Gençlerbirliği – Galatasaray Taktik Analiz (02.05.2021)

Gençlerbirliği 0-2 Galatasaray

Ligde kalma hesapları yapan Gençlerbirliği, sönmekte olan şampiyonluk umutlarını diri tutmak için çabalayan Galatasaray’ı evinde ağırladı.

İlk Yarı

Maçın başından itibaren topun kontrolünü eline alan Galatasaray, karşısında tıpkı Konyaspor ve Antalyaspor gibi kalesini çok adamla savunan bir rakip buldu. Küme düşme hattından çıkmak için kalan haftalarda puana muhtaç olan Gençlerbirliği, bu maç özelinde hedefini 1 puan olarak belirlemiş olacak ki ilk yarı boyunca neredeyse 8-9 kişilik bir savunma hattıyla kalesini gole kapamaya çalıştı.

Savunmada 6’lı bir hat kuran Özcan Bizati’nin öğrencileri, ceza sahası önünde defans ve orta saha hatlarını birbirine o kadar yakın tuttu ki maçın büyük bölümünde Galatasaraylı oyuncular bu alanda sıkışıp kaldı. Rakibinin kompakt savunma yapısı karşısında çareyi beklerini çizgide kullanarak bulmaya çalışan Galatasaray, tamamını kontrol ettiği ilk yarıda bu hakimiyetini pozisyonlara yansıtmakta sıkıntı çekti. Buna ek olarak Özcan Bizati’nin Galatasaray’ın beklerinin arkalarında bıraktığı boşlukları düşünerek Candeias ve Sefa Yılmaz’ı sürekli orada konumlandırması da rakibin kontra atak tehdidi ihtimalini doğurdu. Kaleci Nordfeldt’in kale vuruşlarında, rakip beklere karşı boy avantajı da olan Candeias ve Sefa’yı düşünmesi bunun maç öncesinde de planlandığını gösteriyor. Fakat bu hazırlığa rağmen Gençlerbirliği bu tehdidi ilk yarı boyunca neredeyse hiç hissettiremedi.

İlk 45 dakikada Galatasaray’ın savunmadan çıkışlarda sıkıntı yaşamadığını söyleyebiliriz. Zaten sezon boyunca Taylan Antalyalı bu görevi başarıyla yerine getiriyordu, üstüne üstlük Donk ve Marcao gibi ayağı iyi stoperlerin varlığına Gençlerbirliği’nin önde baskı yapmaması da eklenince Sarı Kırmızılılar devre boyunca bu alanda sıkıntı yaşamadı.

Galatasaray’ın asıl sorunu rakip yarı sahadaki aksiyonlar noktasındaydı. Kapalı defansları açmak adına modern futbolda ya kilidi kıracak bir oyun sistemine sahip olmalısınız ya da o kilidi açabilecek maharette çilingirlere. Galatasaray adına sezonun belirli bölümleri haricinde böyle bir oyun sisteminin varlığından bahsetmek zor. Geriye kalan seçenek ise tıpkı son iki maçtır olduğu gibi kilidi açabilecek ekstra oyuncular.

Twitter/ @GalatasaraySK

İlk bölümde bu ekstra oyuncu olmaya aday isim Kerem Aktürkoğlu olurken, Kerem’in hızlı çıkışlarına takım arkadaşları ayak uyduramayınca genç oyuncunun hızlı ataklarda bir silaha dönüşme ihtimali de ortadan kalktı. Galatasaray adına belki de sezon boyunca yaşanan ikilem tam da buydu. Hızlı hücumlarda Onyekuru ve Kerem gibi süratli isimler orta saha tarafından hiçbir zaman beklenen çabuklukta desteklenemiyor ve haliyle Sarı Kırmızılılar hücumda çoğalmakta sıkıntı yaşıyor. Hücumda çok adamla yerleşip set hücumu düşünüldüğünde ise, kalabalık arasında farkı yaratacak yaratıcı oyuncunun eksikliği hissediliyor.

Hal böyle olunca da Galatasaray’ın bu maçta da görüldüğü üzere ana planı Ömer Bayram’ın koşu yoluna paslar atıp onun ortalarından yararlanmaktan ibaretmiş gibi gözüküyor. Bunun dışında örneğin Kerem ve Emre Akbaba’nın sağ kanattan çizgiye inip penaltı noktasına çevirdiği toplar ise o bölge kimsenin olmaması yüzünden boşa çıkıyor. Yani Galatasaray, çizilmiş hücum planlarını gerçekleştirmek bakımından sınıfta kalıyor.

Buna karşın topa sahip olma konusunda Gençlerbirliği karşısında büyük bir üstünlük kuran Galatasaray, ilk yarı boyunca tam 239 isabetli pas yaparken rakibine sadece 56 pas imkanı vererek üstünlüğünü istatistiklere de yansıttı.

Dakika 30’a geldiğimizde ise özellikle Emre Akbaba’nın rakip defansın arasından sıyrılıp oyunu daha da genişletmeye başlaması ve Babel’in serbest forvet pozisyonuna yerleşmesiyle Fatih Terim’in öğrencileri rakip kaledeki varlığını daha da hissettirmeye başladı.

Rakibin blokları arasında mesafenin açılmaya başlamasıyla daha da rahatlayan Galatasaray için izleyenler adına golün geleceği dakikayı beklemek kaldı. Zira Gençlerbirliği, küme düşme tehlikesindeki bir takımdan ziyade orta sıralarda güvenli konumdaki bir takım gibi golü neredeyse hiç düşünmedi.

Twitter/ @GalatasaraySK

Maçın başından beri rakip savunmayı açmak için bir çilingir dokunuşu arayan Galatasaray’da beklenen dokunuş Halil Dervişoğlu’ndan geldi. Gol modern forvetlere has pek çok özelliği taşıyordu. Top kontrolü, dönüş, topla hareketlenme ve son dokunuş.

Bu golle Sarı Kırmızılılar soyunma odasına 0-1’lik üstünlükle giderken ikinci yarıya rahat girme fırsatını yakalamış oldu.

İkinci Yarı

İkinci yarıya küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu hatırlayarak çıkan Gençlerbirliği, rakip alanda daha fazla varlık göstermeye çalıştı. Gençlerbirliği gol için ileride oynamaya başlayınca Galatasaray istediği boş alanları daha net bulabildi ve kontra atak fırsatları yakaladı.

Twitter/ @GalatasaraySK

Farkı 2’ye çıkaran golü Donk’un uzun topunda seken topu iyi takip eden Emre Akbaba kaydederken, Galatasaray’ın kontra ataklarda uzun topla orta sahayı by-pass etme düşüncesi de meyvesini verdi. Bu golün ardından kendine güveni iyice yerine gelen Sarı Kırmızılılar üst üste tehlikeli pozisyonlar bulmaya devam etti ve rakibine oyuna ortak olma şansı vermedi. Özellikle Emre Akbaba’nın etkili oyunu ve sorumluluk alması bunda etkiliydi.

2-0’dan sonra Özcan Bizati’nin yaptığı Murat Yıldırım ve Polomat hamleleri de ev sahibi adına sahada karşılık bulmazken, Başkent temsilcisi maç başında tercih ettiği pasif oyunun faturasını ödedi. Zira maç başında oyunu rakibine bu denli bırakan Gençlerbirliği kadrosu, istediği anda oyunu tersine çevirecek kadar güçlü değildi.

İlerleyen dakikalarda oyuna Emre Kılınç, Saracchi, Arda ve Mostafa hamlelerini de yapan Fatih Terim, averaj ihtimalini de düşünüp farkı arttırabilir miyim diye düşünmüş olsa gerek. Ancak bu değişikliklerin ardından yakaladığı hücum devamlılığını yitiren Sarı Kırmızılılar buna karşın oyunu kontrol etmeye devam etti.

Gençlerbirliği sadece duran toplarla etkili olmaya çalışırken bunu da gerçekleştiremedi ve ligde kalma yarışında bu haftayı boş geçti. Galatasaray ise Beşiktaş derbisi öncesi önemli bir deplasmandan 3 puan çıkararak şampiyonluk için en ufak ihtimallerin dahi takipçisi olacağı mesajını verdi.

Maçın Hakkı

Twitter/ @GalatasaraySK

Maçın hakkını veren isim Emre Akbaba oldu. Özellikle ilk yarının belirli bölümünden sonra sahada aldığı sorumlulukla Galatasaray’ın Ankara’daki galibiyetinin mimarlarından olan Emre, son haftalarda yaptığı kritik katkılara bir yenisini ekledi. Tebrikler Emre Akbaba!