Liverpool – RB Leipzig (10.03.2021)

Liverpool 2-0 RB Leipzig

Üst üste mağlubiyetlerle lige erken havlu atan Liverpool, ilk ayağını 2-0 kazandığı eşleşmede Leipzig’le Puskas Arena’da karşılaştı.

İlk Yarı

Mücadele beklenildiği gibi iki ekip açısından da gayet dengeli başladı. Benzer ekollerden etkilenmiş iki teknik adamın karşılaşmasında gözümüze ilk çarpan benzerlik tabi ki de karşı presti. Hem Liverpoollu hem de Leipzigli oyuncular topu kaybettikleri gibi anında karşı presle topu mümkün olduğunca hızlı geri kazanmaya çalıştılar.

Leipzig topu rakibine daha fazla bırakmayı tercih ederken kaptıkları toplarla çok süratli bir biçimde rakip kaleye topu taşımayı başardılar. Alisson’un riskli hareketleriyle de beraber bu hızlı ataklar ilk 20 dakika itibariyle Liverpool kalesinde tehlike yarattı.

Liverpool ise Fabinho’nun aylar sonra orta sahaya geri dönmesiyle daha rahatlamış gibiydi. 6 numaraya geçen Brezilyalı isim orta sahadaki partnerleri Wijnaldum ve Thiago’nun daha rahat hücuma çıkmasına yardım ederken, birbirlerine alışık olmayan stoper tandemini de savunma anlamında rahatlattı.

Twittter/@DieRottenBullen

Geldiğinden beri bir türlü istenilen performansı veremeyen Thiago, Fabinho’nun orijinal mevkisine dönüşünden belki de en olumlu etkilenen isimdi. Üzerindeki savunma sorumlulukları azalan tecrübeli isim, takımı oyunu rakip ceza sahaya yıktığı anlarda daha önde konumlanmaya başladı ve dönen topları toplayarak hücum sürekliliğine büyük katkı sağladı. Geçiş hücumlarında da verdiği net paslarla takımını pozisyona soktu. Salah’ı kaleciyle karşı karşıya da bıraktı bırakmasına fakat Mısırlı bitirici vuruşu yapamadı.

Dakika 30’a geldikten sonra RB Leipzig’in de topa daha fazla ortak olmaya başladığını gördük. Kendi sahasından, merkezden paslaşarak çıkan Alman ekibinde kanat bekleri Nkunku ve Adams’ın iyi performansları oyunu genişletmekte takımlarına büyük katkı verdi. Poulsen’i daha ileride kullanan Nagelsmann, diğer forvet oyuncusu Forsberg’i pas trafiğine katılması için sürekli içeri doğru devirdi. Firmino vari bir oyun sergileyen Forsberg, rakip stoperleri kendisiyle beraber içeri çekip takım arkadaşlarına boşluk yarattığı gibi kaleye sırtı dönük yaptığı verkaçlarla da orta sahada oynayan Sabitzer ve Olmo’ya etkili koridorlar oluşturdu.

Twittter/@LFC

Bulduğu birkaç net fırsatı değerlendiremeyen Liverpool, ilk yarıda dakikalar ilerledikçe bunun cezasını kendi yarı sahasına hapsolarak çekti. 35-45 arası kontrayla bile rakip kaleye gidemeyen Kırmızılar, Leipzig’in seri pas oyununa bir cevap üretemedi. İlk yarının bana göre en etkili ismi rakip stoperler arasında elini kolunu sallaya sallaya gezen Forsberg’ti. Liverpool adına ise Diogo Jota’nın dönüşü hücumda bir farklılık, bir dinamizm yaratsa da bitiricilik anlamında etkili olamadı. İki kalecinin de iyi kurtarışları olduğunu belirtmem lazım.

İKİNCİ YARI

Riskleri arttırarak ikinci devreye başlayan Nagelsmann, orta sahadan Kampl’ı çıkarıp ileriye Alexander Sörloth’u attı. Hali hazırda yine yoğun baskıyla başlamış olan Liverpool’a karşı bir de merkezden eksilince Leipzig, rakibinin hızlı ataklarında ciddi tehlikeler yaşadı. Özellikle sol kanat beki Nkunku’nun arkasında bıraktığı boşlukları Salah ve Trent ile iyi değerlendiren Kırmızılar net fırsatlar yakaladı. Merkez stoperde oynayan Dayot Upamecano, hem sağda hem de solda çok kritik kademelere girdi. Adeta tek başına savunma yapan Fransız isim, özellikle Salah’ı bir hayli zorladı ve takımının geri düşmemesinde büyük rol oynadı.

Mohammed Salah ve Diogo Jota’nın özellikle ikinci yarıda net fırsatlara girdiğini fakat son vuruşlarda başarılı olamadığını söylememiz lazım. Jota sakatlıktan döndüğü için biraz daha kabul edilebilir fakat Salah gibi bir oyuncunun bu kadar net fırsatı harcaması takımın ne kadar formsuz olduğunun da bir göstergesi gibiydi.

45-60 arası Liverpool baskısından kurtulamayan ve ilk yarıdaki pas oyununu kuramayan Leipzig’de 60.dakikada gelen değişiklikler oyunun seyrini değiştirdi.

Twittter/@LFC

İlerde top tutulduğunda ve oyun yarı sahaya yıkıldığında etkili olan isimler Forsberg ve Poulsen, geçiş oyununda etkisiz kalmaya başladılar. Nagelsmann da onların yerine sahaya Hee-Chan ve Kluivert gibi daha süratli kontra atak oyuncularını sürdü. Bu isimlerle daha hızlı atağa çıkmaya başlayan ve rakip savunmanın dizilişini daha rahat bozan Alman ekibi oyunu dengelemeyi bir ölçüde de başardı. Fakat tabi ki bu hamleler ve stoperlerin dahi kontraya katılmaya başlaması yoğun riskleri de beraberinde getirdi.

70.dakikada yine kontra fırsatı yakalayan Liverpool bu sefer affetmedi. Jota ve Salah’ın başını çektiği atakta Mohammed Salah çerçeveyi bu sefer buldu ve takımını öne geçirdi.

Kalesinde golü gördükten sonra tur şansı iyice düşen ve bir an dağılan Leipzig’in ikinci golü kalesinde görmesi de uzun sürmedi. 72’de Jota yerine oyuna giren Origi, sağdan Mané’ye güzel bir orta kesti, Senegalli isme de dokunmak kaldı. 4 dakikada skor 2-0’a geldi.

Twittter/@DieRottenBullen

İlk yarının sonundaki baskın oynadığı bölümde net fırsat yakalayamayan RB Leipzig, aldığı risklerin de meyvesini erken alamayınca oyundan düşmesi de kaçınılmaz oldu. Liverpool yüzde yüzlük pozisyonları kaçırmasa ya da Upamecano olmasa skor çok daha erken değişebilirdi. İlk maçtan avantajı cebinde bulunduran, daha rahat ve sakin oynayan, savunmada da hatalar yapmamayı başaran Liverpool için artık çeyrek final hayırlı olsun diyebiliriz.

Kırmızılar adına maçın en önemli notlarından biri ilk yarıda da bahsettiğim gibi Fabinho’nun 6 numaraya dönüşüydü. Hem savunma rahatladı, hem orta saha daha rahat çift yönlü oynamaya başladı hem de takım kontraya daha rahat çıktı. Adeta bütün takım kendine gelmiş gibiydi.

Goller geldikten sonra iki takım da skoru kabullendi ve temposuz bitse de gitsek tadında bir maç oynandı. Eğer ilk yarıdaki iyi oynadığı bölümde net pozisyon yakalayabilse Leipzig farklı şeyler konuşuyor olabilirdik fakat bulamadılar. Premier Lig’de berbat bir gidişatı olan Liverpool, son dayanağı Şampiyonlar Ligi’nde hata yapmadı ve kendi orijinal oyununa göz kırpan bir performansla turu almasını bildi. Bakalım Jürgen Klopp’un öğrencileri nereye kadar gidebilecek.

Maçın Hakkı

Twittter/@DieRottenBullen

Stoperde de elinden geleni yapan fakat orta sahada adeta mumla aranan Fabinho bu maçta ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bize hatırlattı. Bireysel olarak da iyi bir performans göstermiş olmasına rağmen kendisinin asıl katkısı bütün takımı rahatlatmak oldu. 6 numaraya döndüğü için savunma sorumluluklarını üstlenerek diğer orta saha oyuncularının hücuma daha çok katkı vermesini sağladı. Bu da hücumda yaratıcılığı ve etkinliği arttırdı. Savunmada stoperlere de destek olarak rakibe pozisyon verilmemesinde rol oynadı. Maçın Hakkı Fabinho’nun.