YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 1)

Her zamanki gibi “şampiyon” olunan bir transfer sezonu, “camianın evladı” genç ve potansiyelli teknik direktör Erol Bulut ve yeni transferlerin “Emre Abisi” …

Son derece yüksek motivasyonla, otoritelerin favorisi olarak sezona giren Sarı Lacivertliler adına her şey mükemmel görünüyordu aslında. Ali Koç, başkanlığının üçüncü sezonunda finansal başarılarına sportif bir zafer de ekleyerek yeni kongreye girmeye hiç olmadığı kadar hazır görünüyordu. Gel gör ki Mayıs gelip de lig bittiğinde ortada ne Erol Bulut kaldı ne de bir kupa kazanıldı. Son 10 maçta teknik sorumluluğu üstlenen Emre Belözoğlu her şeye rağmen takımı şampiyonluğun eşiğine getirmeyi başarsa da Fenerbahçe bir final maçını daha kaybetti ve sonuç yine hüsran.

Nihayetinde Sarı Lacivertlilerin şampiyonluk hasreti 8 seneye çıktı. Peki bu sezon özelinde Fenerbahçe neyi doğru neyi yanlış yaptı? Hangi kritik kararlar ve maçlar onların adına sezonu üçüncü tamamlamalarına sebep oldu? Sarı Kanaryaların elinden 2020-2021 sezonu nasıl kayıp gitti gelin hep beraber inceleyelim.

TATSIZ BAŞLANGIÇ

Twitter / @Fenerbahce

Ligin ilk haftaları puan bakımından hiç de fena bir görüntüde değildi. 7. haftanın sonuna
gelindiğinde 5 galibiyet 2 beraberlikle beraber 17 puanla namağlup bir biçimde liderdi Fenerbahçe. (Aşağıdaki linklerden bu maçların her birinin analizlerine ulaşabilirsiniz)

Geniş kadro ve beş değişikliğin de verdiği imkanlarla Erol Bulut arayışlar içindeydi. Nihai bir ilk 11 bulunamazken ortada net bir oyun da yoktu. Sizler de eminim hatırlayacaksınız maç başına 35-40 tane orta açan bir Fenerbahçe vardı sahada. Sanki hücumun anahtarı Caner Erkin’e koşulsuz şartsız teslim edilmişti ve diğerleri onun açacağı ortaları bekliyor gibiydi.

Savunma tarafında daha dirençli ve etkili bir oyun olsa da futbolseverler bu “orta-kafa-gol” anlayışının Sarı Lacivertlilere uzun vadede zararı olacağını konuşuyordu. 6. haftadaki ilk yarısı 1-0 geride kapatılmasına rağmen ikinci kırk beş dakikadaki mükemmel futbolla kazanılan Fenerbahçe – Trabzonspor maçı hariç akıllarda güzel bir oyunu yoktu Kadıköy ekibinin. Ki bu kırk beş dakika sonraki haftalarda da taraftar için bir referans noktası olacaktı. O oyunu görmek istedilerse de Trabzonspor maçı sonrası başlayan Kadıköy Faciaları dizisi bu isteği somutlaştıramadı.

KADIKÖY FACİALARI

Ev sahibi avantajı özellikle “büyük” takımlar için her zaman önemli bir nokta olmuştur. Keza Fenerbahçe de geçtiğimiz sezonlarda kendi evindeki yenilmezlik serileriyle övünürdü. Sadece derbilerde değil normal maçlarda da Kadıköy caydırıcı bir unsurdu.

Gel gelelim bu sezon işlerin tersine dönüşünü izledik. Konyaspor’a kaybedilen 2-0’lık maçtan sonra Kadıköy’den çıkamayan taraf Fenerbahçe olacaktı. Gerekli hücum organizasyonlarını 7-8 hafta geçmesine rağmen oturtamayan, halen daha Caner’in ortalarından gol uman, Perotti’nin yokluğunda en teknik oyuncusu olan Sosa’dan da verim alamayan Fenerbahçe için üst üste kaybedilen üç iç saha maçı belki de şampiyonluğun kaybedildiği maçlar oldu. Konyaspor’dan sonra Beşiktaş ve Yeni Malatyaspor’a da sırasıyla 3-4 ve 0-2‘lik skorlarla mağlup olan Fenerbahçe’de Erol Bulut’un kredisi çoktan bitmişti.

Takım evinde kapanan rakiplerine karşı bırakın kilidi açmayı, topu bile ayağında tutamıyordu çoğu zaman. Ezeli rakip Beşiktaş’a karşı da yıllar yıllar sonra Saraçoğlu’nda kaybedilen mücadele taraftarı yine yeniden umutsuzluğa sürüklemişti. Zirvenin sadece üç puan gerisinde olunmasına rağmen taraftar takımlarının oynadığı futbolda bir gelecek göremiyor ve haliyle isyan ediyordu.

Twitter / @GaziantepFK

“Erol Bulut İstifa” sesleri o zamanlar sosyal medyada yankılanmaya başlamıştı. Yeni Malatyaspor mağlubiyetinden sonra deplasmanda 3-1 kaybedilen Gaziantepspor maçı bir süreliğine de olsa Sarı Lacivertliler için dönüm noktası olacaktı.

YİNE DE BİR UMUT

14.haftada 4-1 kazanılan Başakşehir maçı sonrası hem Kadıköy hezimetlerine bir sürelik ara verildi hem de Fenerbahçe belirli bir ölçüde de olsa yükselişe geçti. İlk 11 gittikçe daha çok oturduğu gibi oyunda da iyileştirmeler göze çarpıyordu. Ozan Tufan ve Dimitrios Pelkas’ın yükselen formları takımın skor yükünü çekerken ön üçlüden gelen katkı da artıyordu.

Twitter / @pelkas

İlk yarıdaki Kasımpaşa ve Erzurumspor maçlarında Thiam, Valencia ve hatta Samatta bile form tutmaya başlamıştı. Altay Bayındır sezon genelindeki mükemmel performansını sürdürüyordu ve bireysel hatalar da gittikçe azalıyordu. Oyunu yine rakip yarı sahaya yıkmakta ve set hücumunu oynamakta zorlansa da Fenerbahçe en azından eskisi gibi onlarca orta açmıyordu. Orta sahada kazanılan toplarla rakip kaleye hızlıca gidiliyor ve gol böyle aranıyordu. Gaziantep yenilgisinden sonra ilk devrenin sonuna kadar 6 galibiyet 1 beraberlik ile namağlup gelmeyi başaran Sarı Lacivertlilerde bu sürecin en kritik maçı Kadıköy’deki Alanyaspor mücadelesiydi. ( Bahsedilen süreçteki maçların analizlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz)

Eski takımına karşı farklı bir taktik anlayışla sahaya çıkan Erol Bulut topu tamamen rakibine bıraktı ve sadece kontra ataktan hücumu kurguladı. Kendi evinde bu kadar mahkum oynayan, topa yüzde 29 sahip olan Fenerbahçe kimi tarafından çok eleştirildi kimisi de Erol hocanın maça yönelik bu taktik değişikliğini takdir etti.

Sonuçta kazanan 2-1 ile Fenerbahçe olmuştu. Ligin ilk yarısı bittiğinde ise Fenerbahçe lider Beşiktaş’ın iki puan gerisinde 42 puanla ikinci sıradaydı. Devrenin ortalarındaki Kadıköy mağlubiyet serisine rağmen takım toparlanmayı başarmıştı ve halen daha şampiyonluk adayı olarak görünüyordu. Oyun tatmin etmemesine rağmen.

YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 3)

EMRE BELÖZOĞLU’NUN YETMEYEN YENİLİKLERİ 31.haftada ilk kez takımın başında sahaya çıkan yeni Teknik eski Sportif Direktör Emre Belözoğlu farkını üçüncü maçından itibaren ortaya koymaya başladı. İlk iki maçı olan Denizlispor ve Malatyaspor maçlarına tıpkı Erol Bulut tarzı bir oyunla çıkan yeni hocanınoyuncu tercihleri de aynı sayılırdı. Tek farkı Samatta’ya bir şans tanıması oldu ki kendisi […]

YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 2)

“Gel beraber Mesut olalım…” Son 7 haftada toplanan puanlar yönetimi de mutlu etmiş olacak ki kış transfer sezonunda bile çok kritik isimler takıma dahil edildi. Gelişi olay olan, yüz binlerce insana uçak takip ettirten “Dünya Yıldızı” Mesut Özil Arsenal ile sözleşmesi bitmesine yarım sezon kala takıma dahil edildi. Doğal olarak en büyük sesi bu transfer […]