Manchester City – PSG Taktik Analiz (04.05.2021)

Manchester City 2-0 PSG

Şampiyonlar Ligi yarı final 2. maçında Manchester City’nin konuğu ilk maçta deplasmanda 2-1 yendiği PSG oldu. Bulduğu erken golle iyice rahatlayan Guardiola’nın öğrencileri bu maçta da galip gelerek İstanbul’daki finale ilk bileti alan ekip oldu.

İlk Yarı

Maça iki takım da yoğun baskıyla başlasa da turu geçmek için goller bulması gereken konuk takım maçın ilk dakikalarında etkili olan taraftı. Konuk ekibin geriden oyun kurma çabalarını ön alanda 5 oyuncusu ile baskı yaparak engellemeye çalışan İngiliz temsilcisi bunda istediğini alamadı ancak, Mbappe’nin ilk 11’de başlamaması ile özel önlemlerini Neymar üzerine yönelten Manchester City, rakibine 2. bölgen 3. bölgeye topu hızlı taşıma fırsatı yaratmadı.

11. dakikada Ederson’un kendi kalesinden uzun top ile başlattığı atakta kendisi için altın değerinde bir gol buldu İngiliz temsilcisi. Phil Foden ile sol kanattan gelişen atakta topla buluşan De Bruyne’nin şutu defanstan döndü ve topu alan Mahrez takımını tura bir adım daha yaklaştırdı. Bu yenilen golde PSG’nin geriye dönüşte yavaş kalması etkili oldu diyebiliriz. Fransız takımı kendi sahasına yerleşmeden City’nin başlattığı atak geriye gelebilen konuk ekibinin oyuncularının yerleşimini sarstı ve Mahrez topu aldıktan sonra istediği alan bulabildi. Defansta sete yerleştiği zaman alan daraltma konusunda bu turda oynanan 135 dakika boyunca rakibine göre daha etkili olan ve daha az pozisyon veren taraf Fransız temsilcisi olsa da bu yaptıkları hata belki de onları turdan etti.

Twitter/ @ManCity

İlk maçın ilk yarısında neredeyse yokları oynayan City orta sahasının ise bu maçta iyi yönde bir başkalaşım geçirdiğini de söylemek gerekiyor. ileri üçlü ve orta saha üçlüsünün yerleşim geometrisine özel olarak kafa yorduğunu belli eden Guardiola, bu konudaki takıntısını bize ilk yarıda daha net bir şekilde gösterdi. İleriye sık çıkışlarıyla kendi defansını üçlü dizilim haline getiren Florenzi ile birlikte özellikle 11. dakikadaki golden sonra City üçlüsü ileride çizgi şeklinde bir dizilime geçerek baskı kurdu. orta saha üçlüsü ise topun geldiği oyuncuya bağı olarak bu öndeki çizgiyi kimi zaman yamuk, kimi zaman dikdörtgen kimi zaman ise bir üçgen biçimine getirdi. Bu dağılım ile PSG geriden oyun kurmayı başarmış olsa da Herrera ve Parades’in bu alanlarda gölge baskıda kalması ile topu 2. bölgeden 3. bölgeye geçirirken sekteye uğradı. Mbappe’nin yokluğu ile maç başında 10 numara pozisyonunda olan ama Neymar’ın oyunu açmak için sık sık içeri kat etmesiyle rakip orta sahanın soluna geçen Verratti, ilk maçta kurdukları ve başrolünde olduğu orta saha dominasyonunda bu sefer etkisiz kaldı. Di Maria’nın da merkeze gelip pas istasyonu oluşturmaya çalışması sonucunda sağ kanattan istediği verimi alamayan PSG oyuna istediği genişliği de kazandıramamış oldu. Ancak rakip PSG olunca bireysel yetenekler ön plana çıkıyor.

Topa hız kazandırabildikleri anlarda veya City’nin kendi kalesine yakın bölgelerde topu kaptıklarında ceza sahasına gitmeyi başardı Fransız temsilcisi. Mbappe yerine Icardi’nin sahada olması konuk ekibi rakip ceza sahasında hızla çoğalma ve yapılan ortalarla pozisyon bulma oyununa itti. Bu oyunla 3 tehlikeli pozisyon da buldular aslında ilk yarıda. Özellikle 16. dakikada Marquinhos’ın direkten dönen topu bunun için en önemli örnek. Bu pozisyonlarda rakip ceza sahasında hızla çoğalan PSG, böyle bir rakibe alışık olmayan İngiliz temsilcisi karşısında istediğini bulamadı belki ama bu pozisyonlar özelinde City defansının adam eşleşmeleri ve ceza sahası içi alan paylaşımında yaşadığı sıkıntılar dikkat çekti.

İKİNCİ YARI

İkinci yarının ilk bölümünde ön alan baskısını daha da arttıran bir Manchester City vardı. Bulacakları erken bir golle turu garantilemek isteyen ev sahibi, 53. ve 54. dakikalarda Foden ile istediği 2. gole yaklaşsa da kaleci Navas geçit vermedi. PSG cephesinde ise Verratti’nin kendi orta sahasına yaklaşması ile City baskısını daha rahat aşan bir oyun vardı. İkinci yarının ilk 15 dakikasında iki kalede de pozisyonlar gördük ve oyunun hızlanması ile çok daha keyifli bir oyun izledik.

Maçın 62. dakikasında Draxler ve Kean’i oyuna sürerken Pochettino, Verratti’nin de iyice merkeze dönmesiyle hem sol kanadını doldurmak, hem orta alanda Draxler ile 3. bölgeye geçişi hızlandırmak hem de Neymar’ı tamamen 10 numara pozisyonuna çekerek iyi kapanan City defansını açmak niyetindeydi büyük ihtimal. Sağ bek Florenzi’nin rakip ceza sahasında pas istasyonu olabilmesiyle birlikte hızlı hücum imkanı bulamasalar bile rakip ceza sahası önüne yerleşerek boş alan kovalayabilirlerdi de. Ancak 63. dakikada harika bir geçiş oyunu örneğiyle Foden ile sol kanattan hızlı hücuma geçen City yine PSG defansını hazırlıksız yakaladı ve maçı bitiren golü bulmuş oldu ve Pochettino’nun hamleleri daha oyuna girer girmez etkisiz kalmış oldu.

Twitter/ @PSG_Inside

İkinci golden sonra atmosfer gerilmeye başladı ve 68. dakikada Di Maria’nın gördüğü kırmızı kart ikinci yarının ilk 15 dakikasında gördüğümüz güzel oyunu da bitirmiş oldu. Bu dakikadan sonra oyun City’nin kontrolüne geçti. City 3. golü bulabilecek pozisyonlara girse de şansı yaver gitmedi. PSG ise maç 2-0 olduktan sona iyice oyundan düştü ve Neymar’ın çabalarıyla bir kaç pozisyon bulsa da bunları değerlendiremedi.

Pochettino ilk maçta Veratti’nin orta sahanın solunda gösterdiği başarılı performansa güvenerek bu maçta da öyle başlamayı düşündü ancak bu maçta Mbappe gibi ileride hemen her şeyi harika yapabilen bir oyuncusu yoktu ve onun yokluğunda sol kanatta alan açılmayınca Verratti’nin orda oynaması PSG’nin zararına oldu. 62. dakikada oyuna giren oyuncular ilk 11 başlamış olsa belki de aradıkları erken golü bulabilirlerdi. En azından ileri uçta son derece etkisiz kalan Icardi’den daha iyi katkı verecekleri kanaatindeyim. City cephesinde ise bende hayal kırıklığı yaratan oyuncu Zinchenko oldu. Florenzi’nin bu kadar ileri çıktığı bir maçta arkasında bıraktığı boşluğu daha iyi değerlendirebilirdi ve ileride yakaladıkları pozisyonda Florenzi’nin eksikliğinde Marquinhos’u o alanı doldurma zorunda kalmasıyla rakip defansın düzenini bozup istedikleri golleri çok daha rahat bulabilirlerdi.

Maçın Hakkı

Twitter/ @PhilFoden

Goller Mahrez’den geldi ancak bence maçın hakkını veren oyuncu Phil Foden oldu. iki golde de topu ön alana çok iyi taşıdı ve takımının bulduğu gollerde altın değerinde katkı verdi. 77. dakikadaki şutu gol olsa onun için daha iyi bir gece olurdu ama şut direkten döndü.