YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 2)

“Gel beraber Mesut olalım…”

Son 7 haftada toplanan puanlar yönetimi de mutlu etmiş olacak ki kış transfer sezonunda bile çok kritik isimler takıma dahil edildi. Gelişi olay olan, yüz binlerce insana uçak takip ettirten “Dünya Yıldızı” Mesut Özil Arsenal ile sözleşmesi bitmesine yarım sezon kala takıma dahil edildi.

Twitter / @mesutozil1088

Doğal olarak en büyük sesi bu transfer getirirken Galatasaray ile girilen İrfan Can Kahveci yarışı da kazanıldı ve başarılı Milli oyuncu da Sarı Lacivertli formayı giydi. Attila Szalai ve Bright Osayi-Samuel de takımın hem savunma hem kanat oyuncusu eksikliklerini gidermesi adına son eklemeler oldu.

Tabi o zaman kimse Attila Szalai’yi ne biliyor ne de böyle bir etki yapabileceğini düşünüyordu. Sezon bittiğinde Macar stoper hem Mesut’tan hem de İrfan’dan daha etkili daha başarılı bir ara sezon transferi olacaktı. Bu dört eklemeyle beraber takımın hem teknik kalitesi arttı hem de eksikleri kapandı. Artık bütün taraftarlar şampiyonluk kesin gözüyle bakıyordu. Samatta ve Cisse fiyasko olarak gözükürken Pelkas ve Ozan adeta takımı taşıyordu. Hücum hattından gol katkısı alamayan Fenerbahçe’de bu yükü bütün takım çekiyordu. İrfan ve Mesut’un da dahliyle kilit açmak daha kolay olacak oyunun kalitesi gittikçe artacaktı. Bu kamuoyunda ister istemez Fenerbahçe’nin şampiyon olmak zorunda olduğu algısını da beraberinde getirdi. Peki gerçekte ne mi oldu?

EROL BULUT’UN SONU VE KADIKÖY LANETİNİN DÖNÜŞÜ

Beklentilerin çok çok uzağında bir ikinci yarı başlangıcı yaptı Fenerbahçe. İrfan sakatlığından dolayı takıma uzun süre dahil olamazken Samuel ve Mesut da adeta kimyayı bozdu. Dünya yıldızını oynatıp oynatmamak arasında çok kararsız kalan Erol Bulut hazır olmadığı aşikar olan Mesut Özil’i oyunda tuttuğu her dakika takıma zarar verdi. Osayi’nin de savunma zaaflarına karşılık hücumdaki yetersizliği takıma zarar veriyordu.

İkinci devrenin henüz ikinci maçında felaket bir Hatayspor maçı oynadı Fenerbahçe. İkinci yarısında kendi ceza sahasından bile çıkamadığı mücadelede Altay Bayındır’ın harikulade performansı ve şans Sarı Lacivertlilere üç puanı getirdi.

Bu maç bir nevi de malumun ilanı oldu. Fenerbahçe gol bulmakta çok zorlanıyordu, takımda disiplinsiz davranışlar başlamıştı ve savunma da gittikçe çözülüyordu. Hemen sonrasında Kadıköy’de yine Galatasaray mağlubiyetini tattı zaten takım. Samatta ve Osayi-Samuel’in kaçırdığı goller ve Erol Bulut önderliğinde oyuncuların isteksiz görüntüsü eleştirilirken olumlu iki nokta vardı biri Szalai biri de Altay. İki genç oyuncu adeta takımlarını ayakta tutuyordu. Ozan ve Pelkas da istikrarsız olsa da katkı vermeye devam ediyorlardı. Mesut halen daha hazır değildi ve İrfan da dönememişti.

Bu derbiden sonra Kadıköy’de yine üç hafta üst üste puan kaybı geldi. Göztepe’ye 0-1 Gençlerbirliği’ne 1-2 kaybedildi, Antalyaspor maçı da yükselişe geçen Valencia’nın müthiş bireysel golüyle 1-1’e bağlanabildi ancak. Nihai duruma bakıldığında 4 iç saha maçında sadece 1 puan çıkarabilmişti takım.

Oyuncuların beden dili iyice eleştiri konusu haline gelmişti. Göztepe ve Gençlerbirliği maçında Caner’in savunma zaafları da çok konuşuldu. Zira Caner Erkin ilerleyen dönemde birkaç hafta kadro dışı da bırakıldı. Jose Sosa ancak kendisine süre bulabilmeye başlarken takımdaki disiplinsiz havadan o da lider bir oyuncu olarak kötü etkilendi. Neredeyse her korner dönüşü gol yiyerek atakları savuşturmaya başlamıştı Fenerbahçe. Altay Bayındır’ın performansı da artık yetmiyordu.

Takımın iyi oynadığı sekanslar da ziyadesiyle istikrarsızdı. Bu süreçte sadece 0-3’lük Konyaspor maçındaki futbol beğeni toplarken o maçın da ikinci yarısı faciaydı. Anlayacağınız Erol Bulut halen daha oyununu oturtamamıştı, oyunculara söz geçirmekte zorlanıyordu ve forma adaleti sorgulanmaya başlanmıştı.

Bardağı taşıran damla da Beşiktaş deplasmanında alınan 1-1’lik skor oldu. Bu maçta da kaybetmeye daha yakın taraf Fenerbahçe’ydi. Ozan Tufan’ın son dakikalarda gelen füzesi takımını yarışın içinde tuttu. Erol Bulut tamamen dağılmıştı ve bu maç da kendisinin Sarı Lacivertli ekibin başındaki son maçı oldu. Mesut Antalyaspor maçında sakatlandı ve yararından çok zararı olan bir durumdaydı. Samatta, Thiam, Cisse, Samuel hiçbirinden hücum katkısı alınamadı. Sosa kulübeye mahkum edildi orta saha yaratıcılıktan yoksun kaldı. Bulut’un tercihleri kendi sonunu getirdi. Takımı bıraktığında 30.haftaydı ve zirveden 5 puan uzakta 59 puanla üçüncüydü Fenerbahçe.

(Erol Bulut’un ayrılış sürecinde yaşanan tartışmalar için tıklayın)

YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 3)

EMRE BELÖZOĞLU’NUN YETMEYEN YENİLİKLERİ 31.haftada ilk kez takımın başında sahaya çıkan yeni Teknik eski Sportif Direktör Emre Belözoğlu farkını üçüncü maçından itibaren ortaya koymaya başladı. İlk iki maçı olan Denizlispor ve Malatyaspor maçlarına tıpkı Erol Bulut tarzı bir oyunla çıkan yeni hocanınoyuncu tercihleri de aynı sayılırdı. Tek farkı Samatta’ya bir şans tanıması oldu ki kendisi […]

YİNE HÜSRAN: FENERBAHÇE 2020-2021 SEZONU (Bölüm 1)

Her zamanki gibi “şampiyon” olunan bir transfer sezonu, “camianın evladı” genç ve potansiyelli teknik direktör Erol Bulut ve yeni transferlerin “Emre Abisi” … Son derece yüksek motivasyonla, otoritelerin favorisi olarak sezona giren Sarı Lacivertliler adına her şey mükemmel görünüyordu aslında. Ali Koç, başkanlığının üçüncü sezonunda finansal başarılarına sportif bir zafer de ekleyerek yeni kongreye girmeye […]