Juventus – Milan Taktik Analiz (09.05.2021)

Juventus 0-3 Milan

Serie A’nın 35. haftası İtalyan futbolunun en büyük maçlarından birine sahne oldu. Son 3 Şampiyonlar Ligi bileti için 4 takımın kıyasıya yarışı sürerken, Allianz Stadyumu’nda Juventus’un konuğu Milan oldu. Juventus’un etki gösterme konusunda oldukça zayıf kaldığı maçta, Milan rakibini 3-0 ile geçerek, 10 yıl sonra Juventus deplasmanından galibiyetle dönmüş oldu.

İlk Yarı

Bu sezon teknik direktör olarak rüştünü ispatlamaktan bir hayli uzak bir görüntü çizen Andrea Pirlo, kendisi için olmazsa olmaz olan Şampiyonlar Ligi bileti ve İtalya Kupası şampiyonluğu için kritik haftalara girdi. Kendisinin kariyerini şekillendirecek olan bu zorlu maç trafiğine Milan ile başlayan İtalyan hocanın, orta sahada Bentancur – Rabiot ikilisi ısrarla ilk 11’e yerleştirmesi ise inadında devam ettiğinin en önemli göstergesi oldu.

Maç Juventus’un baskısıyla başladı. İlk 10 dakikada 3 köşe vuruşu kazanan ev sahibi ekibin bu baskısına rağmen tehlikeli olmaktan oldukça uzak kaldığını gördük. Hücum setine yerleştiği anlarda defans üçlüsü ve Rabiot – Bentancur ikilisi ile takımın ileride kaptırdıkları topları geri alma konusunda iyi bir performans sergileseler de ilerideki oyuncuların savunmadayken oyunu daraltan rakiplerine karşı açık arama konusunda yetersiz kalması istedikleri golü getirmedi. Yine Bentancur – Rabiot ikilisinin hücum anlamında ön alana gerekli katkıyı verememesi buna neden olan nemli faktörlerden birisi oldu.

Twitter/ @juventusfcen

İlk yarı boyunca orta saha üstünlüğünü iki takım arasında gidip gelse de daha çok üstünlük konuk ekip Milan’da kaldı diyebiliriz. Orta alanda kaptırılan toplara şok prese yakın bir baskı uygulayarak daha iyi reaksiyon gösteren kırmızı siyahlılar, hücumda daha hızlı olmayı deneyen taraftı. Dar alanda paslaşmaktan korkmamaları ile rakibinin aksine bu yönde gol arayan konuk ekip ilk yarıda başarılı bir performans sergileyen Juventus defasını geçemedi. İlk yarının uzatma dakikalarında kazandıkları serbest vuruş sonrasında rakip defans topu bu sefer uzaklaştırmakta zorlandı ve Brahim Diaz’ın da harika vuruşuyla Milan soyunma odasına 1-0 üstünlükle giden taraf oldu.

İlk yarıya genel bir bakış atacak olursak, iki takımın da bariz üstünlük kuramadığı bu yarıda, kanatlardan topla ilerlemek ve fırsat bulunduğunda topu rastgele yerden ve havadan rakip ceza sahası içine göndermek dışında hücum planı olmayan Juventus, defans hattındaki kalite ve organizasyonu ile dar alanda kendisinden daha iyi olan rakibi Milan’a istediği boşlukları vermeyince ilk yarıda oldukça vasat bir maç izlemiş olduk.

İKİNCİ YARI

İlk yarının uzatma dakikalarında bulduğu gol ile rahatlayan Milan, ikinci yarıya ön alandaki baskısını ikinci bölgeye çekerek başladı. Bu faktörle beraber oyun kurma konusunda daha rahat olası beklenen Juventus ise, merkezi üzerinden topu rakip sahaya taşıma konusunda yine yetersiz kaldı ve kanatları ile hücum geliştirme yolunu denedi. Baskısını bu yarıda daha da arttıran siyah beyazlılar ön alanda tehlike yaratacak top kapmaları ise bir türlü gerçekleştiremedi.

Twitter/ @juventusfc

İlk yarıda topla neredeyse buluşamayan Morata’nın ikinci yarının başlarında topuk pasıyla en ciddi tehlikesini yakalayan ev sahibi bu pozisyonda Bentancur ile golü bulamadı. İlk yarıda topla buluşma konusunda ancak maçın hakemini geçebilen Morata, bu maç boyunca Milan defansının arasında kaybolup gitti ve takım arkadaşlarına istedikleri alanı açamadı. Rakip ceza sahası önünde seri paslarla ve oyunu iki kanada yayma yoluyla rakiplerini zorlama yolunun kendileri için tek çare olacağını inatla aklına getirmeyen Juventus hocası Andra Pirlo, ileride iyice geriye yaslanan Milan defansını çözebilecek belki de tek oyuncusu olan Dybala’yı ise 79. dakikaya kadar oyuna dahil etmedi. 67. dakikada Bentancur inadından vazgeçen hoca oyuna Kulusevski’yi dahil etti ama maçın başında yapılsa etki yaratabilecek bu hamle son yirmi dakika için yapılınca sadece Juventus’un baskısının artmasına yardımcı oldu diyebiliriz.

Milan takımı ikinci yarıyı tam olarak istediği gibi oynadı ve oynattı rakibine. Topu rakiplerine verdiler ve geriye yaslanarak Juventus’un kanatlardan kendi beklerinin arkasına sarkmasına da izin vermediler. Defans kurgularını çok iyi sahaya yansıtan konuk ekip, Ronaldo ve Morata’ya istedikleri alanı vermeyince rakibinin en etkili silahlarını etkisiz hale getirdi.

Twitter/ @juventusfcen

Maçın 66. dakikasında çıktıkları hücumda Rebic’in kaleyi uzaktan net görmesi ile denediği şut ile ikinci golü bulan kırmızı siyahlılar zaten bu dakikada açı bitirdi desek yanılmış olmayız. İkinci yarıda hücum konusunda vites arttırmayan Milan, rakibinden kaptığı toplarla genelde hücumlarını geliştirdi. 82. dakikada yine böyle bir atakta serbest vuruş kazanan Milano ekibi, Hakan Çalhanoğlu’nun kullandığı serbest vuruşta Tomori’nin kafa golüyle maçı 3-0’a getirdi ve 10 yıl aradan sonra Juventus deplasmanında galibiyetle ayrıldı.

Maçın geneli için söylenebilecek çok bir şey yok. Milan pragmatist bir oyunla Şampiyonlar Ligi için kritik bir 3 puan aldı hem de güçlü rakibini deplasmanda yenerek son haftalar için moral depoladı. Juventus’ta ise Andrea Pirlo sezon boyunca sergilediği oyuncu seçimi ve oyun planı inadında devam etti ve bu inat ona yine bir şey kazandırmadı. Kendisi hakkında sözler artık tükendi. Durumunu özetleyecek olursak, Musa Eroğlu’na sözü verip, “AŞAĞIDAN YUKARIDAN YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR.” diyebiliriz.

Maçın Hakkı

Twitter/ @acmilan

Maçın hakkını Milan defansı verdi. Hem rakiplerinin hücum silahlarını harika bir şekilde etkisiz hale getirdiler hem de yan toplarda kusursuza yakın oynadılar. Ama birini seçmem gerekirse son golü de attığı için maçın hakkını veren oyuncuya Tomori diyebilirim.