Chelsea – Manchester City (17.04.2021)

Chelsea 1-0 Manchester City

Şampiyonlar Ligi yorgunu iki ekip, FA Cup yarı final mücadelesinde Wembley’de karşı karşıya geldi.

İlk Yarı

Maça iki takım açısından da gayet sakin ve temposuz başladı. Chelsea topa daha fazla sahip olmasına rağmen rakip yarı sahaya yerleşmekte zorlanırken, City ise sabırlı bir şekilde rakibinin top kaybını bekledi ve kazandığı toplarla da pas yaparak ileri çıktı.

Maçın ilk 10 dakikasında rakibinin top yapmasına izin veren City’nin oyun üstünlüğünü ele geçirmesi uzun sürmedi. Maça Rodri ve Fernandinho gibi iki tane ön liberoyla başlayan Guardiola, orta sahada top kazanmakta böylece çok daha başarılı olsa da hücuma çıkarken bu isimler takımlarını biraz frenledi.

Kevin De Bruyne doğal pozisyon olan 10 numaraya geçmiş olmasına rağmen sık sık ikinci bölgeye kadar gelip takımının topu çıkarmasına yardım etti. Sezon boyu alıştığımız gibi sağ bek Joao Cancelo’nun da merkeze gelerek oyun kurulumuna yardım etmesi orta sahadaki akıcılığı arttırdı. Göbekte top yapmakta zorlanmamasına rağmen hücum oyuncuları Chelsea savunmasından kurtulup boşa çıkmakta zorlandıkları için Manchester City ilk 20 dakikada oyundaki üstünlüğünü pozisyona dönüştüremedi.

Twitter/@ChelseaFC

Chelsea ise takım halinde topun arkasında savunma yapmasına karşın ilk hedefini kontra olarak belirlememişti. Topu her kazandıklarında sakince pas yaparak rakip yarı sahaya yerleştiler ve kanat beklerinin hücumu genişletmesiyle ceza sahasına topu taşıdılar. Top kayıplarında da ön alan baskısıyla hızlıca geri kazanıp yerleşik hücumlarını sürdürmeyi başardılar ve rakiplerinden daha fazla pozisyon girdiler. Çok daha statik ve defans ağırlıklı City orta sahasına karşılık Kante’nin dinamik oyunu ve Jorginho’nun pasları ilk 30 dakikada Chelsea üstünlüğünün sebeplerindendi. Hücumda da Mason Mount’un iyi performansını sürdürmesi tehlike sayısını arttıran unsurlardandı.

Chelsea’nin ilk yarıdaki oyununun bir diğer etkili tarafı da tamamen beklememeleri ve topa baskı yapmaları sonucu rakiplerinin sürekli topla oynamasının önüne geçmeleriydi. Sürekli pas yapamayan ve aradığı boşlukları bulamayan City üstüne bir de sık top kaybı yapınca ritmini hiç bulamadı ve çok etkisiz göründü.

İlk yarının genelinde iki takım adına da yorgunluk belirtileri çokça göründü. Chelsea genel olarak özellikle de savunmada daha iyi taraf olarak göründü. Net bir pozisyon izleyemedik. Tuchel ve Guardiola arasındaki taktik mücadele ikinci yarıda da böyle temposuz geçecek gibi görünüyor.

İKİNCİ YARI

İkinci yarı da ilkine çok benzer başladı. Henüz 48.dakikada Kevin De Bruyne’nin sakatlanıp çıkması zaten işlerin iyi gitmediği City’de sıkıntının boyutunu daha da arttırdı. Chelsea yine daha rahat ve etkili oynayan taraftı. Savunmada rakibine pozisyon vermediği gibi bu sefer daha hızlı çıkma gayesindeydi. Gol de böyle geldi.

Orta sahada kazanılan top hemen önünde geniş bir boşluk bulunan Timo Werner ile buluşturuldu. Maçın başından beri savunma arkasına sarkmakta çok başarılı olamayan Alman golcü bulduğu net fırsatı iyi kullandı. Kaleci Steffen’in de zamanlama hatasından yararlanan Hakim Ziyech, kendisine gelen pası rahatça gole çevirdi ve takımını 55.dakikada öne geçirdi.

Geriye düştükten sonra rakip yarı sahaya iyice yayılabilmek için savunma hattını daha da öne çeken Manchester City, goldeki boşlukları daha fazla vermeye başladı. Hakim Ziyech ikinci gole çok da yaklaşmasına rağmen farkı ikiye çıkaramadı.

Öne geçtikten sonra özellikle 60.dakikadan itibaren savunmaya daha da çok öncelik vermeye başlayan Chelsea dinamik oyunuyla rakibine pozisyon vermemeye devam etti. Orta sahadan bir türlü istediği ofansif desteği alamayan City, Kevin de Bruyne’nin de sakatlanıp çıkmasıyla beraber yaratıcılık konusunda iyice geriledi. Rodri ve Fernandinho ceza sahasına girmekte zorlanınca hücumda çoğalamayan konuk ekip Chelsea’li oyuncuların arasında adeta kayboldu.

Twitter/@ChelseaFC

Skoru tutmak için değişiklikler de Chelsea adına etkili olurken City bu konuda da rakibinin gerisinde kaldı. Werner ve Ziyech yerine oyuna dahil olan Emerson ve Havertz baskılı savunmanın devamlılığını sağladı. Manchester ekibinde ise maçın en etkisiz isimlerinden Ferran Torres yerine oyuna dahil olan İlkay Gündoğan orta sahaya istenen hareketi getiremedi. Philip Foden da Şampiyonlar Ligi’nde harika oynamasına rağmen bu maçta Chelsea savunmasını açamadı.

Genelinde daha etkili olduğu maçı kazanmasını bilen Thomas Tuchel ve ekibi Guardiola’nın öğrencilerini kupanın dışına itmeyi başardı. Evet iki takım da bu maça gelirken Şampiyonlar Ligi maçları sonrası bir hayli yorgunlardı fakat ekonomik oyunuyla bu defoyu kapatmayı Chelsea daha iyi becerdi. Rakibinin tempo yapmasını topa baskılı savunmasıyla sürekli baltaladığı gibi orta sahadaki dinamizm üstünlüğüyle City’nin rahat dizilmesini de engelledi. Ceza sahasındaki kalabalık savunma maç genelinde hata bile yapmazken kontradan buldukları golle finale yükseldiler. Tuchel 1 – 0 Guardiola.

Maçın Hakkı

Twitter/@ChelseaFC

Hücum oyuncularının iki takım açısından da çok etkili olmadığı mücadelede orta saha oyuncuları öne çıktı. Chelsea takım halinde çok iyi savunduğu için savunmadan da bir oyuncuyu öne çıkarmak doğru olmaz. Böyle bir ortamda N’Golo Kante takımı adına en etkili isimdi desek yanlış olmaz. Rakibin orta sahada pas yapıp rakip savunmayı açmasını engellediği gibi takımı hücuma çıkarken attığı paslar ve yaptığı driplingler de bir hayli etkiliydi. Maçın Hakkı N’Golo Kante’nin.