıp oyun kurulumuna destek olmasının yanı sıra ceza sahası içinde de birbirinden kritik müdahaleler yaptı. Duran topta ilk golünü de kaydeden Macar isim, oyunun iki yönünde de Fenerbahçe’nin en iyilerindendi. Mert Hakan Yandaş da özellikle ilk yarıda parmak ısırtan bir maç çıkardı fakat Attila Szalai bence bir adım önde. Maçın Hakkı kendisinin.