Türkiye – Letonya (30.03.2021)

Türkiye 3-3 Letonya

Dünya Kupası elemelerinde ilk iki maçında grubun güçlü ekiplerinden Norveç ve Hollanda’yı dize getiren Bizim Çocuklar, tarihte daha önce hiç mağlup edemediğimiz Letonya’yı 3 puan parolasıyla ağırladı. Geleneksel olarak bize zorluk çıkaran Letonya, 90 dakika sonunda İstanbul’dan 1 puanla ayrılırken, Milli Takım için daha gidilecek yol olduğunu da bize hatırlattı.

İlk Yarı

Galibiyet isteğini ilk düdükten itibaren sahaya yansıtan Bizim Çocuklar, maç öncesinde ‘’Letonya’nın kapalı savunmasını nasıl açabiliriz?’’ diye düşünen herkesi rahatlatırcasına henüz dakika 2’de Kenan Karaman ile golü buldu ve maçın başında işleri kolaylaştırdı.

Twittter/ @MilliTakimlar

Golle beraber, maçta yaşayabileceğimiz olumsuzlukların çoğu ortadan kalkarken Milli Takımımız alışık olduğu oyunu çok daha rahat oynamaya başladı. Topu acele etmeksizin çeviren Ay Yıldızlılar, ilk 10 dakikayı olgun, sakin ve ne yaptığını bilen bir şekilde geçirdi.

İlk bölümde Letonya, kendilerine göre sağ kanattan yüklenerek havadan Uldrikis’i topla buluşturmayı hedeflese de bunu ancak bir kez yapabildiler. Caner’in hücumcu bir bek olduğunu ve arkasında boşluklar bırakabileceğini düşünen Kazakevics, ana planını tamamen buna yönelik kurmuştu. Lakin her geçen dakika takımlar arasındaki kalite farkı daha da ortaya çıktı ve maç tamamıyla bizim kontrolümüzde ilerledi.

Yoğun yağmurun da eşlik ettiği Milli Takımımız, özellikle birinci bölgede kaptığı toplarla direkt ve etkili hücumlar geliştirdi. Öte yandan yerleşik savunmaya karşı ise, Burak Yılmaz’ın tam bir modern hücum oyuncusu gibi sık sık derine gelip pas istasyonları oluşturması ve orta sahalarımızın tamamının topla ilişkisi iyi olan oyuncular olması küçük sekanslarda seri paslaşmaları ve hızlı oyunu beraberinde getirdi. Kişisel düşüncem bu oyunun geliştirilmeye muhtaç olduğu, zaten geçiş oyunlarında rüştünü dünyanın en iyi takımları karşısında birkaç defa ispat eden Bizim Çocuklar, set oyunlarında da belirli bir seviyeyi aşabilirse gerçekten gelecek adına çok daha farklı şeyler konuşabiliriz.

1-0 başladığımız maçta ikinci golü ararken özellikle dakika 20’de Kenan Karaman ve ardından Hakan Çalhanoğlu ile kaleyi yoklasak da skoru değiştiremedik. Bu pozisyonların ardından 20-30 arası 10 dakikalık bölümde oyundan biraz olsun düşen Milliler, Letonya’ya karşı pozisyonlar vermeye başladı. Uldrikis ile havadan kaleyi yoklayan konuk ekip ardından kornerden bir de gol buldu. Ancak gol, öncesinde yapılan faul gerekçesiyle iptal oldu. Sayılmayan bu gol takımımız adına bir uyarı niteliğindeydi.

Twittter/ @MilliTakimlar

Letonya’nın oyuna ortak olmaya başladığı bölümün ardından tekrar kontrolü eline alan Bizim Çocuklar, önce Caner ile direğe takıldı sonra ise kullanılan kornerde seken topa Hakan Çalhanoğlu’nun ceza sahası dışından yaptığı vuruşta 2-0’ı buldu. Bu gol aynı zamanda Milli Takımımızın duran toplardaki tehlikeli görüntüsünü devam ettirmesi açısından da önemliydi. 33. Dakikada attığımız bu golün ardından daha sevincini yaşayamadan, önde kurulan savunmamızı soldan az adamla yakalayan Letonya, atağını sağ kanatta bitirdi ve skoru 2-1’e getirerek maçın içinde kaldı.

2-1’den sonra da topun kontrolünü alan Letonya, özellikle maçın başında bulduğumuz golün ardından bizi beklemediğimiz kadar zorladı. Milli Takımımız adına ilk yarıda en çok göze çarpan nokta, net favori olduğumuz bu maçta oyunu bir türlü rakip sahaya yıkamamamızdı. İlk golü maçın başında akan oyunda bulsak da, ikinci golün kornerin ardından oluşan pozisyonda bireysel beceriyle geldiğini not etmeli ve ilk yarının irdelenmesi gereken noktalarını skor ne olursa olsun gözden kaçırmamalıyız. Bu ekibin, salt bir geçiş oyunu takımından ötede olgun bir büyük takım olması için her maçın ardından eksiklerin açık yüreklilikle söylenmesi önemli. Zira Bizim Çocuklar, büyük takım potansiyelini fazlasıyla taşımaktalar.

İkinci Yarı

İkinci yarıya hücumu daha çok düşünerek başlayan Letonya, kalemizi henüz devrenin başında yokladı. Ancak Bizim Çocuklar, tıpkı ilk yarının başında olduğu gibi hepimizi rahatlatan golü çabuk buldu ve Letonya’nın umutlarına bir darbe daha vurdu. Mert Müldür’ün çok iyi taşıdığı topta yapılan müdahale ile yerde kalmasının ardından kazanılan penaltıyı gole çeviren Burak Yılmaz skoru 3-1’e getirdi ve farkı açtı. Buna rağmen maçın kontrolünü bir türlü elimize alamamamız Letonya’yı maçın içinde tutmayı sürdürdü. Hal böyle olunca farkı azaltan golü duran topta Uldrikis ile bulan rakibimiz, geleneksel olarak bize zorluk çıkarma konusundaki ısrarını da sürdürmüş oldu.

Twittter/ @MilliTakimlar

Oyun üstünlüğünü bir türlü ele alamadığımızı gören Şenol Güneş, kalan dakikalarda en azından skoru kaybetmemek adına Hakan Çalhanoğlu ve Yusuf Yazıcı’yı kenara alıp önce savunma güvenliği dedi ve Taylan Antalyalı ile Umut Meraş’ı sahaya sürdü. Bu değişiklikler bir anlamda bizzat Şenol Güneş tarafından, bu takımın rakibini domine edebilecek düzeye gelebilmesi için daha zaman var işaretini bizlere verdi.

Değişikliklerin ardından geride alıştığımız kompakt yapısına geri dönen Bizim Çocuklar, buna karşın Letonya’nın agresif baskısında zaman zaman sıkıntıya düştü. Şenol Güneş’in maç önünde bahsettiği agresif yapısını zaman geçtikçe ortaya çıkaran Letonya, bu anlamda bizi zorlamayı başardı. Bilhassa Taylan Antalyalı’nın orta sahada yaptığı top kayıplarıyla kalemize gelen Letonya ataklarını sonlandıramasa da Milliler için alarmları çalıştırmayı başardı.

Çalışan alarmlar kırmızıya döndüğünde dakikalar 79’u gösteriyordu. Yine bir duran topta iyi organize olan Letonya, aynı maçın içinde üçüncü kez beraberliği yakaladı ve son 10 dakikaya 3-3’lük skorla girmeyi başardı. Maç boyunca bir türlü ele alamadığımız oyunun ceremesini son 10 dakikaya puan kaybı tehlikesiyle girerek çektik böylece.

Son bölümde Orkun ve Deniz ile sahadaki hücumcu sayısını arttırsak da, Burak Yılmaz’ın müsait pozisyonda yaptığı kötü vuruşu dışında herhangi bir tehlike yaratabildiğimizi söyleyemeyiz. 90 dakika biterken Hollanda ve Norveç maçlarında arkamıza aldığımız rüzgarı Letonya maçına yansıtamamanın üzüntüsünü yaşarken, aslında Milli Takımımızın geleceği için ”hayırlı” bir puan kaybı yaşadığımızı düşünüyorum. İki maçta hepimizin haklı olarak övgüsüne mazhar olan Bizim Çocuklar için daha gidilecek yol olduğunu bize gösteren bu puan kaybı, ne yapıp edip hücum çeşitliliğinin sağlamamız gerektiğini hatırlamamızı sağladı.

Maçın Hakkı

Twitter/@MilliTakimlar

Maçın Hakkı’nı veren oyuncumuz ilk yarıda skora 1 asist 1 gol ile katkı yapan Hakan Çalhanoğlu oldu. Önceki iki maçta gösterdiği başarılı oyununu aynen devam ettiren Hakan, 3 puanı bize getiremese de ilk yarıda gösterdiği performansla bu payeyi almaya en yakın isim oldu.